Bütün haber kanallarında aynı altyazı geçiyor; İsrail İran'ı her an vurabilir.
Vuramaz diyebiliyor muyuz, hayır. Daha önce de defalarca vurmuştu çünkü.
İsrail'in Suriye'yi işgal etmesine kimse engel olabildi mi, Hayır.
Başta Türkiye olmak üzere herhangi bir ülke ciddi anlamda bir tepki gösterdi mi, Hayır.
İsrail'in Türkiye ile gayri resmi sınır komşusu olması Türkiye İçin bir tehdit oluşturuyor mu, Evet.
Esad'ın mesela milyon yıl geçse, Türkiye'yi vurması söz konusu olabilir miydi, Hayır.
Peki İsrail dilerse Suriye üzerinden Türkiye'yi vurabilir mi, Evet.
İsrail'in an itibariyle bütün Ortadoğu İçin bir tehdit olduğu söylenebilir mi, Evet.
Peki İsrail Ortadoğu'nun tamamını gerçek anlamda kendisi için bir tehdit olarak görüyor mu, Hayır.
Tehdit olarak görse bu kadar cüretkar olamazdı çünkü. İnsan hasmını zayıf görünce cüretkar olur, tehlike olarak gördüğünde değil.
Ne yazık ki İsrail'in şu anda yapmak isteyip de yapamayacağı herhangi bir saldırı yok. İsrail'in bu konuda en ufak bir endişesi yok, kimsenin kendisiyle savaşı göze alamayacağından adı kadar emin.
Dileyen lanetler, dileyen para vererek aldığı kolasını döker. Dileyen evindeki diş macununu çöpe atar. Kimi elindeki cep telefonunu protesto olsun diye iki saatliğine kullanmaz.
Kimi İsrail ve Amerika ortak yapımı sosyal medya hesaplarını bir süreliğine dondurur. Herkes kurbağayı ürkütmeyecek bir taş atabilir yani.
Ama kimse şu kadar nüfusluk ve şu kadar yıllık bir ülke nasıl oluyor da kendinden onlarca kat büyük ülkelere bu kadar rahat saldırabileceğini söylüyor diye sormuyor.
Kimse tepeden tırnağa kullandığımız her şey nasıl oluyor da İsrail ürünü olabiliyor diye sormuyor?
Kimse biz neden İsrail kadar güçlü olamıyoruz, İsrail yapacaklarından dolayı neden bizden korkmuyor diye sormuyor.
İsrail resmen yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır dercesine kafasına her estiğinde bir yerleri bulup vuruyor.
Lübnan'dan Yemene, İran'dan Suriye'ye ve daha kendince Müslüman birçok coğrafyanın kalbinde pervasızca at koşturmaya devam ediyor.
İsrail bunu yapamaz diyen yok, yapsın da görelim diyen yok, bu defa o defaya benzemez diyen yok, bunu yaparsa kendinin sonu olur diyen yok, yok, yok...
Dua ile, beddua ile, lanetlemek ile, protesto ile, miting ile, kahrolsun demek ile bir ülke yok olsaydı bu kesinlikle İsrail olurdu.
Yok olmadığına göre demek ki uygulanması gereken başka yol ya da yöntemler var.
Bunlardan en somut ve sonuç alınacak yöntemi daha önce defalarca yazdım.
Türkiye, kendini Türkiye'de rehin olarak gören mültecilerin dilediği ülkeye gitmesine izin verecek.
Zorla göndermek falan söz konusu değil, ama gitmek isteyene engel olmayacak.
İsrail Filistin'de ve Gazze'de zulmüne devam ettiği sürece Türkiye bu politikasını sürdürmeye devam edeceğini deklare edecek.
Eğer ki böyle bir durumda başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere daha birçok ülke İsrail'in Gazze işgalini sona erdirmek için elinden geleni yapmazsa ben de okuduklarından ve yaşadıklarımdan hiçbir şey öğrenmemişim demektir.
Türkiye bunu yapar mı?
Eğer ki gerçekten Gazze bir derdi varsa tek yapması gereken budur.
Kınamak ve lanetlemek derseniz onu bırakın Avrupa'nın birçok ülkesinde, İsrail'in göbeğinde bile birçok Yahudi yapıyor.
Ama ya "realpolitik" derseniz, öyle bir ahlaksızlığa karşın söyleyeceklerimiz bir başka yazının konusu olsun...
