https://www.mercekhaber.com/files/uploads/user/3b86e315ae7833fe33a2bcdc954aacee-de27cdb83d0e6ada9f28.jpeg
Necati ATAR

Asgari bir yaşam standardı

05-01-2025 23:20

Asgari bir yaşam standardını, olağanüstü bir yaşam sanan ahlaksızlar yüzünden serzenişte bulunduğumuz her konuda duvara tosluyoruz.

Elektrik ve doğalgaz faturalarından şikayetçi olunca ‘kullanmayın’ diyorlar mesela.

Motorin fiyatlarından şikayetçi olunca ‘binmeyin’ diyorlar arabaya.

Otel fiyatlarından şikayetçi olunca ‘tatile gitmeyin’ diyorlar hep bir ağızdan.

Kira fiyatlarından şikayetçi olunca ‘o evde ne işiniz var?’ diyorlar aynı anda.

Meyve, sebze, et, süt gibi temel gereksinimleri bile ultra lüks bir hayatın göstergesi görüyorlar.

Bir kafede oturmayı, bir restoranda gitmeyi, vitrinde beğenilen bir elbiseyi ya da ayakkabıyı almaya teşebbüs etmeyi zenginliğin uç noktası sanıyorlar.

Velhas-ı kelam kendilerine layık görmedikleri her şeye başkalarını da layık görmüyorlar.

Kavurucu sıcaklarda klimayı, dondurucu soğuklarda kombiyi açmayı bile çılgınlık olarak görüyorlar.

“Biz neden klimayı açmıyoruz?”” diye sormuyorlar.

“Kombiyi neden açmıyor, vanaları neden kısıyoruz” diye sormuyorlar.

“Bizim neden arabamız yok, varsa neden gönlümüzce gezemiyoruz” sormuyorlar.

“Çoluk çocuğumuza onları mutlu edecek bir yaşam neden sağlayamıyoruz?” diye sormuyorlar.

“Çoluk çocuk gün boyu çalışıyoruz ama tüm kazancımız kiraya, faturalara ve karnımızı doyurmaya neden yetmiyor?” diye sormuyorlar.

Sorsan her şeyi gereksiz görüyorlar, bir lokma, bir hırka neyimize yetmez diyorlar, azıcık aşım ağrımaz başım diyorlar ama bir yerde bir şeyler dağıtıldığını duyduklarında ilk onlar koşuyorlar.

Ucuz ekmek kuyruklarında bekleşenleri kutsuyorlar.

Daha ucuz diye akşam pazarında çürük meyve sebze alanları ya da dağılmış pazar yerlerinde çürük sebze meyve toplayanları kutsuyorlar.

“Helal olsun, ekmeğini çerden çöpten topluyorlar ama başkaları gibi nankörlük yapmıyorlar, ne mutlu onlara ki bu durumdayken bile hallerine şükrediyorlar” diyerek kendilerince alay ediyorlar.

Ne yapılan zamlara itiraz ediyorlar ne fahiş fiyatlara ne hukuksuzluklara.

Ülke diye bir meseleleri yok, memleket diye bir meseleleri yok, ne kendi çocuklarının ne bu ülkenin çocuklarının yarınları ne olacak diye bir meseleleri yok.

Ülke yağmalanır seslerini çıkarmazlar, dağlar taşlar denizler yağmalanır seslerini çıkarmazlar, sahiller, ormanlar, akarsular yağmalanır seslerini çıkarmazlar. Ülkenin her karış toprağı karış karış peşkeş çekilir seslerini çıkarmazlar.

Tek odaklandıkları, tek ilgilendikleri, tek dedikodusunu yaptıkları şey başkalarının neden gidişattan şikayetçi olduğudur...

Başkalarında olanın kendilerinde neden olmadığını sorgulamak yerine, kendilerinde olmayanın eşinde dostunda kapı komşusunda neden olduğunu sorguluyorlar.

Ülkenin milli gelirinin yüzde seksenini yağmalayan %10'luk kesimine bakarak cam arkasından dondurma yalayan çocukların sevinciyle, "her şey yolunda olmasa tatil beldeleri nasıl dolar, bu lüks araçlar nasıl satılır, bu insanlar nasıl bu kadar gezer tozar eğlenir?" diyerek bir avantunun içerisine giriyorlar.

