NEPOTİZM
Rivayet odur ki Eski Roma İmparatoru Caligula’nın Incitatus adında çok sevdiği bir atı varmış. İmparator onu rahip olarak adlandırıyor, mücevherlerle süslü bir gerdanlık takıp altından yemlik bulunan ve içi mermerle süslenmiş bir ahırda yaşatıyordu. Atla 18 seyis ilgileniyor ve yem olarak da altın yaprakçıklarla karıştırılmış yulaf veriyorlardı. İmparator Caligula en sonunda bu atını Senatoya konsül(yardımcı) yaptığı iddia edilir.
Kayırmacılık veya akraba kayırma, adil olmayan, öznel ayrımcılık anlamlarına gelen Nepotizm, Latince'de “Nepot” sözcüğünden gelmektedir. İngilizcede ise "Nephew" yani “Yeğen” anlamı taşıyor.
Türk Dil Kurumu’nda bu kavram, arkadaş veya akraba kayırmacılığı" şeklinde açıklanmıştır. Türkçede Nepotizm’i tam olarak anlatan kelimeler ise iltimas, torpil, dayıcılık gibi kelimelerdir.
Nepotizm kavramının kökeni Ortaçağ ve 17. yüzyılın sonlarına kadar uzanır. O dönemlerin Katolik papaları ve piskoposları kendi yakınlarına bir takım pozisyonlar verdikleri için bu kavram oluşmuştur. Papalar evlenmezlerdi ve çocukları bu yüzden olmazdı. Bundan dolayı onlar, babadan oğula yetki devredermiş gibi kendi yeğenlerine mevki ve makam veriyorlardı. Aslında Nepotizm kavramının bu yüzden “Nepot, Nephew” kökeninden geldiğini görebiliriz.
Her ne kadar Nepotizm Ortaçağ’a dayansa da tarihteki ilk sahneye çıkışı yukarıda örneğini zikrettiğim Eski Roma İmparatoru Caligula’nın Incitatus adlı atına makam vermesi ile başladığını söyleyenler de vardır.
Şimdi Nepotizm’in ister devlet ister özel sektörlerde uygulanması halindeki olumsuz sonuçlarını irdeleyelim:
Nepotizm’in olduğu bir kamu kurumu veya özel sektör çok ilerleme kaydedemez, kendini yenileyemez. Büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalır, güven kaybı yaşar. Nedenine gelince;
Çünkü Nepotizm, akraba ve yakınların aynı işletmede işe alınması ve bu alımların bir kimsenin beceri, kabiliyet veya eğitim düzeyine bakılmaksızın istihdam edilmesidir. Dolayısıyla bu istihdamlar, mağdurlar ortaya çıkaracaktır. Aynı zamanda ilişkilere de zarar verecektir. Bu ayrımcılıklar, konumunu hak etmemiş kişileri yükseltecek ve onları ayrıcalıklı bir seviyeye getirecektir. Bu durum ise hak eden diğer insanlar tarafından memnuniyetsizliğe neden olacaktır.
Çünkü Nepotizm, beceri, yetenek, bilgi, birikim, başarı, eğitim durumu ve liyakati değil de akrabalık ve sadakati ön plana çıkardığı için o kurum ya da iş yeri zamanla gerilemeye ve çürümeye doğru yol alacaktır.
Çünkü Nepotizm, görevi için istenilen niteliklerde olmayan ve o konumu, koltuğu ve makamı hak etmeyen birinin oraya görevlendirilmesiyle büyük bir karmaşaya sebebiyet verecektir. Dolayısıyla kurum ya da sektörü çeşitli belirsizliklere doğru sürüklenmeye yol alacaktır.
Çünkü Nepotizm, bir iş yerindeki moral-motivasyonunu olumsuz etkileyecek, iş gücünü düşürecek ve çalışanlar arasındaki güveni, sevgiyi-saygıyı azaltacaktır. En önemlisi liyakat sahibi kişilerin beceri ve yeteneklerini öldürerek iş verimini düşürecektir.
Çünkü Nepotizm ölümcül bir hastalıktır:
Tıpkı kanser gibi girdiği bedenleri eninde sonunda ele geçirip adeta bir ceset haline getirecektir.
Tıpkı bir ağaç kurdu gibi girdiği ağacı eninde sonunda çürütecektir.
Tıpkı bir virüs gibi bulaştığı programı çökertecektir.
Ve tıpkı nem gibi bulaştığı duvarı yıkacaktır.
Yüce dinimiz İslam kayırmacılığı, iltiması, torpili kısacası nepotizmi şiddetle reddeder. Bu durumu bir ayet ve hadisle örneklendireceğim:
''Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor." (Nisa, 4/58)
Biris; “Yâ Rasulallah kıyamet ne zaman kopacak?” diye sorunca Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Görevler ehil olmayan kimselere verildiğinde!” (Buhârî, İlim, 2)
İslam tarihinde ilk akraba kayırmacılığının tarihe geçtiği dönem 3.Halife Hz. Osman dönemidir.
Günümüzde ise Nepotizm, ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Bazı ülkeler bunu yaşam biçimi haline getirmişken bazılarında ise çeşitli kanunlarla yasak getirilmiş, hatta suç sayılmaktadır. Türkiye’de ise maalesef ki her dönem bu hastalık kendini bir şekilde göstermiştir.
Selam ve muhabbetle...
Mehmet BİLGİN
Celil Kocataş
Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi
Mehmet BİLGİN
MÜKEMMEL DEĞİL, MERHAMETLİ ÇOCUKLAR YETİŞTİRİN!
Mehmet AKGÜN
Emekli Geçinemiyor
Fahrettin ÇELİK
ADIYAMAN ÖZEL İDARE BÜYÜKŞEHİR GİBİ ÇALIŞIYOR
Murat KAVAK
ESKİDEN...
Necati ATAR
BU ŞEHİR VE BU ŞEHRİN YENİ STADI ÜZERİNE ANLIK BİR DENEME
Hanifi Çavuş
YA HIZIR...