2007 yılında Antarktika kıyı şeridinde çekilen bir penguen belgeseli yıllar sonra yani bugünlerde sosyal medyada büyük gündem oldu.
Penguenler normalde sürü halinde, arka arkaya veya tek sıra halinde birbirlerini takip ederek yoluna devam ederler. Fakat bu çekilen belgeselde çok ilginç bir durum yaşanıyor. Penguenin biri bir anda arkadaşlarından ayrılıp tersi yönde yürümeye başlıyor. Çok uzun bir mesafeyi tek başına ve arkadaşlarının aksi yönde yürümeye devam ediyor.
Şimdi diyeceksiniz ki bu normal bir durumdur, her canlının yaşadığı gruplarda olabilir. Hatta insanlarda da…
Tam da tartışma burada başlıyor işte. Hatta penguene isim bile bulundu: Nihilist Penguen.
Peki, nedir bu nihilizm? Evrenin ve insan yaşamının özünde herhangi bir anlam taşımadığını savunan ve her şeyi reddeden bir felsefi yaklaşımdır.
Nihilizm terimi ilk olarak Alman filozof Friedrich Heinrich Jakobi (1743-1819) tarafından kullanılmış; daha sonra Rus yazar İvan Turgenyev'in Babalar ve Oğullar kitabında Bazarov adlı karakteri tanımlamasında kullandıktan sonra popülerleşmiştir.
Şimdi tekrar penguen olayına dönecek olursak buna bir metafor olarak da bakabiliriz. Yani penguen metaforu. Tek başına hareket etme, yalnızlığı seçme, bulunduğu grubun kalabalığından ayrılma ve o guruptan soyutlanma gibi birçok şey söylenebilir. Hatta bulunduğu ortamı eleştirme, beğenmeme ve dolayısıyla yalnızlaşma, bir kenara çekilme ya da itilme de doğal bir sonuç olarak karşımıza çıkabilir.
Günümüzde sosyal medyanın, teknoloji ve teknolojik aletlerin ve özellikle son dönemde yapay zekânın baş döndürücü bir hızla gelişimi insanları modern bir yalnızlığa doğru sürüklemiştir. Hele ki gençleri daha çok etkilemekte ve onların birçoğunu tabir caizse nihilist bir birey olarak karşımıza çıkarmaktadır.
Öyle anlaşılıyor ki penguen metaforu üzerinden alevlenen nihilizmin etkisi gün geçtikçe daha da büyüyecek ve özellikle yeni nesil üzerinden önü alınamyacak bir uçuruma doğru gitme ihtimali çok yüksektir.
Her ne kadar ‘izm’lere karşı toplumsal bir alerjimiz olsa da bu nihilizm çok farklı bir akım gibi geliyor. Sevimli, zararsız görünüyor fakat derinden ve sinsi.
Merhum Cemil Meriç; “İzm’ler(ideolojiler) idrakimize giydirilmiş deli gömleklerdir.” der.
Selam ve muhabbetle…
Mehmet BİLGİN
29.01.2026
Celil Kocataş
Tesadüf Değil, Operasyon!
Fahrettin ÇELİK
6 ŞUBAT’IN ÜÇÜNCÜ YILDÖNÜMÜ
Mehmet BİLGİN
ÖLMEK DE BIR NİMETMİŞ...
Hanifi Çavuş
Şehrim Şubat'ın bitmez ölüm sensizliğine
Mehmet AKGÜN
Saat 04.17’de Sarsılan Yalnızca Toprak Değildi
Necati ATAR
O GÜN GELİR Mİ BİLMİYORUM, GELDİĞİNDE….
Murat KAVAK
NE HALE GELDİK