Rus yazar Grigory Petrov'un 1923 yılında kaleme almış olduğu meşhur kitabı Beyaz Zambaklar Ülkesi’ni birçoğunuz okumuşsunuzdur. Bendeniz de şimdiye kadar iki defa okudum.
Kitapta Finlandiya’nın yıllar öncesinden bataklıktan beyaz zambakların açtığı güzel bir ülkeye nasıl dönüştüğü anlatılır. Bir avuç Fin aydının halkı cehaletten kurtarmak için vermiş oldukları olağanüstü çabayı çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Birçok alanda olduğu gibi özellikle eğitim alanında büyük bir seferberlik başlatılır ülkenin dört bir yanında.
Kitap, dünyada kısa sürede büyük bir ilgi görür ve birçok ülkede çevirisi yapılır. Yayımlandığı devirde Türkiye’de de büyük bir yankı uyandırır. 1928 yılında Türkçe’ye çevrilir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmen okullarından mezun olan öğretmenlere birer tane hediye edilir.
Kitap, Türk aydınları tarafından çok benimsenir ve eğitim sistemimizde uygulanabilirliği ciddi oranda tartışılır. Rivayetlere göre Atatürk kitabı askeri okullardaki öğrencilere bizatihi okutturmuştur.
İşte o Beyaz Zambaklar Ülkesi olan Finlandiya, Uluslarası Öğrenci Değerlendirme Programı olan PISA’ya göre ülke sıralamalarında her yıl yapılan değerlendirmelerde genellikle en üst sıralarda yer almaktadır. Hatta şu anda dünyada uygulanabilir en iyi eğitim sistemine sahiptir.
Peki, bu nasıl oldu?
Elbette ki bunun birçok sebebi bulunmaktadır.
Öncelikle Finlandiya’da eğitim-öğretim tamamen ücretsiz olup özel okul sayısı çok az denecek bir seviyededir. Eğitimde fırsat eşitliği adil bir şekilde uygulanmaktadır.
Okullar haftanın 5 günü açık olup, haftalık 19 – 30 saat ders işlenir. Ek olarak, fazladan tatillerle ilgili yerel özerklik söz konusudur. Aynı zamanda Finlandiya, Avrupa'nın en az ders saatine sahip ülkelerinden birisidir. Sınıf mevcutları 20–30 arası, ders saati 45 dakikadır. Ev ödevi olmayıp yaz tatili 60 gündür.
Tüm çocuklar özel kabul edilir, her öğrenci için ayrı ayrı oluşturulan bireysel bir eğitim planı yardımıyla çalışır. Böylece her çocuk kendi yetenek ve başarı düzeyine göre kendi notunu alır. Geride kalanlar için destek kurslarına katılma fırsatı da verilir.
Öğretmenler yüksek eğitimli olmakla birlikte mesleklerine güçlü bir şekilde bağlıdırlar. Öğretmenlik mesleği çok saygı görmektedir ve ülkede oldukça popülerdir. Bununla birlikte öğretmenlerin bir yüksek lisans derecesine sahip olmaları gerekmektedir.
Okullarda öğrencilerin kendi etkinliklerinin ve diğer öğrencilerle birlikte öğrenme ortamıyla etkileşimlerinin önemini vurgulayan bir öğrenme anlayışına dayalıdır.
Finlandiya’nın eğitim sisteminde ulusal bir sınav organizasyonu, okul sıralama listeleri ve teftiş yoktur.
Ülkede çok yüksek kalitede kütüphaneler olup tamamen ücretsizdir. Fin halkı dünyada kütüphaneleri en aktif kullananlar arasındadır.
Kitap okuma oranına baktığımızda ülkede yılda kişi başına ortalama 57 kitap düşmektedir. Bu, Türkiye ile kıyaslandığında çok yüksek bir orandır. TÜİK verilerine göre Türkiye'de bu oran 7 kitaptır. Ayrıca Türkiye'nin yüzde 27'si hiç kitap okumuyor. Sadece her 4 kişiden birinin kitap okuma alışkanlığı vardır. Sadece bu veri bile birçok şeyi anlatıyordur sanırım.
Son olarak Finlandiya’da ebeveyn eğitimine oldukça önem verilir. Okullar ve veliler iş birliği içerisinde çalışmaktadırlar. Yerel eğitim otoriteleri ve sivil toplum kurumları ile okullar önemli bir rol oynamaktadır.
Evet bu Beyaz Zambaklar Ülkesi’nin eğitim ve öğretim sistemini araştırıp inceledikçe bir eğitimci olarak hayıflanıp kıskanmadım desem yalan olur. 200 yıllık bir çabanın, cehalete karşı topyekün bir gayretin ilmek ilmek işlendiğini ve olağanüstü bir fedakarlığı görürsünüz.
Zira eğitim ve öğretim bir millet için hayati önem taşır. Bir millet bu konuda topyekün seferber olmazsa gelişemez. Muassır seviyeye çıkamaz. Bu konu milli bir meseledir. Gündelik siyasete alet edilecek kadar basit bir mesele değildir. Hele hele her önüne gelenin yap-boz tahtasına çevireceği bir konu hiç değildir.
Selam ve muhabbetle…
Mehmet BİLGİN
16.01.2026
Celil Kocataş
Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi
Mehmet BİLGİN
MÜKEMMEL DEĞİL, MERHAMETLİ ÇOCUKLAR YETİŞTİRİN!
Mehmet AKGÜN
Emekli Geçinemiyor
Fahrettin ÇELİK
ADIYAMAN ÖZEL İDARE BÜYÜKŞEHİR GİBİ ÇALIŞIYOR
Murat KAVAK
ESKİDEN...
Necati ATAR
BU ŞEHİR VE BU ŞEHRİN YENİ STADI ÜZERİNE ANLIK BİR DENEME
Hanifi Çavuş
YA HIZIR...