KARAKUŞ TEPESİ
KOMMAGENE AİLESİ MEZARLIĞI…
Yaklaşık bir saat süren yolculuktan sonra Adıyaman’a 45 km uzaklıktaki Karakuş Tepesi’ne geldiler. Havada hafiften bir esinti vardı. Güneş tam tepeye doğru yol alıyordu.
Arabadan iner inmez patika gibi yoldan tepeye doğru yürüdüler. Bu yol güneyden başlayıp kuzeye doğru taşlarla yığılı olan tepenin başına gidiyordu. Onları sütun üzerindeki dikili olan kartal karşıladı.
-‘Zaten adını da buradan alıyormuş.’ dedi Nihat.
-‘Buranın da gizemi var mıdır ki?’ diye mırıldandı Ali.
Sevgi Öğretmen;
-‘Çok dağılmayın çocuklar!’ dedi.
Nihat bu tepeyle ilgili hazırlık yapmıştı. Yukarıya doğru çıkarken Sevgi Öğretmen ona seslenerek:
-Evet Nihatcım! Seni dinliyoruz. Yarım saatlik bir zamanımız var.
Nihat biraz zorlanarak cevap verdi:
-Tamam Öğretmenim! En tepeye çıkalım. Orada anlatırım. Hem manzarası da çok güzeldir oranın.
Tümülüsün tepesine çıkınca herkes nefes nefese kalmıştı. Etrafı seyretmekten geride kalanlar vardı.
Lakin manzara muhteşemdi. Hemen aşağıda Kâhta Çayı ayaklarına değecekmiş gibi Fırat’a doğru kıvrılıp gidiyordu. Nemrut Dağı daha da yaklaşmıştı sanki ve karşıda dimdik duruyordu. Elini uzatsan yakalayacakmış kadar. Hâlbuki daha 40 km’ye yakın bir mesafe vardı. Göz yanılsaması mıdır nedir! Cendere hemen dibindeydi. Onlar bu manzaraya dikkatli gözlerle bakıp tadını çıkarmaya çalışıyorlardı.
Daha sonra gözler Nihat’a dönmüştü:
-‘Bu tümülüs Adıyamanımızın Kâhta ilçesi sınırları içinde yer alan Kommagene Krallık Ailesi'nin kadınlarına ait bir anıt mezar olup Kral II. Mithridates tarafından annesi İsias için yaptırılmıştır. Zamanla kraliyet ailesinden başka kadınlar da buraya gömülmüş olduğundan tümülüs, kadınlar anıt mezarı olarak da bilinmektedir arkadaşlar!’ diye söze başladı Nihat.
Daha sonra yere eğilerek her iki eline bir kaç taş aldı ve doğrulup devam etti:
-Şu an üzerine bastığımız tümülüsün şu taşları, çay taşlarının yığılmasıyla oluşmuş olup yaklaşık 20 metre yüksekliğindedir. İki bin yıl önce Kommagene halkının ellerinin değdiği taşlardır.
Elif, dayanamadı:
-Peki bu gördüğümüz sütunlar...
-Evet tümülüsün güneyindeki dikili olan ve gelen misafirleri karşılayan yaklaşık 20 metre yüksekliğindeki sütun üzerinde kartal heykeli bulunmaktadır. Tümülüsün doğusunda yaklaşık 10 metre yüksekliğinde iki adet sütun bulunmaktadır. Bir sütun üzerinde boğa, diğer sütun üzerinde ise aslan heykeli motifi vardır. Ancak günümüzde sadece boğa motifi durmaktadır ve onun da baş kısmı zamanla yok olmuştur. Tümülüsün batısında ise Kommagene Kralı I. Antiochos’un oğlu Kral II. Mithridates’in kız kardeşi Laodike ile tokalaşma kabartması yer alır. Sütun üzerindeki yazıttan anıt mezarın Kral Antiochos’un eşi İsias, kızı Antiochis ve torunu Aka’ya ait olduğu anlaşılmaktadır.
Umut:
-Karakuş ismi nereden geliyormuş peki?
-Güneydeki sütunun üzerindeki kartaldan dolayı yöre halkı tarafından zamanla 'karakuş' olarak anılmış ve yıllardır bu isim kullanılmaktadır.
Başka soru sorulmadığını gören Sevgi Öğretmen, bu doyurucu anlatımdan dolayı Nihat’a teşekkür etti. Bol bol hatıra fotoğrafları çektirip Cendere Köprüsü’ne doğru yola düştüler.
Celil Kocataş
Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi
Mehmet BİLGİN
MÜKEMMEL DEĞİL, MERHAMETLİ ÇOCUKLAR YETİŞTİRİN!
Mehmet AKGÜN
Emekli Geçinemiyor
Fahrettin ÇELİK
ADIYAMAN ÖZEL İDARE BÜYÜKŞEHİR GİBİ ÇALIŞIYOR
Murat KAVAK
ESKİDEN...
Necati ATAR
BU ŞEHİR VE BU ŞEHRİN YENİ STADI ÜZERİNE ANLIK BİR DENEME
Hanifi Çavuş
YA HIZIR...