Ünlü Fransız yazar Montaıgne, Denemeler adlı meşhur kitabında şöyle bir cümle kurar:
“Doğada insanlara dağıtılan en adil nimet akıldır.”
Denemeler kitabını bir kez daha okuma fırsatım oldu. Bu sözü okuyunca önce durdum. Dönüp birkaç defa daha okudum, sözün altını çizdim. Sonra kendi kendime şu soruyu sordum:
“Sen aklından memnun musun?”
Biraz düşündükten sonra cevabım “Evet” oldu.
Milyarlarca insan geldi geçti dünyadan. Şu anda sekiz milyarı aşkın insan yaşıyor. Aklından memnun olmayan insan çok azdır herhalde. Sokaktan rastgele insanları çevirip bu soruyu sorsanız büyük bir çoğunluk memnunum diyecektir. Hatta aklımızla dalga mı geçiyorsun diyenler bile çıkacaktır. Deli bir adama bile sorsak o da belki memnundur aklından.
Boyundan, posundan, burnundan, göz renginden şikâyetçi olan insan çoktur. Lâkin zekâsından ya da aklından şikâyetçi olan pek azdır. Ha bu arada daha zeki olabilirdim ya da daha çok aklımı-beynimi çalıştırıp daha iyi işler yapabilirdim diyenler de azımsanmayacak bir nicelikte olabilir.
Akıl aynı zamanda insanlara verilmiş en büyük nimettir. Bunun zıddı akılsızlıktır, deliliktir. Önemli olan ise adil olarak verilen bu aklı nasıl kullandığımız ya da kullanamadığımızdır. İnsanlar var olduktan bu yana yaşanan gelişmeler, icatlar, keşifler ve şu anki bilimin-teknolojinin, yapay zekânın geldiği baş döndürücü nokta işte bu akıl sayesinde olmuştur.
Descartes tam da bu pencereden akla bakar ve der ki:
“Önemli olan akıllı olmak değil, aklı yerinde ve zamanında kullanmaktır.”
Mitolojik ve tasavvufi anlatılarda Yüce Allah, aklı yarattığında ona "Öne gel" demiş, akıl gelmiş, "Geri git" demiş, gitmiştir. Bunun üzerine Allah: "İzzetim ve celalim hakkı olsun ki, senden daha değerli ve güzel bir mahlûk yaratmadım; seni istediklerime verir, istemediklerimden esirgerim" buyurmuştur.
Efsaneye göre akıl insanlara dağıtılırken kimine kıt, kimine bol verilmiş; ancak herkes kendi akılsızlığını veya az aklını fark etmeyip "En akıllı benim" zannetmiştir.
Bektaşîlik tasavvuf akımının piri ve öncüsü Hacı Bektaş-ı Velî ise aklı İslamî açıdan ele alır ve şöyle der:
“İslam'ın temeli güzel ahlak; ahlakın özü bilgi, bilginin özü akıldır.”
Umarım bizlere adil olarak dağıtılan aklı; insanlığın yararı için, adaleti için, huzuru için ve en önemlisi güzel ahlâkın yaygınlaşması için kullanırız.
Selam ve muhabbetle…
Mehmet BİLGİN
28.08.2026