Bir de, "şunu yazıyorsun ama bunu neden yazmıyorsun?" diyenlere ifrit oluyorum.
Ya arkadaş, yazılmasını istediğin konu her ne ise kendin neden yazmıyorsun?
Şu bizi ayaküstü yakaladığın yerde anlattıklarını kendin neden paylaşmıyorsun?
Bize akıl vereceğine olanca aklını neden millet ve memleketin selameti için kullanmıyorsun?
Memleketin her şeyi bilen ve gören has bir evladı olarak, bizi ve daha başkalarını bildiklerinden ve gördüklerinden neden mahrum bırakıyorsun?
Her türlü sosyal medya hesabın var.
Aklın da her şeye eriyor gibi görünüyor.
Görünüşe göre memur değilsin, herhangi bir kurumda çalışıyor değilsin.
Üstelik ‘kendi işinin patronu’ gibi görünüyorsun ama gel gör ki profilini kitliyorsun.
Lafa gelince mangalda kül bırakmıyorsun ama kitli profilinde bile çiçek-böcek fotoğrafları dışında bir şey paylaşmıyorsun.
Kaldı ki; “Şu konuyu neden yazmıyorsun, bu olayı neden görmüyorsun?” dediğin meselelerle ilgili onlarca yazı kaleme almadığımızı nereden biliyorsun?
Her an, her saat, her dakka, her baktığında yazmanı istediğimiz şeyleri görmek istiyorsun.
Kalem kâtibin miyiz senin, yoksa aklından geçenleri seni memnun etmek için sesli dile getirecek müneccim miyiz?
“İyi de bu yel değirmeninin suyu nereden geliyor?” diyenlerden kaçtığımız gibi bu tiplerle karşılaştığımızda da engeli basıp geçiyoruz.
Sağda solda “sorularıma cevap veremediği için beni engellemiş” diyorlar.
Ya arkadaş, senin her tarafın soru olsa ne yazar.
Bi bildiğin, “şunu neden yazmıyorsun, bunu neden görmüyorsun?”dan ibaret.
Yazmıyoruz ve görmüyoruz kardeşim, ne yapacaksın ya, mahkemeye mi vereceksin bizi, dava mı açacaksın?
Kaldı ki, senin gördüklerini görmek, bildiklerini bilmek zorunda da değiliz.
Ama sorun neyi yazıp yazmadığımız değil; yazdıklarımızın karın ağrısı yapması.
Şuna çatıyorsun ama buna neden bir şey demiyorsun diyemediği için otlağın etrafında dönüp durması.
Yazmadıklarımızdan değil, yazdıklarımızdan rahatsız olduğunu söyleyemediği için, şunu neden yazmıyorsun demeyi kendince marifet sanıyor.
Bunu diyemediği için de husumeti olan biri ya da birileriyle olan kavgasını bizim üzerimizden yürütmek istiyor. Adam haklı yani kendince, maşa varken kim elini ateşe sokmak ister ki?
Ama biz de kimsenin dostlarıyla dost, düşmanlarıyla düşman olmak zorunda değiliz be kardeşim.
Ona buna neyi yazıp yazmayacağını soracağına önce profilini aç, en azından millet senin neyi yazıp yazmadığını öğrensin.
Gördüklerimizin ve bildiklerimizin içinden zaman buldukça yüreğimizin yazmaya yettiği şeyler bize yeter.
Yetmeyenleri de kendileri yazsın biz de öğrenelim...
***
Bunları dememizin üzerinden de bi on yıl kadar zaman geçmiştir ya neyse? Bu ülkede ne geçiyor ki yazılanların hükmü geçsin…
