SÜMERBANK PARKININ ADININ DEĞİŞMESİ KÂHTALI MIÇE ve ALİ DENİZ ÜZERİNE
Adıyaman Belediyesi Mart ayı Meclis Toplantısında, şubat 2025’te hayatını kaybeden değerli sanatçınız Kahtalı Mıçe’nin adını yaşatmak amacıyla, Yeni Sanayi Mahallesi’nde bulunan Sümerbank Parkı’nın isminin ‘Kahtalı Mıçe Parkı’ olarak değiştirilmesine oy birliğiyle karar verdi.
Kahtalı Mıçe, şüphesiz ki hem Adıyaman, hem sanat camiası için çok önemli bir değerdir. 80’li yılların sonlarına doğru başka şehirlerde yaşayan birçok kişi Adıyamanlı biriyle tanıştıklarında, Adıyaman’ı bilmediklerini ama Kahtalı Mıçe’yi tanıdıklarını söylerlerdi. Özellikle öğrenci olanlar bu duyguyu çok daha iyi anlayacaklardır.
Kahtalı Mıçe’nın vefatından çok önce defalarca böyle bir değere sahip çıkılması, hiç değilse Kahta Belediyesi’nde kadro verilerek kendine yardım edilmesi gerektiğini yazdım. Sağlığında başta Hüseyin Delibalta gibi birkaç samimi dostu dışında, bırakın bugün Mıçe Mıçe diyenler, ailesi dahi sahip çıkmadı.
Vefalıydı, mütevazıydı, kalbi paramparça olmak pahasına kimsenin kalbini kırmazdı. Bir çocuğun isteğini dahi geri çevirmeyecek şefkat dolu bir yüreği vardı. Ardından neden yazmadığımı soran çok arkadaş oldu. Yaşarken Kahtalı Mıçe ‘nin yaşayıp yaşamadığının farkında olmayanların ölümün ardından cenazesi üzerinden başlattıkları şovun ve popülizmin bir parçası olmak istemediğim için yazmadığımı söyledim.
Şimdi gelelim Yeni Sanayi Mahallesi’nde bulunan Sümerbank Parkı’nın isminin ‘Kahtalı Mıçe Parkı’ değiştirilmesi meselesine.
Değerli hemşerimiz ve gerçekten varlığıyla gurur duyduğumuz Kahtalı Mıçe’nin isminin yaşatılmaya çalışılması bir ahde vefa örneği olarak her türlü takdire şayandır ama yanlıştır.
Yanlış olan Kahtalı Mıçe'nın adının bir parka verilmesi değil, Kahtalı Mıçe'nın adının verildiği Sümerbank Parkın yerinin sahici bir hikayesinin olmasındandır.
Belediye meclis üyelerinin bir yerin adını değiştirmeye karar vermeden önce ilgili yerin şehrin hafızasında bir yerinin olup olmadığını bilmeleri gerekiyor. Ama anlaşılan o ki, şehrin her bir caddesinden, sokağından, her bir karış toprağından haberdar olması gereken meclis üyelerinden bir tekinin dahi şehrin neredeyse en önemli hafızalardan biri olan Sümerbank Parkı’nın hikayesinden haberleri yok. Değilse adının değiştirilmesini oy birliğiyle almak gibi bir gaflete asla düşmezlerdi.
Dilerseniz Sümerbank Adıyaman Pamuklu Dokuma Sanayii Müessesesinin hikayesine Sevgili Dr. Abuzer Demir abimizin kendi özyaşam öyküsünü anlattığı; Buradan Böyle; Bir Yaşam “Kuşlar ve Yılanlar kitabından gazeteci – şair Ali Deniz’in anlattıklarıyla devam edelim.
Adıyaman henüz il olmuş. Sanayi bakanlığı Adıyaman’a bir fabrika kurmayı planlamış ve fabrika yapmaya uygun bir arsa bulmaları için iki müfettiş görevlendirmiş. Müfettişler epey bir araştırmadan sonra bugün Sümerbank olarak bilinen arsayı beğenmişler. Arsanın sahibi Ali Deniz’le görüşmeye başlamışlar. Sümerbank fabrikasının kurulması için 100 dönümün devlet tarafından satın alınacağını söylemişler.
İki müfettiş, Ali Deniz’e ‘ Senden metrekaresi 75 kuruştan yüz dönüm arazi alacağız ama resmiyette bunu 150 kuruş göstereceğiz, sen paranı alacaksın ve geri kalanı da bize vereceksin.” Teklifinde bulunmuşlar.
Ali Deniz, böyle ahlaksız bir teklifi kabul etmeyeceğini söyleyerek arsayı satmaktan vaz geçtiğini söyler. Müfettişler de buna karşılık, “Adıyaman’da boş ve fabrika yapmaya uygun çok arazi var, biz de gider başka biriyle anlaşırız,” derler.
