VEKİLLERİN ADIYAMAN’DA BELEDİYE BAŞKANININ DIŞARIDA İŞİ NE?

Necati ATAR

01-02-2025 11:53

VEKİLLERİN ADIYAMAN’DA BELEDİYE BAŞKANININ DIŞARIDA İŞİ NE?

“Hocam uzun yazıyorsunuz okuyamıyoruz“ diyen arkadaşlara baştan bi güzellik yapalım ki, kıymetli zamanlarını boşa harcamasınlar; yazı uzundur.

Ama ikinci bi güzellik daha yaparak en son söyleyeceğimizi baştan söyleyelim ki nasıl bir temelin üzerine bina inşaa ettiğimiz konusunda ayrıca kafa yormasınlar.

Defalarca yazdım, konuştum, tartıştım bir kez daha yazayım; Vekiller Adıyaman'a geldikçe ve Belediye Başkanı Adıyaman'dan çıktıkça beklenen hizmetler aksar ve Adıyaman düşlerini kurduğu şehirleşmeyi asla yakalayamaz.

Milletvekilleri dediğiniz zaten yıllarca Adıyaman’da yaşayan, Adıyaman’ı bilen, sorunlarıyla hemhal olan insanlar değil mi?

Hani en azından seçim döneminde üç ay boyunca dağ, taş, tepe demeyip ilçelerden beldelere, beldelerden köylere, köylerden mezralara en ücra köşelere kadar gezip, çalmadık kapı bırakmadıklarını söyleyenler onlar değil mi?

Biz zaten vekilleri sorunlarımızı çözsünler, derdimize derman olsunlar diye göndermiyor muyuz Ankara’ya?

Onlar zaten bunun için gitmiyorlar mı Ankara’ya?

Ankara’ya gittikten sonra iki günde bir Adıyaman’a geleceklerse neden gittiler öyleyse Ankara’ya?

Hangi vekilin ayda kaç kez Adıyaman’a gelip kaç gün kaldığını, kimleri ya da nereleri ziyaret ettiğini tartışma konusu yapanlar Adıyaman’a nasıl bir kötülük ettiklerinin, vekillere nasıl bir güzellik yaptıklarının farkında dahi değiller.

Adıyaman'da, Adıyaman'ın hangi sorununu çözecek vekiller?

Okul mu yapacaklar?

Hastane mi yapacaklar?

Yol mu yapacaklar?

Yeni mahalleler kuracak, yeni caddeler açacak, sokağımızı mı genişletecekler?

Bütün bunlar yapılacaksa bile adres Ankara değil midir?

Plan olmadan, program olmadan, kapılar aşındırılmadan kime kuruş koklatır Ankara?

Devletin bir de rutin hizmetleri vardır ki, bunlar için ne vekillere ne de başkalarına ihtiyaç vardır.

Vekiller esasında bazı ekstra hizmetlerin gelmesi için vardır ama bir ayakları sürekli Adıyaman’da olduğundan Ankara’da hangi işlerin döndüğünü anlayacak zamanları da olmuyor, çabaları da…

Sorunlarımızın çözümünün Adıyaman’da değil, Ankara’da olduğunun farkına varmadıkça, vekillerimizin aramızda bulunmasını, ziyaretimize gelmesini, düğünümüzde, taziyemizde, cenazemizde bulunmasını şehrimizin geleceğinden daha çok önemsedikçe sorunlarımızın çözümünü daha uzun seneler bekler dururuz.

Vekillerimizin aramızda bulunmasıyla, bizleri ziyarete gelmesiyle, fotoğraf çektirmesiyle, ya da bizim onları ziyaret etmesiyle sorunlarımız çözülseydi Adıyaman en sorunsuz illerin başında gelirdi.

Sorun vekillerimizin sürekli Adıyaman'da olması ya da olmaması değil, Ankara'da üzerlerine düşen görevi yapıp yapmamasıdır.

Adıyaman'ın kanayan yaraları ile ilgili bir arayışın içinde olup olmadıklarıdır.

Sorunların çözümü için bakanlıkların kapısını aşındırıp aşındırmadıklarıdır.

Sevdamız dedikleri Adıyaman’la aidiyet bağlarını Ankara’da koparıp koparmadıklarıdır.

Eğriçayı’nı geçtikten sonra arkalarından bıraktıkları şehri Ankara’da unutup unutmadıklarıdır.

İlle de vekillere hesap sorulacaksa, neden Adıyaman’a gelmedikleri konusunda değil, Ankara’da Adıyaman için ne yaptıkları, bir uğraşın işinde olup olmadıkları sorulmalıdır.

Varsın seçildikleri günden bir sonraki seçime kadar hiç Adıyaman'a uğramasınlar, ama yeter ki Ankara'da kaldıkları sürece seçildikleri ilin Adıyaman olduğunu ve Adıyaman'ın ne tür acılar İçinde kıvrandığını unutmasınlar ve mesailerini Adıyaman’ın şehir olması yolunda harcasınlar.

Bir vekilin ya da vekillerin şahsımızı ilgilendiren meselelerden öte, şehrimizi ilgilendiren daha büyük meselelerle uğraşması gerekiyor.

Enkazların, molozların, şehirdeki toz bulutlarının, çukurların, çamurların, yaşadığımız trafik sorununun sorumlusu vekiller değil.

Yahu bu ilin Valisi var, Çevre Şehircilik Müdürü var, AFAD’ı var, Eminet Müdürü var, Milli Eğitim Müdürü var, Karayolları Şube Müdürü var, varoğlu var işte. Say say bitmez. Bunların devasa bütçeleri var, ihale verdiği firmalar var. Yani bu firmalardan sorumlu kurumlar var. Neyin hesabını kimden soracağımızı bilmediğimiz için bütün sorunların çözümünü aynı kişilerden ya da kurumlardan bekliyoruz.

Her şey vekillerin bir şehri ziyaret etmesiyle çözülseydi devletin yüzlerce kurumu, müdürü, amiri olmazdı. Her işin bir sorumlusu ve muhatabı vardır. Bu muhatap ve kurumlarla sorun çözülmediği zaman konu üst makamlara, yani vekillere, oradan da daha üst makamlara iletilebilir. Vekillerden hesap sorulacaksa bu şehirde yaşayan sorunlarla ilgili, ilgili makamları harekete geçirip geçirmedikleri konusunda sorulmalıdır.

1900’lı yıllarda vekillerin sadece hükumetlerin ömrünü uzatmaya yaradığını, vekillere çatmakla esas sorumlunun elinin rahatlatıldığını yazan ben, bir kez daha buradan yazayım; Adıyaman'ın devasa sorunları ile ilgili muhatabım Ankara'dır.

Birçok konu ne Belediye Başkanıyla ne de vekillerle aşılacak gibi değildir. İktidarın Adıyaman'a üvey evlat muamelesi yapmasıyla ilgili tek kelime yazamayanların, tek kelime konuşamayanların, hatta bu konuda gerekli uyarıları yapanlara çemkirenlerin Adıyaman diye bir dertlerinin olmadığı ortadadır.

Adıyaman diye bir dertleri olsaydı 20 yılı aşkın bir zamandır süregelen iktidarla ilgili herhangi bir eleştiride bulunur, Adıyaman'ın çözülmeyen, çözülemeyen sorunları ile ilgili harekete geçerlerdi.

Her konuda değilse bile en azından bu konuda kalben son derece müsterihim.

Madem “Vekiller Adıyaman'a geldikçe ve Belediye Başkanı Adıyaman'dan çıktıkça beklenen hizmetler aksar ve Adıyaman düşlerini kurduğu şehirleşmeyi asla yakalayamaz.” Dedik, öyleyse Belediye Başkanının Adıyaman’da çıkmasıyla sorunların çözümünün neden ertelendiği konusunda da bi kaç kelam edelim.

