Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında

Celil Kocataş

21-05-2026 11:47

Muhtar adayları adeta gövde gösterisi yarışına girmiş. Eski muhtarın köye dönmesinden sonra, mevcut adaylara bir hâller olmuş. "Beni karşılayan kalabalık, seni karşılayandan daha fazla" yarışı başlamış. Köylü ise artık durumdan bıkmış: "Hizmet yok, kuru kalabalık çok; laf çok ama iş yok" demeye başlamış.
Adaylar kahvede oturup, "Ben geçen ay şunları yaptım," diye anlatmaya koyulmuş. Yetmemiş, bir de çığırtkanlara arkalarını yaslamışlar.
Meydanı inleten çığırtkanlar bağırıyor: "Ey ahali! Ben geçen hafta on taziye, beş açılış gezdim. Kırk kişinin elini öptüm, yirmi kişiyle tokalaştım, otuza yakın ev ve dükkân ziyaret ettim. Falanca mektepte konuştum..."
Köyün delisi Höso da daha fazla dayanamamış en sonunda: "Yeter ulan, boş beleş konuşmayın! Siz aday oldunuz olalı köye bir çivi çaktığınız yok. Anca bıdı bıdı edip duruyorsunuz!" diye isyan bayrağını açmış.
Karşı köy de en az burası kadar karışık. Fakat oranın muhtar adayları şimdilik "bekle-gör" politikasına geçmiş durumdalar.
Geçtiğimiz günlerde vefat eden eski ağalardan Mahmut Hoca’nın taziyesi bile, taziyeden ziyade bir siyaset meydanına dönmüş. Her köşede başka bir hesap, başka bir fısıltı, başka bir kulis...
Bu arada köye yeni atanan ilbay  göreve başlayınca kapısında uzun kuyruklar oluşmuş. "Hoş geldin" kuyruğu... İşi olan da gitmiş, olmayan da. Özellikle yazar çizer takımı kapıyı hiç boş bırakmamış. İçeride ne anlatıp ne üfledikleri ise köyde büyük bir merak konusu.
Ama hiç merak etmeyin… Gelen ilbay sizi zaten çoktan öğrenmiştir. Sizden önce "hoş geldin"e koşanlar, hakkınızda geniş bir brifing vermiştir bile.
Zaten bu köyde yıllardır değişmeyen bir gelenek vardır: Yeni geleni daha adımını atar atmaz karşılar, sonra da oturup köyün bütün ahvalini, dedikodusunu bir bir anlatırlar. Yıllar önce gelen bir ilbay da bunu bizzat kendisi itiraf etmişti:
"Bana kendinizi anlatmayın," demişti, "Ben sizi zaten hepinizden önce, kendi arkadaşlarınızdan tanıdım..."
Eee, ne diyelim; kral öldü, yaşasın yeni kral!
Not: Çeperci, seni de unutmadık...Haftaya

DİĞER YAZILARI Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz 01-01-1970 03:00 Şimdi ne olacak, haydeee… 01-01-1970 03:00 Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer. 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde buyuk telaş 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın 01-01-1970 03:00 10 ocakta hatırlananlar 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi 01-01-1970 03:00