Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesinin Yenilevent Kampüsü'nde düzenlenen 16'ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 8'inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi'nin mezuniyet törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı.
Kurmaylık eğitimlerini başarıyla tamamlayan subayların mezuniyet merasimine katılmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün 125'i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askerî personel olmak üzere toplam 301 subayımızın gurur gününe iştirak ediyor, mezuniyet sevinçlerini paylaşıyoruz. Dereceye girenlerle birlikte 16’ıncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 8’inci Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimlerini neticelendiren tüm subaylarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, diplomalarını alan subayların "kurmay" ünvanıyla farklı kademelerde Türk Silahlı Kuvvetlerine, devlete ve millete yüksek bir vazife şuuruyla hizmet edeceklerine, Türk ordusunun tarih boyunca dünya ölçeğinde temayüz etmiş en güçlü vasıflarından biri olan kurmay akla, bilgi ve kabiliyetleriyle en güçlü katkıları yapacaklarına inandığını ifade etti.
Kurmay subaylara yeni vazifelerinde üstün muvaffakiyetler temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cenabıallah ayağınıza taş değdirmesin, sizleri her türlü tehdit ve tehlikeden emin ve muhafaza eylesin diyorum" ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 farklı ülkeden gelerek burada modern, kapsamlı ve nitelikli eğitimler alan misafir askerleri de canıgönülden kutladığını, üstlenecekleri görevlerle ülkeleri arasındaki dostluk, dayanışma ve iş birliklerini daha da geliştireceklerine yürekten inandığını dile getirdi.
Subayları hem kuramsal çerçevede hem de uygulama zemininde titizlikle eğiten, bilgi ve deneyimleriyle genç kurmayları teçhiz eden komutan ve hocalara da takdir ve tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle devletin bekası, ülkenin güvenliği, milletin huzur ve selameti için can veren şehitlerin tamamını rahmetle yâd ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Merhum Nurettin Topçu'nun ifadesiyle 'Şehit, bir fertte barınan milletin ruhu, bir millet iradesidir ki bir vücudun gömüldüğü yerden bize ebedî hayat gönderir, bize ebediyeti kazandırır.' Türk milletine ebediyeti kazandıran, milletimizin hürriyet abideleri, devletimizin ebed-müddet nişaneleri olan aziz şehitlerimiz, destanlaşan mücadeleleri ve hatıralarıyla yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Ay yıldızlı al bayrağımızda temerküz eden millî ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını ortaya koyan gazilerimize şükranlarımı sunuyor, hepsine hayırlı ve bereketli ömürler diliyorum. Bugün mezun ettiğimiz kurmay subaylarımızın ülkemizde, bölgemizde ve sınırlarımızın ötesinde ifa edecekleri görevlerle şehit ve gazilerimizin emanetini layıkıyla taşıyacaklarından hiçbir şüphe duymuyorum."
“ÜNİVERSİTEMİZ KÜRESEL ÖLÇEKTE YILDIZI PARLAYAN EN SEÇKİN EĞİTİM KURUMLARIMIZDAN BİRİ HÂLİNE GELMİŞTİR”
Millî Savunma Üniversitesinin 10’uncu kuruluş yıl dönümünün 31 Temmuz'da idrak edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu en başında ve özellikle ifade etmek isterim. 10 yıl gibi kısa sürede Millî Savunma Üniversitemiz küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri hâline gelmiştir. Vatanına, milletine, devletine aşkla bağlı donanımlı, vicdanlı, özgüven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak milletimizin iftihar kaynağıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin savunma, güvenlik ve strateji gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla, ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle askerî harekât ortamı ve askerî kültürün gelişimine yönelik doktriner çözümleriyle hayati bir misyonu yerine getirdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millî Savunma Üniversitemiz bünyesindeki yedi enstitü, üç harp okulu, dört astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu ile bir yandan millî iradeyi hareket noktası olarak belirleyen vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken diğer yandan askerî bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor. Bunun için değerli rektörümüzün ve yöneticilerimizin şahsında Millî Savunma Üniversitemizin sivil, asker, eğitimci kadrosunu, bu ailelerin tüm mensuplarını tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum" diye konuştu.
