https://www.mercekhaber.com/files/uploads/user/3b86e315ae7833fe33a2bcdc954aacee-de27cdb83d0e6ada9f28.jpeg
Necati ATAR

DEĞİŞTİK

18-06-2025 09:45

Bu ülkede değişen sadece başbakan değil. Zamanla hepimiz değişiyoruz. Önceliklerimiz değişiyor, arkadaşlarımız değişiyor, değer verdiklerimizi, uğruna ölümlere geldiklerimiz, önceliklerimiz hep değişiyor.

Haliyle biz de değişiyoruz. Takıldığımız çevre değiştiriyor bizi bazan, bazan bizi yönetsin diye seçtiklerimiz değiştiriyor. Kimimiz bedenen, kimimiz ruhen değişiyoruz.

Bazılarımız gelişerek değişiyor, bazılarımız değişerek gelişiyor. Ama sonuçta hep değişiyoruz. Bazılarımız değişikliği herkese mavi boncuk dağıtmak olarak algılıyor, bazılarımız ne Şam’ın şekerinden ne arabın yüzünden vazgeçmemek olarak...

Değişmenin bir erdem sayıldığı, özellikle de gelişerek değişmenin önem kazandığı bir zamanda, hayatımızda nelerin değiştiğine bakmadan değişik tatlar yaşamaktan da ayrıca zevk alıyoruz.

Evet, önce başbakanımız değişti, sonra biz... Sonra hayatımızda vazgeçilmez olan değerler değişti. Başörtüsüne bakışımız, Avrupa Birliğine bakışımız, Kıbrıs’a olan bakışımız değişti.

Önce ekmekler küçüldü, sonra ekmeği üretenler, yani çiftçiler ve köylüler, sonra ekmeği tüketenler, yani işçiler, memurlar ve esnaflar. Ekmeğimizi küçültenlerse hep büyüdü.

Bize, asgari ücretin nelere kadir olduğunu, bir asgari ücretle neler neler alınabileceğini anlatanlar hep büyüdü. Bir asgari ücretle alınabilecek şeyleri üretenlerse nedense hep küçüldü.

Evet, önce ekmekler küçüldü, sonra şahsiyetler.

Değiştik...

Önce inancımızdan, sonra inancımızı temsil eden değerlerden vazgeçtik. Semizleşerek gelişmeyi, ulaşılması gereken nokta olarak gördük. Hilesiz, hurdasız, rüşvetsiz iş yapmamayı bize verilmiş bir hak belledik. Önce kendimizi buna inandırdık, sonra bu işler bize göre değil diyenleri ufaktan hissedar etmeye başladık. Ne de olsa hiçbir günah tek başına işlenmiyordu. Bir gün yanacak olursak, bizi yakacak olanlar, günahımıza ortak ettiklerimiz olsun istedik. Sonra bu işlerin aslında söylendiği kadar zor olmadığını öğrendik. Her ihaleden pay almayı hak, rüşvetsiz yapılan işi ucuz etin tiridi gibi gördük.

Değiştik.

Hem de gelişerek değiştik. İnsanlara bakışımız değişti, altlarımızdaki arabalar değişti. Takıldığımız mekânlar, gezdiğimiz insanlar, önemsediğimiz değerler değişti. Öyle ki bir zamanlar dilimizden düşmeyen, yüreğimizi kanatan olaylara bakışımız değişti. Koltuklarımız kaymasın, makamlarımız tehlikeye düşmesin diye zulma uğrayan insanları dualarımızdan bile uzak tuttuk.

Onların söz konusu olduğu her yerde kör, sağır, dilsiz görünmeyi tercih ettik. Önceleri bunun bir oyun olduğunu düşündük, sonra bu oyuna başkalarını dahil ettik.

Geliştik; Irak’ta, Filistin’de, Lübnan’da meydana gelen katliamları görmezden gelerek değiştik. Fırça yiyerek, azarlanarak, ettiğimiz her söz ağzımıza tıkılarak, attığımız her adım geri attırılarak değiştik. Haramzade gibi bize emanet edilen her şeyi har vurup harman savurarak değiştik. Ülkenin en güzel değerlerini, koltuklarımızda bir gün daha fazla oturmak için başkalarına peşkeş çekerek değiştik. Değiştikçe geliştik, geliştikçe değiştik.

Parayla imanın kimde olduğu bilinmiyordu ama tercihimizin hep paradan yana olduğu biliniyordu artık. Çünkü değişiyorduk, hem de gelişerek değişiyorduk. İnançlarımızdan vazgeçerek, dostlarımıza ihanet ederek, kalmışsa kıyıda üç-beş fikri sabit, radikal ve marjinal insan, onları da geçmişten ders almamakla suçlayarak değişiyorduk.

Devletin malının deniz, yemeyenlerin keriz olduğu felsefesiyle başladık işe. Karanlık ortamlarda çekinerek ve utanarak yaptığımız pazarlıkları zamanla gün ışığına taşıdık.

Her şeyin adını koyduk, gayrı resmi işlerimize resmi tarifeler belirledik. Ne Allah’tan korktuk ne kuldan utandık. Minareyi çalmadan önce kılıfını hazırladık.

Paradan tiksintiyle bahsettik ama ruhlarımızı sattığımız şeytana köle olduk.

Evet, kabul edelim ki, bu ülkede değişen bir tek başbakan değil, hepimiz her gün bir şekilde değişiyoruz.

Değişmeyen tek şey;

“Ne mutlu Türküm diyene” oluyor.

Ne mutlu Türkiye’yi yiyene.