Belediye başkanı şehrin şehreminidir, şehrin kendisine emanet edildiği kişidir. Kendisine emanet edilen şehri gözünden sakınmalı, hani mahallede, hangi sokakta, hangi ücra sokakta ne tür sorunlar yaşanıyor bilmelidir.

Mümkünse bütün mesaisini şehri ve şehir ahalisini ziyaret ederek geçirmelidir.

Şehirde yaşayan ahalinin hangi sorunlarla boğuştuğunu bizatihi kendisi de yaşamalıdır.

Şehirle ve şehir ahalisiyle olan aidiyet bağını asla koparmamalıdır.

Nasıl ki bu şehirdeki ucube yapılar, çarpık kentleşme, kaldırımlara, hatta caddelere yapılan işyeri ve binalar Ankara’nın sorumluluğunda değilse,

Nasıl ki çukurlardan geçilmeyen cadde ve sokaklar Ankara’nın sorumluluğunda değilse,

Nasıl ki yeni çevre yolların açılması ya da genişletilmesi, nasıl ki su kesintileri, nasıl ki sosyal tesisler ya da benzeri yerler açmak Ankara’nın sorumluluğunda değilse,

Hastane, okul, şehrimizi ilçelerimize, oradan da komşu vilayetlere bağlayan hizmetler de belediyenin sorumluluğunda değildir.

Bir belediye başkanı ne yapacaksa Adıyaman’da yapacaktır.

Adıyaman’da yaşanan keşmekeşlik bir başka şehirde ya da ülkede çözülmeyecektir.

Bir belediye başkanının dışarıdan Adıyaman’a getireceği hizmet sadece pansuman görevi görecektir.

Sorunların kalıcı çözümü için belediye başkanının kendisine emanet edilen şehirde neler yaşandığını bilmesi, bilmekle yetinmeyip derdini dert edinmesi gerekiyor.

İllaki hesap sorulacaksa, vekillere sürekli Adıyaman’a geleceklerse Ankara’ya neden gittikleri ve Ankara’da Adıyaman için ne yaptıkları, Belediye Başkanına sürekli il dışına çıkacaksa neden Belediye Başkanı olmak istediği için sorulmalıdır.

Kimse bir yere gitmesin değil mevzu, mevzu, kimin nereye gittiğiyle kanayan yaralarımızın onmasına nasıl bir katkı sunduğudur.

