NURETTİN TOPÇU'NUN MAARİF DAVASI

Mehmet BİLGİN

10-07-2026 18:17

Eğitimci, fikir adamı ve ahlâk filozofu olarak bilinen Nurettin Topçu, Türkiye’de ‘Hareket Felsefesi’nin kurucusu kabul edilir. 
Türkiye’nin Maarif Davası adlı kitabında dönemin eğitim sistemine çok ciddi bir şekilde eleştirilerde bulunan Nurettin Topçu irade, ahlak ve ruh temelleri üzerinden de eleştiriler getirir. Bunun yanında dikkat çeken çözüm yollarını da gösterir.

Topçu, batı taklitçiliğinden vazgeçilip, ‘millî mektep’ modelinin kurulmasını; öğretmeni ise toplumun ‘ahlak rehberi’ olarak konumlandırılmasını savunur.

Kitabın önsözünde “Milletimizin üç asırdan beri geçirmekte olduğu buhranların ana sebebi ve kaynağı kültür ve maarif alanında aranmalıdır.” gibi çok önemli bir teşhisle başlar. 

Yıkımın en büyük sebebini batı taklitçiliğinde bulur ve ilk yıkımı da Servet-i Fünun’un temsil ettiği cılız, cesaretsiz, imansız ve bitik bir gençlik ortaya çıkardığına bağlar.

Kitapta ‘millet ruhu’na sık sık vurgu yapan Topçu, bu konuda çok önemli bir uyarıda bulunur:
 “Millet ruhunu yapan maariftir. Maarifin düşmesi millet ruhunu yerlere serer. Maarife değer vermemek millet ruhunun yıkılışını hazırlar. Maarif hangi yönde yürürse millet ruhu da onun arkasından gider.” 

Özel ve yabancı okullarla ilgili görüşlerini de dile getiren Topçu, bu okulları adeta ‘zehirli mantar’a benzetir. ‘Suikast’ ve ‘hançer’ kelimelerini de kullanır:
“Bugün maarifimizde zehirli birer mantar gibi fışkıran özel okullar birer ticaret yeridir ve millet kültürüne çevrilmiş suikasttır. Yabancı mekteple özel okul el ele verip millet maarifini birlikte hançerliyorlar.”

Nurettin Topçu, eğitim sisteminin ezberciliğe dayalı sınav uygulamalarını ağır bir dille eleştirir. Sınavların bir "eleme aracı" olmaktan çıkıp öğrenciyi sadece teknik bir unsur veya ezber makinesine dönüştürmesine şiddetle karşı çıkar:
“Not kaygısı öğrencide çıkarcı bir zihniyet oluşturur, bilginin hakikatine ulaşmayı engeller. Sınav merkezli bir sistem gence ahlak, vicdan ve karakter kazandırmaz. Sadece hayatta kalma mücadelesi veren bir insan tipi yetiştirir.”

Ayrıca kıymetli yazarın öğretimle ilgili şu eleştirisi de çok önemlidir:
“Öğretime keyfiyet değil kemiyet değeri verildi. Çok sayıda mektep açmak, diploma dağıtmak yarışı öğretimi cansız ve kansız bıraktı.”

Öğretmen(muallim) ile ilgili ise şu ilginç tespitlerde bulunur:
“Muallim bir tüccar değildir, bir memur da değildir. Maarif demek muallim demektir. Medeniyetler muallimle kurulmuştur. Muallim ruhların sanatkârı ve toplumu şekillendiren manevi idealist bir mimardır.”

Bütün bu eleştirilerin yanında önemli çözüm yollarını da sıralar kitabında: 

“Bugün neslin tedavisi ancak hastalığın bulunduğu yerden başlanmasına bağlıdır. Uzviyetten(organizma) ilme, ilimden felsefeye, felsefeden sanata, ahlâka ve nihayet dine yükselmemiz lâzımdır. Bu iş bir maarif işidir ve bir neslin kurtuluşunu ancak maarifin yükselmesinde aramak gerekir.” 

“Bize bir insan mektebi lâzım. Öyle bir mektep ki bizi kendi ruhumuza kavuştursun. Her hareketimizin ahlâki değerinin olduğunu hatırlatsın. İnsanlığı seven temiz yürekler yetiştirsin. Vicdanlarımızda her an Allah’ın huzurunda yaşamayı öğretsin. Bu mektepte edebiyat, tarih ve felsefe kültürü başta olacak ve onun yetiştiricileri sadece bir memur değil, örnek insan olacaklardır.”