Hükûmet olarak kurulduğu günden beri üniversitenin yanında olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, subay ve astsubayların daha yüksek standartlarda, daha iyi şartlarda eğitim alabilmeleri için fiziki ve teknik altyapı başta olmak üzere ihtiyaçları karşılama noktasında ayrı bir hassasiyet taşıdıklarını kaydetti.
Bundan sonra da MSÜ'nün daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin 10’uncu kuruluş yıl dönümünün Türk Silahlı Kuvvetleri ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
“SAVAŞLAR ARTIK SADECE CEPHELERDE VERİLMİYOR, SİBER SALDIRILAR VE DEZENFORMASYON KAMPANYALARIYLA BİRLİKTE YÜRÜTÜLÜYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, keskin değişimlerin istisna olmaktan çıkıp sıradanlaştığı bir dönemin yaşandığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapay zekâ ve yeni teknolojiler eğitimden sağlık ve finansa, ulaştırmadan kamu hizmetlerine hayatın her alanını hem de çok derinden etkiliyor. Savunma ve güvenlikte ise bu dönüşümün tezahürlerini çok daha net bir şekilde gözlemliyoruz. Şu gerçeği en iyi sizler biliyorsunuz, klasik harp ortamlarında belirleyici faktörler kuvvet yoğunluğu ve platform sayısıydı. Günümüzde bunlara teknolojinin, enformasyonun, insansız sistemlerin, hızlı karar destek mekanizmalarının da eklendiğini görüyoruz. Savaşlar artık sadece cephelerde verilmiyor, siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyalarıyla birlikte yürütülüyor. Kamikaze dronlarla kritik altyapılar, enerji nakil hatları, ticaret güzergahları hedef alınıyor.”
İnsansız hava ve deniz araçlarının sonuca doğrudan etki ettiği, yapay zekâ merkezli yazılımların harekâtın seyrini değiştirdiği yeni bir denklemle karşı karşıya olunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, keşif ve gerçek zamanlı haber almanın vazgeçilmez birer kuvvet çarpanı olduğu bu yeni ortamın, planlamayla birlikte sevk ve idareyi de her zamankinden daha kritik hâle getirdiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millî Savunma Üniversitemizde yetişen subaylarımız hem planlama hem de sevk ve idare noktasında eşsiz bir performans ortaya koyuyorlar. Gazi Mustafa Kemal tuttuğu notlardan birinde, 'Komutanlık çare aramaktan ibarettir, bunu da harp tarihi öğretir' diyordu. Farklı misyonlarda görüyoruz ki komutanlarımız eşsiz zaferlerle dolu olan tarihimizden aldıkları ilhamla, harp tarihinden edindikleri bilgilerle hamdolsun yeni destanlar yazmaya devam ediyorlar. Biz de devlet olarak uluslararası güvenlik paradigmasının radikal bir dönüşüme uğradığı bu dönemde yeni sistemin kutup başlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz" ifadelerini kullandı.
“SON 12 AYDA 11 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE SAVUNMA VE HAVACILIK ÜRÜNÜ İHRAÇ EDEREK YENİ BİR REKORA İMZA ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiinde yüzde 82 yerlilik oranına ulaşıldığını, geliştirilen ürünleri doğrudan sahada test ettiklerini, geri bildirimlerin ışığında sürekli yenileyip güncellediklerini aktardı.
Mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin, sektörde faaliyet gösteren 4 bine yakın firmanın başarılarına her gün yenilerinin eklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eklemeyle birlikte güvenlik birimlerini yerli ve millî ekipmanlarla, son teknolojiye sahip teçhizatlarla donattıklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilhassa ihracatta çıtayı her geçen gün daha da yükselttiklerinin altını çizerek, şunları söyledi: "Son 12 ayda 11 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek yeni bir rekora imza attık. Ocak-Haziran dönemi ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30'a yakın artışla 4 milyar 665 milyon dolara ulaştı. Sadece geçtiğimiz ay 803 milyon dolar değerinde ürün ihraç ettik. Tabii şurası da mühimdir, risk ve tehditleri doğru okuyabilen, bu sistem ve teknolojileri etkin kullanabilen, farklı platformlardan gelen verileri uygulamaya döken subaylarımız ve askerlerimiz de savunma sanayiinde yakaladığımız bu ivmeyi sahada millî kazanımlara dönüştürmektedir. Kurmay aklın üretim merkezi olan Millî Savunma Üniversitemiz ise yetiştirdiği vatan evlatlarıyla bu kazanımları sürdürülebilir kılmaktadır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milleti olarak dünyada başka hiçbir milletle mukayese edilemeyecek ölçüde köklü ve zengin bir askeri birikime sahip olduklarını belirtti.
