https://www.mercekhaber.com/files/uploads/user/a390e77f092cf2b39c9954a6a055e20e-6ee4d4e9e6463140c19a.jpeg
Celil Kocataş

Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu

07-01-2026 11:39

Celil Kocataş
[email protected]
Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi?
Tanıtım Mı, Tiyatro Mu?
Adıyaman Dernekler Federasyonu Başkanı Hüseyin Sevinçtekin, geçtiğimiz haftalarda basın mensuplarıyla bir araya gelerek 8-11 Ocak tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenecek olan 6. Adıyaman Tanıtım Günleri hakkında kamuoyunu bilgilendirdi. Bana meslektaşlarım tarafından aktarılan bu bilgilendirme toplantısının ardından yaşananlar, “tanıtım” kavramının ne yazık ki ne kadar içinin boşaltıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Basın camiasında 30 yılı aşkın süredir gazetecilik yapıyorum. Çok başkan gördüm, çok yönetici tanıdım. Ama açıkça söyleyeyim; ne yaptığını kimsenin tam olarak anlayamadığı, basınla ilişkilerinde bu denli hoyrat davranan bir başkana ilk kez rastlıyorum. Hüseyin Sevinçtekin’i şahsen tanımam, özel bir hukukum da yok. Meslektaşlarım tarafından bana aktarılan bilgiye göre yapılan basın açıklamasında, gazetecilere zarf içinde “harçlık” verilmesinin teklif edilmesi, başlı başına bir skandaldır.
  Adıyaman basını paralı haber yapmaz, kalemini satmaz. Bu ilke dün vardı, bugün de var, yarın da var olacaktır. Adıyaman Tanıtım Günleri’ndeki stantların tamamının ücret karşılığı satıldığı, buradan ciddi gelirler elde edildiği de ortada. Her yıl Adıyaman’a gelip, sanki ortada büyük bir başarı varmış gibi kameraların karşısına çıkmak ise ayrı bir ironi.
Allah aşkına soruyorum? Açılışı 15-35 kişiyle yapılan bir organizasyonun Adıyaman’a ne gibi bir katkısı olabilir? Üstelik her yıl kış mevsiminin en sert günlerinde tanıtım yapılır mı? Dört yıl önce İstanbul’da çıkan fırtınada çadırların uçtuğu hala hafızalardayken, aynı hataların tekrar edilmesi nasıl izah edilebilir?
Dahası, tarih değişikliğine gidilen bir etkinliğin reklam afişlerinde eski tarihin düzeltilmemesi, organizasyon ciddiyetinin ne durumda olduğunu açıkça göstermektedir. Açılış başka bir tarihte yapılmış, ancak afişler güncellenmemiştir. Bu, basit bir hata değil, tam anlamıyla bir vurdumduymazlıktır.
Görünen o ki Adıyaman’ı tanıtmak değil, kendi reklamlarını yapmak. Açılışlardaki cılız katılım da bunun en net göstergesidir.  Geçmişte milletvekili aday adayı olmuş, reklamı seven bir ismin sürekli kendi hikâyesini anlatması, tanıtımın önüne geçmiştir. Sonuç olarak; karda kışta İstanbul’da düzenlenen bu Adıyaman Tanıtım Günleri’nin Adıyaman’a zerre kadar katkısı yoktur.
Varsa da buyursunlar, somut örneklerle anlatsınlar. Bu tür organizasyonlar, siyasetin ya da kişisel hesapların aracı olmamalıdır. Adıyaman Valiliği başta olmak üzere kamu kurumları, yerel yöneticiler ve sivil toplum kuruluşları artık bu tabloyu görmelidir. Kendi reklam ve tanıtımı Adıyaman’ın önüne geçiyorsa fazla yoruma gerek kalmaz.
[email protected]

DİĞER YAZILARI Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz Ahlakın Partisi Olmaz Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki kim? Kutuplaşmanın dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer. Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde buyuk telaş Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER Yeter artık bi kalkın 10 ocakta hatırlananlar Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi