O GÜN GELİR Mİ BİLMİYORUM, GELDİĞİNDE….
Bu ülkede bir gün gerçek bir yolsuzluk, rüşvet, uyuşturucu operasyonu yapıldığında ülke nüfusunun asgari dörtte birinin nasıl sanık sandalyesine oturduğunu göreceksiniz...
Kimlerin kimlerle beraber olduğunu göreceksiniz.
Şu mavi gök kubbenin altında ülkeyi her türlü uyuşturucunun ve kara para aklamanın merkezi haline getirenlerin el üstünde tutulanlardan olduğunu göreceksiniz.
Deveyi hamuduyla yutanların millete nasıl ahlak dersi vermeye çalıştığını göreceksiniz.
Ülke nüfusunun yarısının neden açlık sınırında yaşadığını, geri kalan büyük bir kısmının ayakları üzerinde zar zor durduğunu ve mutlu bir azınlığın rüyalarınızda dahi göremeyeceğiniz hayatı hangi bir kazançla sağladığını göreceksiniz.
Bu ülkede bir gün gerçek bir yolsuzluk, rüşvet, uyuşturucu operasyonu yapıldığında baronların ve onları koruyanların ve devletin kesesinden har vurup harman savuran haramzadelerin o bir yıllık, hatta on yıllık kazancınızı bir eğlencesinde masasında ya da bir kumar masasında bırakırken bana mısın demeyenlerin o renkli hayatlarının, zehirlenen ya da açlığa mahkûm edilen çocuklarınızın kanları üzerinden sürdürüldüğünü göreceksiniz.
Bu ülkede gerçek anlamda bir yolsuzluk, rüşvet ya da uyuşturucu operasyonu yapılamaz. Hani olur da o gün geldiğinde on yıllardır bu ülkeyi yönetenlerin ve onlarla yol yürüyenlerin ve onlardan nemalananların ve yüksek yüksek makamlarda oturanların ve neredeyse bütün kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarından sorumlu olanların ve kendince yargı dağıtanların gerçekte ne yaptıklarını görecek ve ülkenin asla düzelemeyecek şekilde çürümesinin nedenini anlayacaksınız.
Bunca saltanatın, bunca ölümün ve zulümün, gelir dağılımındaki bunca adaletsizliğin ve ülke gelirinin nerdeyse yarısından fazlasının birbirinin tamamlayıcısı olan mutlu bir azınlık arasında pay edilmesi, doymazlık, açgözlülük, ahlaksızlık, vicdansızlık denilerek geçiştirilemez.
Bir zincirin halkalarından oluşan bu suç örgütü ya da örgütleri ülkenin bünyesini sarmışsa bu zaten korunup kollanmalarından ve birbirlerini çok iyi tanımalarından kaynaklanmaktadır.
Bu ülkede bir gün gerçek bir yolsuzluk, rüşvet, uyuşturucu operasyonu yapıldığında ekonomin nasıl rayına girdiğini, paranın alım gücünün nasıl yükseldiğini, gelir dağılındaki adaletsizliğin nasıl giderildiğini ve insanların güne nasıl mutlu başladığını ve geceleri huzur içinde başlarını yastığa koduğunu göreceksiniz.
O gün geldiğinde hiçbir annenin çocuğunu okula aç göndermediğini ve dağılmış pazar yerlerinde çürük sebze meyve toplamak zorunda kalmadığına tanıklık edeceksiniz.
O gün geldiğinde hallerinden memnun ve hallerinden memnun olmayanları hainlikle suçlayanların ülkeyi cehenneme çevirenlerden olduğunu ve tası tarağı toplama telaşına düştüğünü göreceksiniz.
Onların o gün geldiğinde fırsat bulurlarsa dünyada gidecek dünya kadar yerleri ve diledikleri gibi yaşama imkanları olacak. Bizimse ne bu ülkeden başka ne gidecek yerimiz ne öyle bir hayalimiz ne de bu ülkeyi terk etmek zorunda kalacağımız bir suçumuz var.
Öyle bir gün gelecek mi bilmiyoruz, bir mum ışığı alevi kadar da olsa öyle bir umudu içimizde yeşertmek istiyoruz.
O gün gelmeden yolsuzluk ve rüşvet çarkını işletenler ve uyuşturucu ve kara para aklayıcılar kanlarınıza ekmek doğruyor ve saltanatlarını sürdürüyor demektir...
Hal böyleyse bütün bu operasyonlar, baskınlar, gözaltılar, tutuklamalar neyin nesi diyecek olursanız, bunlar fragman bile değil, devasa bir yangından arta kalan küller bile değil bunlar. Unutmayın ki, birçok değişiklik hiçbir şeyin değişmemesi içindir. Ve birçok operasyon gerçek operasyonların yapılmaması için… Tıpkı Ergenekon, Balyoz, Sarıkız Ayışığı operasyonlarının derin devletin üzerinin bir daha açılmayacak ve asla ortaya çıkarılmaması amacıyla yapılması gibi…
Celil Kocataş
Tesadüf Değil, Operasyon!
Fahrettin ÇELİK
6 ŞUBAT’IN ÜÇÜNCÜ YILDÖNÜMÜ
Mehmet BİLGİN
ÖLMEK DE BIR NİMETMİŞ...
Hanifi Çavuş
Şehrim Şubat'ın bitmez ölüm sensizliğine
Mehmet AKGÜN
Saat 04.17’de Sarsılan Yalnızca Toprak Değildi
Necati ATAR
O GÜN GELİR Mİ BİLMİYORUM, GELDİĞİNDE….
Murat KAVAK
NE HALE GELDİK