Türk Kara Kuvvetleri'nin iki hafta önce 2 bin 235'inci yaşını kutladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Dünyanın en eski askerî müzesi olan Harbiye Askerî Müzesi'ni 1453'te kurmuş bir milletiz. Şunun altını özellikle çizmek durumundayım. Biz yalnızca bugünkü orduların temelini teşkil eden, onlu sistemi kuran değil, aynı zamanda hilal taktiğine asıl derinliğini veren, yontma keser taktiğini ve örtme harekâtını da dünya savaş literatürüne kazandıran bir milletiz. Evcilleştirdiğimiz atları cenk meydanlarında fırtına gibi kullanarak piyade ağırlıklı savaşın konseptini biliyorsunuz, biz değiştirdik. Süvariye 360 derecelik manevra imkânı sunan üzengiyi ordu-millet olarak biz icat ettik. İstanbul'un fethiyle bir çağı kapatıp diğerini açarken, Sultan Fatih'in döktürdüğü Şahi toplarıyla karadan yürüttüğümüz gemilerle askerî dehamızın ışıltısıyla yeni bir destan kaleme aldık. Mehteri, savaş alanında birlikleri yönlendiren bir orkestra olarak yine biz kullandık."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin daha birçok yeniliği harp sahasına ve sanatına kazandırdığına işaret ederek, "Tüm bunları yaparken toprakla birlikte gönüller de fethettik. Gücümüzü iyilik ve adaletle, zekâmızı erdem ve merhametle taçlandırdık" diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDA KANAYAN YARALARI BİZ SARIYORUZ”
Bugün de aynı çizgide ilerlediklerini ve ecdadın mirasına en güzel şekilde sahip çıktıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gönül coğrafyamızda kanayan yaraları biz sarıyor, diyalog kanallarının açık tutulmasında öncü roller üstleniyoruz. Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Afrika'ya barışın ve huzurun kalıcı hâle gelebilmesi için her türlü kapıyı zorluyoruz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde mensubu oldukları uluslararası ittifaklarda çok güçlü varlık gösterdiklerini vurgulayarak, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ne Ankara'da başarıyla ev sahipliği yaptıklarını, değişen güvenlik koşulları ekseninde İttifak'ın geleceğini Türkiye'de ele aldıklarını bildirdi.
NATO'nun güney doğu kanadının emanet edildiği bir ülke olarak mevcut gündeme dair değerlendirmelerini müttefikleriyle paylaştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Zirvesi'nin bölgede ve dünyada barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamasını temenni etti.
“TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİNİ KİMSEYE EMANET EDEMEZ, MİLLÎ GÜVENLİĞİMİZDEN ASLA TAVİZ VEREMEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hangi teşkilata üye olursak olalım, içinde bulunduğumuz zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik. Bu şekilde yaşamak için güçlü olmak zorundayız. Türkiye'nin güvenliğini kimseye emanet edemez, millî güvenliğimizden asla taviz veremeyiz. Dolayısıyla hem millî güvenliğimizi eksiksiz biçimde tahkim etmek hem de bunu hukuk, meşruiyet ve demokrasi içinde yapmak mecburiyetindeyiz. Her fırsatta söylediğim gibi iç kalemizi sağlam tutacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yol alırken, 86 milyon olarak kardeş ve kaderdaş olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız. Özellikle ülkemizi yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız."
Eğitimlerini başarıyla tamamlayan subayları tebrik ederek, üstlenecekleri görevlerinde başarı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, misafir subayları da aynı samimi duygularla kutladığını belirterek, ülkelerindeki dostlarına da kendisinden selam götürmelerini istedi.

























