https://www.mercekhaber.com/files/uploads/user/a390e77f092cf2b39c9954a6a055e20e-6ee4d4e9e6463140c19a.jpeg
Celil Kocataş

Tesadüf Değil, Operasyon!

07-02-2026 17:24

Tesadüf Değil, Operasyon!
Ben tesadüflere hiçbir zaman inanmadım. Bu topraklarda atılan her adımın, çekilen her hattın, masaya konan her projenin altında bir hesap yattığını bilecek kadar bedel ödedik. Tesadüf dediğiniz şey, olsa olsa Türk sinemasının siyah-beyaz sahnelerinde olur; yağmur altında çarpışan aşıklar gibi…
Ama bugün karşımızda duran manzara ne romantiktir ne masum. Bu, buz gibi bir tasfiye planıdır.
Yaşı kırkı aşanlar çok iyi bilir. 12 Eylül öncesi bu ülke nasıl adım adım bir kaosun içine sürüklendi? Sokaklar nasıl kana bulandı, ocaklara nasıl ateş düştü? Bugün dönüp bakıyorum da o günlerin senaryosu sanki tozlu raflardan indirilmiş; isimler değiştirilmiş, yöntemler güncellenmiş ama hedef aynı kalmış.
Haritayı açın. Yukarıdan aşağıya, cetvelle çizilmiş gibi uzanan o kanlı hattı takip edin: Çorum, Sivas, Malatya, Kahramanmaraş, Hatay…Sanki görünmez bir el, bu şehirlerin üzerine eğilmiş ve kaderlerini tek tek işaretlemiş. Dün bu hat ideolojik kargaşayla yoruldu, bugün ise ekonomik bir kuşatmayla boğulmak isteniyor.
“Yeni Sanayi Koridoru” diye pazarlanan o çizgi, aslında bu şehirlerin dışlanmışlık belgesidir. Yatırımın, istihdamın, geleceğin bilerek ve isteyerek başka yerlere kaydırılmasının adıdır. İnsanın aklına ister istemez BOP projeleri geliyor; yabancı basında boy boy yayımlanan, sınırları parçalanmış o haritalar…
Bu çağrışım bile tek başına yeterince ürkütücüyken hâlâ “Yok canım, tesadüftür” diyen varsa ya saftır ya da bu........ sessiz ortağıdır. Asıl mide bulandırıcı olan ne biliyor musunuz? Bu koridorun doğusunda kalan, sanayisi can çekişen, gençleri göç yollarında eriyen illerden tek bir cılız itirazın bile yükselmemesi.
İktidardan bir tepki beklemiyoruz; onlar zaten bu oyunun kurucusu. Peki ya muhalefet? Peki ya o koltuklarında pas tutmuş, bulunduğu makamı süs sanan STK temsilcileri, oda başkanları? Kendi bölgesi ekonomik haritadan silinirken, kendi esnafı siftahsız kepenk kapatırken susanlar neyin diyetini ödüyor?
Bu bölgenin lokomotifi tekstildi. Onu da kendi ellerinizle Mısır’a, Bangladeş’e kaptırdınız. Fabrikalar söndü, makineler sustu, emek başka ülkelere taşındı. Şimdi bu “sanayi koridoru” planıyla bölgenin tabutuna son çiviyi çakıyorsunuz.
Şunu iyi bilin: Sanayiyi bitirmek insanı bitirmektir. Bölgeyi boşaltmak, bir başkasına yer açmaktır. Ankara’da meclis kulislerinde oturup, memleket yangın yeriyken sadece alacağı maaşın, hesabını yapanlar! Siz bu milletin yüzüne nasıl bakacaksınız?
Bu bölgenin tozlu yollarında hangi yüzle esnafın elini sıkacaksınız? Unutmayın; bu millet kendisine çekilen çizgiyi de, o çizgi çekilirken susan korkakları da asla unutmaz. Bu bir tesadüf değil.
Bu, bir bölgenin geleceğine açıkça kastetmektir. Yerseniz!
[email protected]

DİĞER YAZILARI Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz Ahlakın Partisi Olmaz Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki kim? Kutuplaşmanın dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer. Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde buyuk telaş Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER Yeter artık bi kalkın 10 ocakta hatırlananlar Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi