HİZMET-İŞ’ten işçi hakları için kapsamlı çağrı: Kıdem tazminatı tavanı kaldırılsın

ADIYAMAN (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - HAK-İŞ Konfederasyonu'na bağlı HİZMET-İŞ Sendikası, Antalya'da gerçekleştirilen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından yayımladığı sonuç bildirgesinde çalışma hayatına ilişkin kapsamlı yasal düzenleme çağrısında bulundu. Kıdem tazminatındaki tavan uygulamasının kaldırılması, zorunlu arabuluculuğa son verilmesi, en düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine yükseltilmesi ve belediye şirketlerinde çalışan işçilere 52 günlük ilave tediye ödenmesi taleplerinin öne çıktığı bildirgede, 696 sayılı KHK kapsamındaki işçilere tayin ve becayiş hakkı tanınması için de yasal düzenleme istendi.

GÜNCEL - 30-10-2026 15:27

HİZMET-İŞ’ten işçi hakları için kapsamlı çağrı: Kıdem tazminatı tavanı kaldırılsın

HİZMET-İŞ Sendikası'nın Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı, 29 Ekim 2026 tarihinde Genel Başkan Mahmut Arslan başkanlığında Antalya'da gerçekleştirildi. Toplantıya sendikanın yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyeleri, şube ve il başkanları, profesyonel şube başkan yardımcıları ile komisyon ve komite temsilcileri katıldı.

Çalışma hayatının temel sorunlarının ve önümüzdeki döneme ilişkin sendikal hedeflerin ele alındığı toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, ücret politikalarından iş güvencesine, emeklilik sisteminden vergi adaletine, belediye işçilerinin haklarından sendikal örgütlenmeye kadar birçok konuda düzenleme yapılması talep edildi.

'EKONOMİK BÜYÜMEDEN ÇALIŞANLAR DA ADİL PAY ALMALI'

Ekonomik büyümenin çalışanların yaşam koşullarına yeterince yansımadığı belirtilen bildirgede, artan hayat pahalılığı karşısında ücretlerin satın alma gücünün korunması gerektiği vurgulandı.

Bildiride şu ifadelere yer verildi:

"Ekonomik büyümenin çalışanların yaşam koşullarına yeterince yansımadığı bir ortamda, kalkınmanın toplumsal karşılığından söz edilemez. Artan hayat pahalılığı karşısında ücretlerin satın alma gücünü koruması, çalışanların insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olması ve emeğin karşılığının verilmesi temel bir gerekliliktir."

Kayıt dışı istihdamın çalışanların sosyal güvencelerini zayıflattığına da dikkat çekilen bildirgede, Türkiye'de kayıt dışı istihdam oranının yüzde 25'e yaklaştığı ifade edilerek kayıtlı istihdamı ve sendikal örgütlenmeyi teşvik edecek düzenlemeler yapılması istendi.

'İŞE İADE KARARI İŞVERENİN İRADESİNE BIRAKILMAMALI'

4857 sayılı İş Kanunu'nun değişen iş gücü piyasasının ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığı belirtilerek iş güvencesi hükümlerinin güçlendirilmesi, fazla çalışmanın sınırlandırılması, denetim mekanizmalarının geliştirilmesi ve sendikal hakların korunması talep edildi.

Mevcut iş güvencesi sisteminin işverenler tarafından tazminat davası olarak değerlendirildiği ifade edilen bildirgede şu çağrı yapıldı:

"Bu nedenle, iş güvencesi hükümleri geliştirilmeli, işe iadesine karar verilen işçilerin, işverenin iradesine bağlı kalmaksızın işyerlerine dönmeleri sağlayacak şekilde düzenleme yapılmalıdır."

'ZORUNLU ARABULUCULUK KALDIRILMALI'

Bildirgenin dikkat çeken başlıklarından biri de işçi ve işveren uyuşmazlıklarında uygulanan zorunlu arabuluculuk sistemi oldu.

İş sözleşmesi sona eren çalışanların ekonomik bakımdan en savunmasız oldukları dönemde, yasal hakları üzerinden yeniden pazarlığa zorlanmasının kabul edilemeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

"İş akdi sona eren işçinin bütün alacaklarının herhangi bir pazarlık yapılmaksızın ödenmesi yasal ve ahlaken zorunlu olup, doğmuş haklar ve alacaklar üzerinde yeniden bir pazarlık yapılması evrensel bütün ilkelere aykırıdır. Bu nedenle iş hukukunun ruhuna ve temel ilkelerine aykırı olduğu açık olan zorunlu arabuluculuk müessesinin kaldırılmasını talep ediyoruz."

'KIDEM TAZMİNATINDA TAVAN SINIRLAMASI KALDIRILMALI'

Kıdem tazminatının işçiler açısından kazanılmış bir hak olduğu vurgulanan bildirgede, bu hakkın korunması ve daha güçlü güvencelerle geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.

Kıdem tazminatına getirilen tavan sınırlamasının, çalışanların hak ettikleri tutara ulaşmasını engellediği belirtilerek şu değerlendirmede bulunuldu:

"Tavan sınırlaması nedeniyle, işçilerin büyük kısmı ortalama 18-20 günlük ücretleri tutarında kıdem tazminatı alabilmektedir. Bu durum kıdem tazminatının işçinin 30 günlük ücreti üzerinden ödenmesi yönündeki emredici kanun hükmüne aykırı olduğu gibi hakkaniyete de aykırıdır."

Bildiride, "Bu nedenlerle, çalışanların emeğinin karşılığı olan kıdem tazminatına tavan sınırlaması getiren düzenlemenin kaldırılmasını talep ediyor bu yöndeki mücadelemizi sürdürüyoruz." denildi.

Kıdem tazminatında yeni bir modelin ise işçi ve işveren konfederasyonları ile devletin katılımıyla oluşturulacak sosyal diyalog mekanizması çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Ayrıca işsizlik ödeneği miktarının artırılması, ödeneğe hak kazanma koşullarının kolaylaştırılması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılmasının önlenmesi istendi.

'ÇOK KAZANANDAN ÇOK, AZ KAZANANDAN AZ VERGİ ALINMALI'

Çalışanların yıl içerisinde vergi dilimleri nedeniyle önemli gelir kayıpları yaşadığı belirtilen bildirgede, mevcut vergi sisteminin gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştirdiği ifade edildi.

"Türkiye'nin kapsamlı bir vergi reformuna ihtiyacı var. Çok kazanandan daha fazla, az kazanandan daha az vergi alınması gerekiyor. Çalışanların ailevi yükümlülüklerini ve temel harcamalarını dikkate alan, vergi dilimlerini ücretliler aleyhine sonuçlar doğurmayacak biçimde düzenleyen adil ve hakkaniyetli bir vergi sistemi istiyoruz."

'EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI ASGARİ ÜCRET DÜZEYİNE ÇIKARILMALI'

Emeklilik sistemindeki aylık bağlama yönteminin çalışanlar açısından adaletsizlik oluşturduğu belirtilen bildirgede, emeklilik hakkını kazandıktan sonra çalışmaya devam eden işçilerin daha fazla prim ödemelerine rağmen emekli aylıklarında düşüş yaşanabildiğine dikkat çekildi.

HİZMET-İŞ, emeklilik sistemindeki taleplerini şu ifadelerle açıkladı:

"En düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine yükseltilmesini, emekli aylıklarının enflasyon karşısında erimemesini, prim gün sayısı ve çalışma dönemindeki kazançların emekli aylığına adil biçimde yansıtılmasını, daha fazla prim ödeyen çalışanların emekli aylıklarının aleyhlerine olacak şekilde azalmasının önlenmesini istiyoruz."

ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONUNUN YAPISINA DEĞİŞİKLİK TALEBİ

Türkiye'de ücretli çalışanların yaklaşık yüzde 45'inin asgari ücret aldığı belirtilen bildirgede, mevcut Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısı eleştirildi.

Komisyonun yapısının ve ücret belirleme kriterlerinin çalışanların ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu savunularak, daha katılımcı, demokratik ve çoğulcu bir sistem oluşturulması istendi.

Bildiride, "Bu nedenle, Asgari Ücret Tespit Komisyonun yapısının değiştirilmesi, daha katılımcı, demokratik, adil ve çoğulcu bir modelin oluşturulmasını talep ediyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Sosyal diyalog mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiği de vurgulanarak, Ekonomik ve Sosyal Konseyin en son 2009 yılında toplandığı hatırlatıldı. Üçlü Danışma Kurulu ve Çalışma Meclisi gibi yapıların düzenli olarak çalıştırılması talep edildi.