Ülkenin gerçek fotoğrafı diye sundukları mutlu bir azgınlığın yaşadıklarını, hayal dahi edemeyeceklerinin farkında değiller.

Sen neden gezemiyorsunun cevabı yok.

Sen tatile gidebiliyor musunun cevabı yok.

Sen o lüks araçlara binebiliyor musunun cevabı yok.

Sen çocuklarını o okullarda okutabiliyor musunun cevabı yok.

Onların yaşadığı semtlerde bırakın yaşamayı, bir kafede ya da restoranda oturup bir şeyler yiyip içmeyi hiç aklettiğin oldu munun cevabı yok.

Yok, çünkü her gün, her saat, her dakka ay sonunu getirememenin endişesiyle hayal kurma yetisini dahi yitirmişler.

Sorular çoğalınca, ciğercinin kedisinin, kendince sokak kedisini aşağılayan, horlayan, ötekileştiren tavrıyla sizi itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar; "Açlıktan bahsediyorsun / Demek ki sen komünistsin"

Şairin, "Eğer bir insan komünist olmadan Müslüman olmuşsa, Ümmeti Muhammed'e yapmayacağı kötülük yoktur" sözünden, Müslüman olmanın neyi gerektirdiğini sorgulamaktan dahi yoksunlar.

Kendileri gerçek manada yaşadıklarından memnun mu değil mi anlamak zor. Ama en ufak bir serzenişte bulunanlara çemkirme konusunda kimse ellerine su dökemez.

Bu ülkede milyonlarca insanın yaşadığı zulmün harcında, bunların, kendilerini insan onuruna yakışır bir yaşama layık görmeyişlerinin payı inkar edilemez.

Bu hesap sormaz, soru sormaz, yargılamaz, sorgulamaz ahmaklar yüzünden milyonlarca insan sırf daha insanca bir yaşamdan söz ettiği için dışlanıyor, horlanıyor, vebalı muamelesi görüyor.

Kendin için ne istiyorsan komşuna iki mislini yapacağız denilse, 'öyleyse bir gözümü çıkarın' demekten imtina etmeyecek tıynetteler.

Kendilerinde olmayan ne varsa başkalarında da olmasın istiyorlar. Ama madem ki var, seslerini kesmelerini, hadlerini bilmelerini, beğenmiyorlarsa bu ülkeden defolup gitmelerini istiyorlar bu kez.

Ama bir kez olsun, sadece bir kez olsun o ekranlarda gördükleri hayatın milyonda birine, asgari bir yaşam standardının gereksinimlerine neden kendilerinin sahip olmadığını sormuyorlar.

“Bu rezil hayatı hak edecek ne yaptık, o aylık kredi kartı ile 5 milyon TL harcayandan daha mı az çalışıyoruz, daha mı az yoruluyoruz?” deseler çok şey değişecek belki.

Ama demedikleri için, sormadıkları için, sorgulamadıkları için, gözleri, kendi sırtlarından saltanat devşiren haramzadelerin üzerinde değil de hep en yakın dostlarının arkadaşlarının kapı komşularının kazancında olduğu için iklim değişmiyor Akdeniz olmuyor...

☆☆☆

Vicdan azabından daha büyük bir azap varsa o da cahiller ordusuyla aynı toprak üzerinde yaşamak ve istemeden de olsa onlarla muhatap olmak zorunda kalmaktır…