Ali Deniz, müfettişlerin göz göre göre devleti zarara uğratmak istemelerin göz yummak istemez ve olan biteni dönemin valisi İbrahim Tevfik Kutlar’a bütün çıplaklığıyla anlatır.
Vali bey müfettişleri çağırtıp Ali Deniz’le yüzleştirir. Müfettişler Ali Deniz’le aralarında geçen rüşvet isteme olayını reddederler. Bunun üzerine Ali Deniz, “Ben, yüz dönüm araziyi fabrika yapılmak üzere devlete ücretsiz bağışlıyorum,” deyiverir.
Bu, müfettişlerin hiç de bekledikleri bir hareket değildir. Ama rüşvet konusunda epey idmanlı olduklarından, “Efendim, bir kimse bütün malını ücretsiz bağışlayamaz, bunun çocukları büyüdüklerinde dava açarlarsa, davayı kazanır, araziyi tekrar geri alabilirler,” diyerek ipe un sermeye devam etmişler.
Ali Deniz müfettişlerin hevesini kursaklarında komaya son derece kararlı bir şekilde, “Bu yüz dönüm araziyi tapu harcı bedelinde -ki o zaman metrekare başına 14 kuruştur devlete satıyorum,” diyerek son noktayı koymuş. Müfettişler bu teklif karşısında çar naçar boyunlarını hevesleri kursağında boyunlarını bükerek Ankara’nın yolunu tutmuşlar.
Ve böylece uzun bir süreçten sonra Gazeteci-Şair Ali Deniz tarafından devlete bağışlanan arazi üzerinde binlerce Adıyamanlı kadın ve erkeğin çalıştığı ve emekli olduğu, sayesinde evlendiği, ev ve araba sahibi olduğu Sümerbank Adıyaman Pamuklu Dokuma Sanayii Müessesesi 1967 yılında işletmeye açılır. 1985 yılında işletmede 779 işçi ve 52 memur çalışıyordu.
Sümerbank'ın sonrasında nasıl yağmalandığını, kimlere nasıl peşkeş çekildiğini yok pahasına nasıl satıldığını anlatmak başlı başına başka bir hikayenin konusu olur.
Şehrin hafızasında böyle sahici bir hikayesi olan Sümerbank Parkın adının ille değişecekse Ali Deniz Parkı olarak değiştirilmesi gerekiyordu.
Adıyaman Belediye Meclis Üyeleri değerli hemşerimiz Kahtalı Mıçe'nın adını yaşatmakta samimilerse zaten var olan bir parka değil, mesela parkın içinde bir Sanat evi yaparak Kahtalı Mıçe'nin adını verebilirlerdi.
Sanat evini mesela Eğri Çayı parkında da yapabilirlerdi. Adıyaman Musiki Cemiyeti'nin yönetmenliğinde idare edilecek sanat evinde bağlama ve benzeri kurslar verilerek Kahtalı Mıçe'nın adı kendine uygun bir şekilde yaşatılabilirdi.
İşin içinde hamaset popülizm ve şov olmayınca şehirle ve şehrin hafızası ile bağlantılarını kesenler, zaten var olan yerlere yeni tabelalar asarak hizmet yaptıklarını düşünmeye devam ederler.
Esas yapılması gereken Sümerbank Park'ın adının Ali Deniz olarak değiştirilmesi ve her giriş kapısına bu toplumda yaşayan herkese örnek olması hasebiyle Sümerbank Park'ın hikayesinin yazılmasıdır.
Şehrin hafızasında önemli olan yerlerin adını tabelayla değiştirmek ve bunu da bir hizmetmiş gibi sunmak popülizm ve hamasetten öte bir şey değildir.
Ali Deniz isminin solcu ve komünist olması hasebiyle önceki belediye başkanları ve meclis üyeleri tarafından isminin bir yere verilmesi kendi seçmenlerinin nezdinde hoş karşılanmayabilirdi.
Ama mevcut belediye başkanı ve meclis üyelerinin, binlerce kişinin çalıştığı, binlerce kişinin emekli olduğu sümerbank'ın yerini devlete bağışlayan kendileriyle aynı dünya görüşünde olmadığım Ali Deniz'in adını yaşatmaları, seçmenleri nezdinde de takdir edilen bir davranış olurdu.
Bir kez daha tekrarlayalım, sorun değerli hemşerimiz Kahtalı Mıçe'nın adının bir parka verilmesi değil, Kahtalı Mıçe'nın adının verildiği Sümerbank Parkın yerinin sahici bir hikayesinin olmasındandır.
Şehrin hafızasından haberdar olmayanların şehre ne katabilecekleri konusunu bu satırları okuyan siz değerli okurlarımızın ve kamuoyunun takdirine sunuyorum...