Onlar bu dünyada kazanadursun. Şair ne diyor biz ona bakalım:

“Çün defterler açılıp hesap soruldukta

Yetimin hakkı soruldukta yoksulun hakkı soruldukta

Milletim omuz omuza verip

Kıyama duruldukta.”

Elbet, gelişerek değişenlerin hayatlarında meydana gelen muazzam değişikliğin de hesabı sorulacaktır.

DİĞER YAZILARI BU ŞEHİR VE BU ŞEHRİN YENİ STADI ÜZERİNE ANLIK BİR DENEME O GÜN GELİR Mİ BİLMİYORUM, GELDİĞİNDE…. Sevgili Öğretmenim ANAN ÖLE MESİ SİZLER DE BU ŞEHRİN ÇOCUKLARISINIZ BE KARDEŞİM AŞAĞI / YUKARI KARAPINAR MESELESİ KAHROLSUN SİYONİZM! AH ULAN HAMDİ! CUMHURBAŞKANIMIZIN ADIYAMANI ZİYARETLERİNDEN ÇIKARILACAK DERSLER YABANCI ÜLKELERDE HABER Sayın Cumhurbaşkanım! NUMAN BEY’LE AYRINTISIZ BİR YOL HİKÂYESİ VE FENERBAHÇE ÜZERİNE DEĞİŞİM SÜREÇ... HERŞEYİ BİLEN VE GÖREN MUCIZE... DÜNYANIN EN AĞIR YÜKÜ KODLARINI BOZDUĞUNUZ CHP’Yİ ESKİ HALİNE GETİREMEZSİNİZ! TESTI KIRILMADAN ÖNCE Okuma Notları KONUŞMA LAN! TEKRAR ALDANMAK İÇİN HAZIRIZ İNANMAYA ENTERESAN KAYBETTİK FİKRET KELEŞ’İN ARDINDAN KİMİN ÜLKESİNDEN KİMİ KOVUYORSUNUZ ? EVET, ISYAN ESAS SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ ? MECLİS ÜYELERİ SEÇİMLERE GİDERKEN VOLUME I ALAMUT KALESİ DAHA DA GÜZEL ŞEYLER OLMASINDAN RABBİM MUHAFAZA EYLESİN! BIRAK UÇSUN ARAP ÜLKELERİNİN GELİNİ DAHA DA GÜZEL ŞEYLER OLMASINDAN RABBİM MUHAFAZA EYLESİN! İRAN DÜŞERSE SURDA AÇILAN DELIK İSRAİL VE TÜRKİYE’DEKİ AMERİKAN KÖPEKLERİ ISRAIL VE ORTADOĞU TÜRK OKURU ACIMASIZDIR ASİYE KURTULUR ADIYAMAN TOZDAN KURTULAMAZ Milliyetçilik ya da Türkçülük HEM BULVAR HEM KARAYOLU, HEM DEVLET HEM ÖLÜM YOLU SIRRI SÜREYYA ÖNDER'İN HATIRASINA EY SEHIR... VOLUME IV... HALK EKMEK VE AŞEVİ ARABAN-BESNİ-ADIYAMAN VE TANRININ GAZABI VOLUME III... HALK KART VOLUME I... KENT LOKANTASI, EMEKLİ ÇAY EVİ, KADIN DİNLENME EVİ HİZMETTE 1. YIL (FRAGMAN) İÇİMDEN ŞEHRİME ÇIKTIĞIM YOLCULUKTUR BANKA HAVALESİYLE CİN ÇIKARMA Sümerpark... KİM GELMİŞ ÜLTİMATOM! YAZIK ETTİNİZ SIRRI SÜREYYA ÖNDER HAMAS, HAMASET, GAZZE ve HUZUR AYNI KAFANIN ZIT TARAFLARI Şair Değilim DOSTO BİR İLKE DAHA İMZA ATMAK İSTEYENLERİN DİKKATİNE... ALÇAKLIĞIN DA BİR SINIRI VAR İŞ İŞTEN GEÇMEDEN ÖNCE ŞÜKÜR KI İŞİMİZ ALLAH'A KALMIŞTIR BILIP BILMEDIGIMIZ Mühim Mesele ILK SAHUR DIPLOMA... KAHRAMANLAR RESMI GEÇITI HAKEMLER, HAKİMLİK VE TÜRK FUTBOLUNUN İÇİNE GİRDİĞİ ÇIKMAZ ÜZERİNE Bundan böyle kılı kırk yararak yazmayacağım. Cumhurbaşkanımıza Arzuhali(miz)dir VEKİLLERİN ADIYAMAN’DA BELEDİYE BAŞKANININ DIŞARIDA İŞİ NE? SORUMSUZLAR ÜLKESİ İnadına bir şeyler yazmıyorum EN BÜYÜK MUHAFAZAKÂR EBU CEHİL'Dİ ELEKTRİK SAYAÇLARI Kim Nerede Ne Yapıyor? BEN OLSAM CAMI KIRAR KAÇARDIM ; ÇÜNKÜ KAPI KİLİTLİ Asgari bir yaşam standardı Şimdi Burdaydım Az Önce Gittim BAKANI BEKLERKEN ÜÇ KURUŞLUK AKLIMIZ VAR, ONU DA ÇOK GÖRMEYİN KİM BİLİR ? PARADOKS KAHRMANLIKLAR RESMİ GEÇİDİ SON DURAK Şehrin Göbeğinde Gürültü eziyeti "İSYAN AHLAKI" Şahlanan Ekonomiyi Görmüyorsunuz!