İslam itikadi tartışmalarında Eşarilik, Maturidilik, Selefilik gibi mezhepler bunların savunduğu görüşler bu görüşlerin hangi konularda uzlaşıp hangi konularda itilafa düştüğü, bu görüşlere ülkemizde kimlerin yakın olduğu konusu karmaşık bir meseledir.
Mesela son zamanlarda tartışılan isimlerden Nurettin Yıldız'ın selefiliğe yakın olduğu bilinmektedir.
Söz konusu şahıs İbn Teymiyye'nin görüşlerini savunması ile bilinir. İbn Teymiyye ise tasavvuf ekolüne özellikle İbn-i Arabi'nin görüşlerine sert eleştiriler getiren bir İslam entellektüelidir.
Selefilik, özellikle bugün Mısır'daki siyasi İslam anlayışının benimsediği bir görüştür.
Anadolu'da genel olarak kabul edilen ekol resmi görüş olarak Maturidi ekolü olarak bilinse de tarikatlar aracılığı ile Maturidiliğe sızan Eşari ekolün etkisi altındadır. Bugün diyanete sorsanız Maturidi ekolüne yakın olduklarını söylerler ama derin bir şekilde Eşariliğin izlerini cuma günleri dinlediğiniz fetvalarda görürsünüz.
Bunların ortak kabulü ise felsefeye redddiyedir. Bu yüzden hepsi Gazali'de asgari müştereklerde birleşirler.
Mesela bunların her birine "Allah nerededir?" diye sorsanız alacağınız cevaplar aynı olmayacaktır.
Nurettin Yıldız'ın Boğaziçine daveti ilginç bir mesele bu yüzden.
Onu kamuoyu bir perspektiften tanıyor halbuki bu davetin altında perde arkasında bu itikadi tartışmaların izleri olabilir.
Bu gruplar arası itikadi tartışmalar ise bu meseleler avvam önünde tartışılmaz diye inanç sahibi halktan saklanmaktadır. Ama takip ettiğimiz kadarıyla aralarında bir uzlaşma değil bir çatışma olduğu açıktır.