“Eğitim sistemimizin batı taklitçiliğinden kurtarılarak milli, ahlaki ve manevi temellere oturtulması gerekir.”

10 Temmuz 1975 yılında vefat eden; eğitim camiasında unutulmaz izler ve onlarca eser bırakan Nurettin Topçu’yu vefatının seneyi devriyesinde rahmet ve minnetle anıyorum.  

Onun, Türkiye’nin Maarif Davası kitabını bütün eğitimcilerin ve bilhassa öğretmenlerimizin okumasını nacizane tavsiye ediyorum.
Selam ve muhabbetle...
Mehmet BİLGİN
10.07.202

DİĞER YAZILARI TAÇLI KADIN BAŞI/NİĞDE 01-01-1970 03:00 MAH-I MUHARREM… 01-01-1970 03:00 “ŞECAAT ARZEDERKEN MERD-İ KIPTİ…” 01-01-1970 03:00 KAYYIM(KAYYUM) 01-01-1970 03:00 SİNCİK'TE TERS LALE FESTİVALİ NEDEN YAPILMAZ? 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN'DA BİR EĞİTİM FEDAKÂRI: İSMET KAYA 01-01-1970 03:00 “BEN NUŞİREVAN’DAN DAHA AZ ÂDİL DEĞİLİM!” 01-01-1970 03:00 MÜKEMMEL DEĞİL, MERHAMETLİ ÇOCUKLAR YETİŞTİRİN! 01-01-1970 03:00 SEYYİD NESİMİ 01-01-1970 03:00 HÜRMÜZ BOĞAZI PİRİ REİS’İN KELLESİNİ ALDIRMIŞ 01-01-1970 03:00 BİR RAMAZAN HATIRASI 01-01-1970 03:00 EY ŞEHR-İ RAMAZAN  01-01-1970 03:00 “HAC BANA FARZ OLMADI Kİ!” 01-01-1970 03:00 ÖLMEK DE BIR NİMETMİŞ... 01-01-1970 03:00 NİHİLİST PENGUEN 01-01-1970 03:00 “İLİM ÖĞRENENE GÖREDİR!” 01-01-1970 03:00 BATAKLIKTAN BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİ'NE 01-01-1970 03:00 KAR 01-01-1970 03:00 BİR BAHÇIVAN HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 DENGBÊJ 01-01-1970 03:00 MALATYA ADIYAMAN'A BAĞLANMAK İSTİYOR! 01-01-1970 03:00 CHRİSTY BROWN'UN SOL AYAĞI 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN'DA NEDEN KİTAP FUARI YAPILMIYOR? 01-01-1970 03:00 SEN...GİBİ 01-01-1970 03:00 TAZİYE YEMEKLERİ… 01-01-1970 03:00 SİNCİK-MALATYA YOLUNDA TÜNEL VE VİYADÜK OLACAK MI? 01-01-1970 03:00 ÇOK ILGINÇ BIR VASIYET 01-01-1970 03:00 KOMMAGENE KRALLIĞI’NIN ZİRVESİ: NEMRUT DAĞI   01-01-1970 03:00 ZENGİNLİĞİ FARKEDİLMEYEN DİL: KÜRTÇE 01-01-1970 03:00 KOMMAGENE’NİN YAZLIK BAŞKENTİ: ARSEMİA 01-01-1970 03:00 NEPOTİZM 01-01-1970 03:00 ETSİZ ÇİĞKÖFTE İN, ETLİ ÇİĞKÖFTE OUT! 01-01-1970 03:00 CENDERE'DE KAYIP TAŞ EFSANESI 01-01-1970 03:00 KIRVEDEN KANKAYA 01-01-1970 03:00 KARAKUŞ TEPESİ   KOMMAGENE AİLESİ MEZARLIĞI… 01-01-1970 03:00 ABUZERLERIN NESLI TÜKENIYOR 01-01-1970 03:00 MUAZZEZ AKKAYA, O BIR MONA ROZA 01-01-1970 03:00 BİR ŞEHİR PLANLANIRKEN... 01-01-1970 03:00 HÜZNÜNÜ DİNDİREMEDİK EY KUDÜS 01-01-1970 03:00 TATİL-ATALET-TEMBELLİK  01-01-1970 03:00 IRGATLIK... 01-01-1970 03:00