BELEDİYE İŞÇİLERİNE 52 GÜNLÜK İLAVE TEDİYE TALEBİ

Sonuç bildirgesinde belediye şirketlerinde ve il özel idarelerinin iştiraklerinde çalışan işçilerin sosyal haklarına geniş yer verildi.

6772 sayılı Kanun kapsamında belediye şirketlerinde çalışan işçilerin ilave tediyeden yararlanamamasının önemli bir sorun olduğu belirtilerek şu çağrı yapıldı:

"6772 sayılı Kanunun belediye şirketleri için de uygulanmasını içeren kanuni düzenlemenin çalışma hayatına kazandırılarak, aynı işyerlerinde aynı işleri yapan işçiler arasında yapılan ayrımcılığın sonlandırılmasını istiyor, bu yöndeki mücadelemizi devam ettiriyoruz."

Sendika, belediyeler ve il özel idarelerinin şirketlerinde çalışan işçilere 52 günlük ilave tediye ödenmesini sağlayacak yasal düzenlemenin yapılmasını istedi.

BELEDİYE ŞİRKETLERİ KAMU ÇERÇEVE PROTOKOLÜNE DAHİL EDİLMELİ

Belediye şirketlerinde çalışan işçilerin Kamu Çerçeve Protokolü dışında bırakılmasının ücret ve sosyal haklarda eşitsizlik yarattığı belirtilen bildirgede, belediyeler, bağlı kuruluşlar, belediye şirketleri ve il özel idarelerinin protokole dahil edilmesi talep edildi.

Bildirgede, "Ücret ve sosyal haklarda eşitsizliklerin giderilmesi ve hakkaniyetin sağlanması için Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü'ne belediyeler, bağlı kuruluşları, belediye şirketleri ve özel idareleri dahil edilmelidir." denildi.

Ayrıca 12 Mayıs 2023 tarihinde İşkolları Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle belediye şirketlerine ilişkin getirilen istisnanın kaldırılması istendi. Belediye şirketleri ve iştiraklerindeki işkolu tespitlerinin ilgili belediye mevzuatı ve yerleşik yargı içtihatları doğrultusunda yapılması gerektiği savunuldu.

696 SAYILI KHK KAPSAMINDAKİ İŞÇİLERE TAYİN VE BECAYİŞ HAKKI İSTENDİ

HİZMET-İŞ Sendikası, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen çalışanların tayin, nakil ve becayiş hakkından yararlanamamasını çalışma hayatının önemli sorunlarından biri olarak gündeme taşıdı.

Özellikle eş durumu, sağlık, engellilik, can güvenliği ve zorunlu mazeretler nedeniyle görev yeri değişikliği talep eden işçilerin mevcut düzenlemeler nedeniyle mağduriyet yaşadığı belirtilen bildirgede şu ifadelere yer verildi:

"Özellikle eş durumu nedeniyle aile birliğinin sağlanması, sağlık mazeretleri, engellilik hali, can güvenliği ve zorunlu mazeretler çerçevesinde görev yeri değişikliği talep eden işçiler, mevzuattaki yasal boşluk ve idari engeller sebebiyle yıllardır görev yaptıkları illerde kilitlenmiş durumdadır. Bu durum, anayasal koruma altındaki aile kurumunun fiilen parçalanmasına yol açmaktadır."

Sendika, Anayasa Mahkemesinin 26 Kasım 2025 tarihli kararının yürürlüğe gireceği 9 Aralık 2026 tarihinden önce gerekli düzenlemelerin yapılmasını ve işçilere tayin ile becayiş hakkı tanınmasını talep etti.

TAŞERON İŞÇİLERİN KADRO SORUNU GÜNDEME GELDİ

Kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışan taşeron işçilerin kadro sorunlarının da ele alındığı bildirgede, ücret yetersizliği, sosyal hakların sınırlılığı, ulaşım sorunları ve toplu iş sözleşmelerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından belirlenmesi gibi uygulamalara dikkat çekildi.

KİT'lerde çalışan taşeron işçilerin kadroya alınmasını sağlayacak bağlayıcı yasal düzenlemeler yapılması istendi.

Ayrıca ihale sözleşmeleri veya yaptıkları işlerin niteliği nedeniyle daha önce kadro kapsamı dışında bırakılan diğer kamu taşeron işçilerinin de kadroya geçirilmesi talep edildi.

