Bazı kitaplar vardır hayata bakış açınızı değiştirir. İçinizde fırtınalar kopartır. Uzunca bir süre etkisinde kalırsınız. Rüyalarınıza bile girer. İşte o kitaplardan biri de Christy Brown’un Sol Ayağım(My Left Foot) adlı kitabıdır. Brown, kendi hayatını anlattığı bu otobiyografi kitabını 1954'te kaleme almıştır.
5 Haziran 1932 yılında Dublin'de doğan ünlü yazar, doğuştan beyin felci ile dünyaya gelmiş ve uzun süre hareket ve konuşma kabiliyeti olmadan yaşamıştır. 22 çocuklu bir ailenin, hayatta kalabilen 13 çocuğundan biri olarak yaşamını sürdürmüştür.
Doktorlar, başlangıçta Brown'un zihinsel engelli olduğunu düşünmüş, çok kötü şeylerden söz etmiş ve hatta onun ölebileceğini bile söylemişlerdir. Fakat bir kişi vardı ki buna inanmıyordu. Brown’un annesi. O oğlunun eğitilebileceğine ve hayata kazandırılabileceğine inanıyordu. Annesinin büyük çabası, azmi ve inancı sayesinde Brown sol ayağını kullanarak yazmaya ve resim yapmaya başladı. Annesinin "Denemekten hiç vazgeçme Chrıs!" sözü onun için belki de hayatta kalmaya teşvik eden sihirli bir sözdür. Dolayısıyla annesi onun için en büyük ilham kaynağıydı. Kendisi konuşamıyor ve okuyamıyordu belki ama annesi adeta onun içini, düşüncelerini okuyordu. Yine annesinin onunla ilgili söylemiş olduğu şu söz bir annenin evladı için ne kadar fedakârlık yapabileceğini gösteriyor:
“Bazen senin benim kalbim olduğunu düşünüyorum Chrıs! Bacaklarımı verebilsem seninkileri seve seve alırdım.”
Brown adeta hayata bir kaç sıfır geride başlamıştır. Her anlamda dezevantajlı bir durumdadır. Eli-ayağı tutmaz, konuşamaz, yürüyemez durumdadır. Babası duvar ustası olan fakir-yoksul ve aynı zamanda kalabalık bir ailenin çocuğudur. Yalnız bütün bu olumsuzluklar Christy Brown’u yıldırmaz ve onun kendi iç dünyasında kurduğu hayallerine engel olmaz.
Brown’un varı yoğu sol ayağıydı. Onun sayesinde konuşuyor, kendini ifade edebiliyor, dünya ile iletişim kuruyordu. Aynı zamanda sol ayağı onun zekâsını kullanabilmenin yegâne aracıydı. Onsuz kayıp, onsuz sessiz, onsuz güçsüzdü. Hatta kendi deyimiyle sol ayağının dışında aciz biriydi.
Uzun bir tedavi sürecine başlandı. Yalnız burada bir sıkıntı vardı Chrıs için. Tedaviye başlamanın tek yolu ve tek şartı sol ayağını kullanmamaktan geçecekti. Bu durum Chrıs için hiç de kolay olmayacaktı. Tedavi süresince o sol ayağını arada bir gayri ihtiyari kullanmaya yeltendiğinde hemen doktoru tarafından uyarılıyordu.
Chrıs bu tedaviye çok hızlı bir şekilde cevap vermeye başladı. Konuşmaya başlaması ile birlikte, doktorlar tedavi biçimini değiştirerek fizyoterapiye ağırlık vermişlerdir.
Christy Brown, hayat hikâyesini anlattığı Sol Ayağım kitabında; eli-ayağı, gözü-kulağı, duyguları-düşüncesi ve kısacası her şeyi olan annesine sık sık teşekkür etmektedir. Daha sonra kitap aynı isimle sinema filmine uyarlanmıştır.
Dışarıya yaptığı birkaç ziyaretin dışında tüm yaşamını Dublın’de geçiren ünlü yazar, Mary Carr adında bir kadınla evlenir. 7 Haziran 1981 günü akşam yemeği esnasında boğularak 49 yaşındayken hayata veda eder.
Selam ve muhabbetle...
Mehmet BİLGİN
05.12.2025
Celil Kocataş
Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi
Mehmet BİLGİN
MÜKEMMEL DEĞİL, MERHAMETLİ ÇOCUKLAR YETİŞTİRİN!
Mehmet AKGÜN
Emekli Geçinemiyor
Fahrettin ÇELİK
ADIYAMAN ÖZEL İDARE BÜYÜKŞEHİR GİBİ ÇALIŞIYOR
Murat KAVAK
ESKİDEN...
Necati ATAR
BU ŞEHİR VE BU ŞEHRİN YENİ STADI ÜZERİNE ANLIK BİR DENEME
Hanifi Çavuş
YA HIZIR...