Köyün delisi cami minaresine çıkmış karşıda kahvede oturup kimi çay içen kimi okey oynayan gruba dönüp bağırmaya başladı. Kendine Deli Diyojen diyordu.
Ey Akıllılar
İmamınız Deli Diyojen konuşuyor.
Eğer bugün aranızdaki akıllardan birine sabah namazına gelene bir çeyrek altın veriliyor denseydi, hiç şüphe yok ki camiye değil sabahtan yatsı namazından gelip cami kapısı önünde kuyruğa girer sabah ezanını beklerdiniz.
Sonra gevrek bir kahkaha attı ve devam etti.
"Eğer gerçekten namaza gelip altını cebe indirseydiniz Hoca Fatiha yı okurken çoğunuz Allah'ı değil de altınla ne yapacağınızı düşünüyor olurdunuz. Hadi beni yalanlayın ey akıllılar.
Neden böyle acaba?"
Tekrar kahkaha attı köyün delisi elinde tuttuğu bozuk paralardan oluşan madeni paraları caminin minaresinden kahvehaneye doğru fırlattı.
Alın size taptıklarınız. Uğruna tüm yaşamınızı harcayıp cesediniz toprak olup gittiğinde size yardım edemeyecek olan paraları kapışın" dedi.
"Bunlar sizin putunuzdur!
Haydi secdeye kapanın zaten tüm yaşantınız onun karşısında bir secde halini tasvir etmiyor mu?"
Bağırmaya devam etti deli
Size mürşidinizi ve kutsal kitabınızı da söyleyeyim
Mürşidiniz ABD yeşili dolar kutsal kitabınız hesap cüzdanları mabediniz ise bankalardır.
Sizler su katılmamış putperestlersiniz.
Köylünün biri ayağa kalkıp cami minaresine doğru bir taş fırlattı
"Kes sesini deli dedi okeye dönüyordum"
Mehmet BİLGİN
KAYYIM(KAYYUM)
Celil Kocataş
Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi?
Fahrettin ÇELİK
MAĞDUR ÖZEL Mİ, KILIÇDAROĞLU MU?
Hanifi Çavuş
ZURNA İSYANDIR...
Mehmet AKGÜN
Emekli Geçinemiyor
Murat KAVAK
ESKİDEN...
Necati ATAR
BU ŞEHİR VE BU ŞEHRİN YENİ STADI ÜZERİNE ANLIK BİR DENEME