ABD'nin 2023 yıl sonu verilerine göre 34 trilyon dolar dış borcu bulunuyor. Bugün bu devasa miktarın daha da arttığını varsayabiliriz. Bu borç yükünün sürdürülebilir olmaması ve yıllık 2 milyar dolar civarındaki borç artışı, büyük endişenin ve Trump'un ekonomik ve siyasal politikalarının merkezinde yer alıyor. "Make America Great Again" (Amerika'yı Yeniden Muhteşem Yap) sloganı parlak bir slogan gibi görünse de aslında ABD'nin eski gücünde olmadığının itirafını da içermektedir.
ABD'nin yeniden zirve yıllarına dönebilmesi için iki temel dayanağı bulunuyor. Bunlardan biri teknoloji, diğeri de ordusudur. Teknolojik güç ise günümüzde yapay zeka ile temsil edilmektedir. Unutulmamalıdır ki yapay zeka sadece bir yazılım değil, yüksek enerji ve yüksek işlemci kapasitesi gerektiren, arka planında çip teknolojisi barındıran bir olgudur.
Trump ile birlikte ABD Başkanının bir Roma imparatoru gibi davranma, askeri gücü ve teknolojisini kullanmaktan başka bir çaresinin kalmadığını düşünen Trump, dünyadaki siyasi riskler ve karmaşık dengelerin yarattığı istikrarsızlığı göz önüne almaktadır. Dünyada üretilen mal ve hizmetlerin en önemli tüketicisinin ABD olduğu göz önüne alındığında, gümrük tarifeleri gücün dayatılmasında en önemli ekonomik yaptırım aracı durumundadır. Bu açıdan Trump'un ezber bozan ve tahmin edilemez stratejilerinin önümüzdeki aylarda tüm dünya açısından önemli sonuçlar doğuracağına şahitlik edeceğiz.
