Sevgili Öğretmenim
Hani biz ilkokul sıralarındayken
Hep birlikte konuşunca
Kızardınız ya;
Her kafadan bir ses çıkıyor diye.
Oysa
Her kafadan ayrı bir ses çıkması
Her kafanın kendince bir diyeceğinin olmasındanmış
Ve çok kıymetliymiş meğer.
Oysa bakın şimdi
Onlarca televizyon kanalında
Yüzlerce akademisyen, gazeteci, bilim adamı,
Siyasetçi, eğitimci, harp uzmanı, ekonomist
Ve daha birbirinden farklı kafaları gibi olan
Binlerce kerli ferli kafadan aynı ses çıkıyor.
Öğretmenim…
Sevgili öğretmenim,
Her kafadan farklı bir ses çıkıyor diye
Bizi azarlayan öğretmenim
Bugün yaşasaydın
Ve görseydin bugünleri
Yine azarlar mıydın bizi farklı sesler çıkardığımız için
Yoksa tebrik mi ederdin;
Ne güzel,
Her birimizin kendine ait bir sesi var diye.
Mesela ben
Aynı kafadan farklı sesler çıkmasına da şaşırıyorum
Farklı kafalardan aynı ses çıkmasına da…
Sonuçta,
Türk halk müziği korosu değiliz ki biz,
Ne de mecliste oylama esnasında kendiliğinden kalkıp inen eller
Anlamsız sesler ve gürültüler çıkarıyor olsak da
Sorulsa,
Söyleriz içimizden geçenleri.
Öğretmenim
Sevgili öğretmenim
Bilgiye ulaşmanın bunca kolay
Gerçeğe ulaşmanın bunca zor
Ve neredeyse artık mümkün olmadığı bir zamanda
Her biri diğerinden farklı
Farklı kafalardan aynı ses çıkıyor olması
İhanet değil midir bilgiye?
Hani bilgi
Parayla satın alınabilecek bir şey değildir diyordunuz ya öğretmenim,
Hani emek ister, bedel ister, zaman ister, fedakarlık ister diyordunuz ya,
Öyle değilmiş öğretmenim,
Bilgi, evet satın alınabilecek bir şey değil belki
Ama ederi karşılığında kolayca satılabilen bir şeymiş meğer
Değilse,
Onlarca televizyon kanalında
Yüzlerce akademisyen, gazeteci, bilim adamı,
Siyasetçi, eğitimci, harp uzmanı, ekonomist
Ve daha birbirinden farklı kafaları gibi olan
Binlerce kerli ferli kafadan
Aynı sesin çıkması
Nasıl mümkün olurdu?