EV İŞÇİLERİNİN YÜZDE 98'DEN FAZLASI KAYIT DIŞI

Ev işçilerinin sosyal güvenceden ve iş güvencesinden yoksun çalışma koşullarına dikkat çekilen bildirgede, Türkiye'de 1 milyon 300 binin üzerinde ev işçisi bulunduğu ve bu çalışanların yüzde 98'den fazlasının kayıt dışı istihdam edildiği belirtildi.

HAK-İŞ tarafından HİZMET-İŞ koordinasyonunda iki yıl önce başlatılan çalışmalar kapsamında 165 bin ev işçisine ulaşıldığı açıklanırken, hedefin 500 bin ev işçisine ulaşmak olduğu kaydedildi.

Ev işçilerinin sendikal örgütlenme, insanca yaşamaya yeterli ücret ve iş güvencesi haklarının sağlanması gerektiği vurgulandı.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE İŞ GÜVENLİĞİNE VURGU

Bildirgenin teknoloji ve çalışma hayatına ilişkin bölümünde, dijitalleşme, yapay zeka ve yeşil dönüşüm süreçlerinde çalışanların haklarının korunması istendi.

Teknolojik gelişmelerin sendikal örgütlenmenin önemini ortadan kaldırmayacağı belirtilerek, dönüşümün emek merkezli yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde ise mevzuat düzenlemelerine rağmen iş kazalarının önlenmesinde yeterli ilerleme sağlanamadığına dikkat çekildi. Denetimlerin güçlendirilmesi ve yaptırımların artırılması çağrısı yapıldı.

'TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ DESTEKLİYORUZ'

HİZMET-İŞ Sendikası, sonuç bildirgesinde 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin tutumunu da açıkladı.

"Devletimizin başlattığı 'Terörsüz Türkiye' sürecini destekliyor, başarı ile tamamlanması için elimizden geleni yaptığımızı ifade ediyoruz."

Bildiride, sürecin çalışma hayatına ve özellikle yerel yönetimlere de yansıması gerektiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

"Terörün sona ermesi ve oluşacak normalleşme ile birlikte, özellikle yerel yönetimlerdeki partizanlık, mobbing, sendikasızlaştırmaya yönelik baskılarla birlikte, haksız ve hukuksuz bir şekilde işten çıkarılmalara son verilmelidir. Yerel yönetimlerdeki iş barışı, sürdürülebilir bir diyalog ortamı ve emekçinin iradesine olan saygı güçlendirilmelidir."

GAZZE VE FİLİSTİN İÇİN DAYANIŞMA ÇAĞRISI

Uluslararası gelişmelerin de değerlendirildiği sonuç bildirgesinde, Gazze ve Filistin'de yaşananlara karşı uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi istendi.

"Filistin konusu, bölgesel bir çatışma değil, bir soykırım karşısında tüm insanlığın duyarlı olması gereken insani, vicdani ve ahlakı bir sorundur. Gazze ve Filistin bizim kırmızı çizgimizdir."

Sendikanın dünyanın farklı bölgelerinde hak ihlallerine uğrayan insanlarla dayanışmayı sürdüreceği belirtildi.

CUMHURİYET'İN 103. YILI KUTLANDI

Toplantının 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na denk gelmesi dolayısıyla sonuç bildirgesinde Cumhuriyet'in 103. kuruluş yıl dönümüne de yer verildi.

"Cumhuriyetimizin 103. Kuruluş Yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bağımsızlığımız ve vatanımız uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyor, birlik, kardeşlik, demokrasi ve refah içerisinde Cumhuriyetimize nice yıllar diliyoruz."

'İŞÇİNİN İŞİNE, AŞINA VE ALIN TERİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ'

HİZMET-İŞ Sendikası'nın Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi, işçi haklarının korunması ve geliştirilmesine yönelik mücadelenin sürdürüleceği vurgusuyla sona erdi.

"İşçinin işine, aşına, alın terine ve kazanılmış haklarına sahip çıkıp, bu hakların geliştirilerek yaygınlaştırılması için mücadeleye devam edeceğiz."

Kaynak : PERRE

DİĞER HABERLER
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Türk devletlerinin dayanışması stratejik bir zaruret haline geldi’

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Türk devletlerinin dayanışması stratejik bir zaruret haline geldi’

30-10-2026 - GÜNCEL

Adıyaman’da Cumhuriyet’in 103. yılı kutlamaları Polis Evi’ndeki kabul töreniyle tamamlandı

Adıyaman’da Cumhuriyet’in 103. yılı kutlamaları Polis Evi’ndeki kabul töreniyle tamamlandı

30-10-2026 - GÜNCEL