DİĞER YAZILARI BU ŞEHİR VE BU ŞEHRİN YENİ STADI ÜZERİNE ANLIK BİR DENEME O GÜN GELİR Mİ BİLMİYORUM, GELDİĞİNDE…. Sevgili Öğretmenim ANAN ÖLE MESİ SİZLER DE BU ŞEHRİN ÇOCUKLARISINIZ BE KARDEŞİM AŞAĞI / YUKARI KARAPINAR MESELESİ KAHROLSUN SİYONİZM! AH ULAN HAMDİ! CUMHURBAŞKANIMIZIN ADIYAMANI ZİYARETLERİNDEN ÇIKARILACAK DERSLER YABANCI ÜLKELERDE HABER Sayın Cumhurbaşkanım! NUMAN BEY’LE AYRINTISIZ BİR YOL HİKÂYESİ VE FENERBAHÇE ÜZERİNE DEĞİŞİM SÜREÇ... HERŞEYİ BİLEN VE GÖREN MUCIZE... DÜNYANIN EN AĞIR YÜKÜ KODLARINI BOZDUĞUNUZ CHP’Yİ ESKİ HALİNE GETİREMEZSİNİZ! TESTI KIRILMADAN ÖNCE Okuma Notları KONUŞMA LAN! TEKRAR ALDANMAK İÇİN HAZIRIZ İNANMAYA ENTERESAN KAYBETTİK FİKRET KELEŞ’İN ARDINDAN KİMİN ÜLKESİNDEN KİMİ KOVUYORSUNUZ ? EVET, ISYAN ESAS SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ ? MECLİS ÜYELERİ SEÇİMLERE GİDERKEN VOLUME I ALAMUT KALESİ DAHA DA GÜZEL ŞEYLER OLMASINDAN RABBİM MUHAFAZA EYLESİN! BIRAK UÇSUN ARAP ÜLKELERİNİN GELİNİ DAHA DA GÜZEL ŞEYLER OLMASINDAN RABBİM MUHAFAZA EYLESİN! DEĞİŞTİK İRAN DÜŞERSE SURDA AÇILAN DELIK İSRAİL VE TÜRKİYE’DEKİ AMERİKAN KÖPEKLERİ ISRAIL VE ORTADOĞU TÜRK OKURU ACIMASIZDIR ASİYE KURTULUR ADIYAMAN TOZDAN KURTULAMAZ Milliyetçilik ya da Türkçülük HEM BULVAR HEM KARAYOLU, HEM DEVLET HEM ÖLÜM YOLU SIRRI SÜREYYA ÖNDER'İN HATIRASINA EY SEHIR... VOLUME IV... HALK EKMEK VE AŞEVİ ARABAN-BESNİ-ADIYAMAN VE TANRININ GAZABI VOLUME III... HALK KART VOLUME I... KENT LOKANTASI, EMEKLİ ÇAY EVİ, KADIN DİNLENME EVİ HİZMETTE 1. YIL (FRAGMAN) İÇİMDEN ŞEHRİME ÇIKTIĞIM YOLCULUKTUR BANKA HAVALESİYLE CİN ÇIKARMA Sümerpark... KİM GELMİŞ ÜLTİMATOM! YAZIK ETTİNİZ SIRRI SÜREYYA ÖNDER HAMAS, HAMASET, GAZZE ve HUZUR AYNI KAFANIN ZIT TARAFLARI Şair Değilim DOSTO BİR İLKE DAHA İMZA ATMAK İSTEYENLERİN DİKKATİNE... ALÇAKLIĞIN DA BİR SINIRI VAR İŞ İŞTEN GEÇMEDEN ÖNCE ŞÜKÜR KI İŞİMİZ ALLAH'A KALMIŞTIR BILIP BILMEDIGIMIZ Mühim Mesele ILK SAHUR DIPLOMA... KAHRAMANLAR RESMI GEÇITI HAKEMLER, HAKİMLİK VE TÜRK FUTBOLUNUN İÇİNE GİRDİĞİ ÇIKMAZ ÜZERİNE Bundan böyle kılı kırk yararak yazmayacağım. Cumhurbaşkanımıza Arzuhali(miz)dir VEKİLLERİN ADIYAMAN’DA BELEDİYE BAŞKANININ DIŞARIDA İŞİ NE? SORUMSUZLAR ÜLKESİ İnadına bir şeyler yazmıyorum EN BÜYÜK MUHAFAZAKÂR EBU CEHİL'Dİ ELEKTRİK SAYAÇLARI Kim Nerede Ne Yapıyor? BEN OLSAM CAMI KIRAR KAÇARDIM ; ÇÜNKÜ KAPI KİLİTLİ Şimdi Burdaydım Az Önce Gittim BAKANI BEKLERKEN ÜÇ KURUŞLUK AKLIMIZ VAR, ONU DA ÇOK GÖRMEYİN KİM BİLİR ? PARADOKS KAHRMANLIKLAR RESMİ GEÇİDİ SON DURAK Şehrin Göbeğinde Gürültü eziyeti "İSYAN AHLAKI" Şahlanan Ekonomiyi Görmüyorsunuz!