Doğan, toplantının ana gündeminin son günlerde süreçle ilgili yaşanan temaslar olduğunu belirterek, DEM Parti İmralı Heyeti'nin Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşme, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un siyasi parti ziyaretleri ve sürece ilişkin yasal düzenleme başlıklarının kamuoyunda yakından takip edildiğini söyledi.
"ÇERÇEVE YASA TASLAĞI HAZIRLIĞINDA SON AŞAMADAYIZ"
Doğan, Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmede heyetin yasal çerçeveye ilişkin istişarelerde bulunduğunu ifade etti.
Kamuoyunda daha önce "taslağın Öcalan'a sunulduğu" yönünde haberler çıktığını hatırlatan Doğan, bu haberlerin asılsız olduğunu savunduklarını belirtti. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un da henüz siyasi partilerle paylaşılmış yazılı bir taslak olmadığını açıkladığını aktaran Doğan, buna karşın hazırlıkların son aşamaya geldiğini söyledi.
Doğan, önümüzdeki günlerde siyasi partilerin görüş ve önerileri alınarak, görüş ayrılıkları bulunsa da geniş bir siyasi uzlaşmayla yasanın Meclis gündemine gelmesine ilişkin bir planlama yapıldığını ifade etti.
"ÇERÇEVE YASA YENİ BİR EVRENİN BAŞLANGICI OLACAK"
Çerçeve yasanın DEM Parti açısından önemli gelişmelerin yaşanacağı yeni bir evrenin başlangıcı olarak değerlendirildiğini belirten Doğan, sürecin durağanlığının aşılmaya çalışıldığını söyledi.
Doğan, Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeye ilişkin yazılı açıklamaya atıfta bulunarak, "27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalarak adım atma ve sorunu kardeşlik hukuku içinde çözme kararlılığının sürdüğünü" ifade etti.
"HUKUKİ BELİRSİZLİK GİDERİLMELİ"
Doğan, çerçeve yasanın yalnızca ilk düzenleme olmayacağını, devamında gelecek yasal düzenlemeler için de referans niteliği taşıyacağını söyledi.
İki yıllık süreçte en çok tartışılan başlıklardan birinin hukuki belirsizlik olduğunu belirten Doğan, güven meselesinin de büyük ölçüde bu başlık üzerinden değerlendirildiğini kaydetti.
Doğan, süreci kurumsal anlamda güvence altına alacak bir yasal çerçeveye ihtiyaç olduğunu ifade ederek, Meclis'in bu konuda irade ortaya koymasının önemli olduğunu vurguladı.
"ÇÖZÜMÜN ADRESİ PARLAMENTODUR"
Meclis'in sürecin merkezinde yer aldığını belirten Doğan, yıllardır çözüm adresinin parlamento olduğunu söylediklerini ifade etti.
Görüş ayrılıklarının bulunduğunu ancak bu ayrılıklar üzerine istişareler yürütüldüğünü söyleyen Doğan, yasal düzenlemelerin barış süreçlerinin ilerlemesi ve sağlıklı şekilde devam etmesi bakımından yaşamsal önem taşıdığını belirtti.
"YASA EN SERİ ŞEKİLDE MECLİS GÜNDEMİNE GELMELİ"
Doğan, çerçeve yasanın en kısa sürede Meclis gündemine gelmesi gerektiğini söyledi.
Henüz netleşmiş bir takvim bulunmadığını belirten Doğan, Meclis'in çalışma süresi dikkate alındığında, düzenlemenin hızlı biçimde Adalet Komisyonu'na gelmesi, üzerinde uzlaşılmış bir metinle yola çıkılması ve Genel Kurul'da geniş siyasi uzlaşmayla tamamlanmasının artık yalnızca bir talep değil, planlama konusu olduğunu ifade etti.
"TEK BİR YASA YÜZ YILLIK SORUNU TEK BAŞINA ÇÖZEMEZ"
Doğan, sürecin bugüne kadar farklı evrelerden geçtiğini belirterek 27 Şubat çağrısı, ateşkes kararı, terör örgütü PKK'nın fesih kararı olarak ifade edilen süreç, silahların yakılması, Meclis Komisyonu'nun kurulması ve komisyon raporu gibi başlıkları hatırlattı.
