"Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı

Celil Kocataş

09-04-2026 09:02

"Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı
Son günlerde haber bültenlerinde ve sokaklarda maalesef ortak bir acının izlerini sürüyoruz: Artan yaya kazaları. Ancak bu kazaların çoğunda gözden kaçırdığımız, daha doğrusu yanlış anladığımız hayati bir mesele var. Toplum olarak her şeyi kendimize göre yorumlamayı sevdiğimiz gibi, trafik kurallarını da işimize geldiği gibi "esnetiyoruz."
"Yola İndim, Araç Duracak" Yanılgısı
Pek çok vatandaşımızda, "Yaya önceliği" kavramı sanki dokunulmazlık zırhıymış gibi bir algı oluşturdu. "Yol benim, ben yola adımımı attığım an araçlar zınk diye duracak" mantığıyla, kontrolsüzce yola atlamak ne yazık ki hak aramak değil, bile bile felakete yürümektir. Şunu net bir şekilde idrak etmeliyiz: Böyle bir dünya yok.
Trafik, sadece sürücülerin uyması gereken bir yasaklar silsilesi değildir; yayanın da can güvenliğini koruma sorumluluğu vardır.
Kuralı Bilmeden Hak Aranmaz
Bir yaya olarak hak iddia edebilmeniz için önce kendi üzerinize düşen sorumluluğu yerine getirmeniz gerekir. İşte unuttuğumuz o temel kurallar:
Geçitler Boşuna Yapılmadı: Adı üzerinde; yaya yolundan yürüyeceksin, yaya geçidini kullanacaksın.
Alt ve Üst Geçit Medeniyettir: Hemen yanı başınızda konforlu ve güvenli bir alt geçit veya üst geçit dururken, bariyerlerin arasından sıyrılıp trafiğin içine dalmak tedbirsizliğin en büyüğüdür.Yolun Ortası Kaldırım Değildir: Yolu ortalayıp yürümek, trafiğin akışını hiçe saymak sadece kendi canınızı değil, sürücülerin de hayatını ve vicdanını tehlikeye atmaktır.
Önce Tedbir, Sonra Takdir
Kendi can güvenliğinizi korumak için önce kuralları çok iyi öğreneceksiniz. Kuralları bilmek yetmez, onları sahada harfiyen uygulayacak ve her zaman tedbirli olacaksınız. Unutmayın ki, iki tonluk bir metal yığınının fizik kuralları gereği anında durması her zaman mümkün olmayabilir. Sizin haklı olmanız, bir kazanın acı sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Sonuç Olarak;
Kimsenin canının yanmaması, ocakların sönmemesi için trafiği bir "hak mücadelesi" alanı olarak değil, "birlikte yaşama kültürü" olarak görmeliyiz. Kurallar sizi kısıtlamak için değil, yaşatmak içindir. Önce kurallara uyalım, sonra güvenle yürüyelim.

DİĞER YAZILARI Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? 01-01-1970 03:00 Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında 01-01-1970 03:00 Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz 01-01-1970 03:00 Şimdi ne olacak, haydeee… 01-01-1970 03:00 Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer. 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde buyuk telaş 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın 01-01-1970 03:00 10 ocakta hatırlananlar 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi 01-01-1970 03:00