Hazırlıkları tamamlanmak üzere olan yasanın demokratik çözüm açısından itici güç olacağını savunan Doğan, "Tek bir yasa yüz yıllık devasa bir sorunu tek başına çözemez. Ancak sağlam bir başlangıç yapılırsa demokratik çözümün önü açılır ve süreç kalıcı hale gelir" değerlendirmesinde bulundu.
"KÖK YASA İLK HALKA OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ"
Ayşegül Doğan, konuşmasında "kök yasa" olarak ifade ettiği düzenlemenin daha geniş bir demokratikleşme programının ilk halkası olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Doğan, demokratik siyaset alanının genişletilmesi, yerel demokrasinin güçlendirilmesi, yargı reformu, ifade özgürlüğü ve toplumsal demokratik bütünleşme gibi başlıkların birbirini tamamlayan demokratikleşme alanları olduğunu belirtti.
Doğan, "Kök yasa, bütünlüklü demokratikleşme programının ilk halkası olarak değerlendirilmeli. Demokratik çözüm yolunda yeni bir kapı aralayacak ilk yasal düzenleme olarak görülmeli" dedi.
"MECLİS SÜRECİN GARANTÖRÜ OLMALI"
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporuna da değinen Doğan, bu raporun gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.
Doğan, çıkarılacak yasanın Meclis'e görev, rol ve sorumluluk vermesi gerektiğini belirterek, Meclis'in bundan sonraki sürecin garantörü ve toplumsallaşmasını sağlayacak en önemli adreslerden biri olabileceğini ifade etti.
"SPEKÜLASYONDAN UZAK, POZİTİF BİR DİL GEREKİYOR"
Yasanın kapsamına ilişkin tartışmalara da değinen Doğan, henüz ortada olmayan bir taslak üzerinden tahmin yürütmenin süreç üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini söyledi.
Bu aşamanın ciddiyet, sakinlik ve sükûnet gerektirdiğini belirten Doğan, spekülasyondan çok kaynağından edinilmiş bilgiye ve gerçekçi yaklaşıma ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Doğan, ülkeye dönüş başlığının korkuyla değil, cesaretle ele alınması gerektiğini savunarak, kapsayıcı ve yapıcı bir dilin önemine dikkat çekti.
"SÜREÇ HUKUKİ ZEMİNDE GÜVENCE ALTINA ALINMALI"
Silahların tamamen devre dışı kalmasının önemli olduğunu belirten Doğan, DEM Parti'nin en başından beri "şiddetten demokratik siyasete geçiş" vurgusu yaptığını söyledi.
Doğan, silahların kalıcı biçimde devre dışı kalması için hukuki zeminin sağlamlaştırılması ve sürecin yasal güvence altına alınması gerektiğini belirtti.
EŞ GENEL BAŞKANLAR SİYASİ PARTİLERİ ZİYARET EDECEK
Doğan, DEM Parti Eş Genel Başkanlarının pazartesi gününden itibaren siyasi partilere ziyaretlerde bulunacağını açıkladı.
İktidar ve muhalefet partileriyle görüşmeler yapılacağını belirten Doğan, bu temaslarda yeni evreye ilişkin fikir alışverişi, bilgilendirme ve istişarelerin yürütüleceğini söyledi.
Doğan, çerçeve yasanın hazırlanma yöntemi, kapsayıcılığı, niteliği, uygulamada kurulacak mekanizmalar ve barışın toplumsallaşması gibi başlıkların görüşmelerin temel konuları olacağını ifade etti.
"SÜRECE SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU"
Açıklamasının sonunda sürecin yalnızca siyasi partilerin meselesi olmadığını belirten Doğan, Türkiye'nin demokratikleşmesi, Kürt meselesinin demokratik çözümü, eşit ve özgür yaşam başlıklarında herkesin sorumluluk hissetmesi gerektiğini söyledi.
Doğan, barış içinde eşit ve özgür yaşamın temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, tüm toplumsal kesimlere sürecin ilerlemesi için sorumluluk alma çağrısında bulundu.
Kaynak : PERRE

