30 Ocak 2025 / Perşembe / 21.07

DİĞER YAZILARI BU ŞEHİR VE BU ŞEHRİN YENİ STADI ÜZERİNE ANLIK BİR DENEME 01-01-1970 03:00 O GÜN GELİR Mİ BİLMİYORUM, GELDİĞİNDE…. 01-01-1970 03:00 Sevgili Öğretmenim 01-01-1970 03:00 ANAN ÖLE MESİ 01-01-1970 03:00 SİZLER DE BU ŞEHRİN ÇOCUKLARISINIZ BE KARDEŞİM 01-01-1970 03:00 AŞAĞI / YUKARI KARAPINAR MESELESİ 01-01-1970 03:00 KAHROLSUN SİYONİZM! 01-01-1970 03:00 AH ULAN HAMDİ! 01-01-1970 03:00 CUMHURBAŞKANIMIZIN ADIYAMANI ZİYARETLERİNDEN ÇIKARILACAK DERSLER 01-01-1970 03:00 YABANCI ÜLKELERDE HABER 01-01-1970 03:00 Sayın Cumhurbaşkanım! 01-01-1970 03:00 NUMAN BEY’LE AYRINTISIZ BİR YOL HİKÂYESİ VE FENERBAHÇE ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM 01-01-1970 03:00 SÜREÇ... 01-01-1970 03:00 HERŞEYİ BİLEN VE GÖREN 01-01-1970 03:00 MUCIZE... 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EN AĞIR YÜKÜ 01-01-1970 03:00 KODLARINI BOZDUĞUNUZ CHP’Yİ ESKİ HALİNE GETİREMEZSİNİZ! 01-01-1970 03:00 TESTI KIRILMADAN ÖNCE 01-01-1970 03:00 Okuma Notları 01-01-1970 03:00 KONUŞMA LAN! 01-01-1970 03:00 TEKRAR ALDANMAK İÇİN HAZIRIZ İNANMAYA 01-01-1970 03:00 ENTERESAN 01-01-1970 03:00 KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 FİKRET KELEŞ’İN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 KİMİN ÜLKESİNDEN KİMİ KOVUYORSUNUZ ? 01-01-1970 03:00 EVET, ISYAN 01-01-1970 03:00 ESAS SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ ? 01-01-1970 03:00 MECLİS ÜYELERİ SEÇİMLERE GİDERKEN 01-01-1970 03:00 VOLUME I 01-01-1970 03:00 ALAMUT KALESİ 01-01-1970 03:00 DAHA DA GÜZEL ŞEYLER OLMASINDAN RABBİM MUHAFAZA EYLESİN! 01-01-1970 03:00 BIRAK UÇSUN 01-01-1970 03:00 ARAP ÜLKELERİNİN GELİNİ 01-01-1970 03:00 DAHA DA GÜZEL ŞEYLER OLMASINDAN RABBİM MUHAFAZA EYLESİN! 01-01-1970 03:00 DEĞİŞTİK 01-01-1970 03:00 İRAN DÜŞERSE 01-01-1970 03:00 SURDA AÇILAN DELIK 01-01-1970 03:00 İSRAİL VE TÜRKİYE’DEKİ AMERİKAN KÖPEKLERİ 01-01-1970 03:00 ISRAIL VE ORTADOĞU 01-01-1970 03:00 TÜRK OKURU ACIMASIZDIR 01-01-1970 03:00 ASİYE KURTULUR ADIYAMAN TOZDAN KURTULAMAZ 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik ya da Türkçülük 01-01-1970 03:00 HEM BULVAR HEM KARAYOLU, HEM DEVLET HEM ÖLÜM YOLU 01-01-1970 03:00 SIRRI SÜREYYA ÖNDER'İN HATIRASINA 01-01-1970 03:00 EY SEHIR... 01-01-1970 03:00 VOLUME IV... HALK EKMEK VE AŞEVİ 01-01-1970 03:00 ARABAN-BESNİ-ADIYAMAN VE TANRININ GAZABI 01-01-1970 03:00 VOLUME III... HALK KART 01-01-1970 03:00 VOLUME I... KENT LOKANTASI, EMEKLİ ÇAY EVİ, KADIN DİNLENME EVİ 01-01-1970 03:00 HİZMETTE 1. YIL (FRAGMAN) 01-01-1970 03:00 İÇİMDEN ŞEHRİME ÇIKTIĞIM YOLCULUKTUR 01-01-1970 03:00 BANKA HAVALESİYLE CİN ÇIKARMA 01-01-1970 03:00 Sümerpark... 01-01-1970 03:00 KİM GELMİŞ 01-01-1970 03:00 ÜLTİMATOM! 01-01-1970 03:00 YAZIK ETTİNİZ 01-01-1970 03:00 SIRRI SÜREYYA ÖNDER 01-01-1970 03:00 HAMAS, HAMASET, GAZZE ve HUZUR 01-01-1970 03:00 AYNI KAFANIN ZIT TARAFLARI 01-01-1970 03:00 Şair Değilim 01-01-1970 03:00 DOSTO 01-01-1970 03:00 BİR İLKE DAHA İMZA ATMAK İSTEYENLERİN DİKKATİNE... 01-01-1970 03:00 ALÇAKLIĞIN DA BİR SINIRI VAR 01-01-1970 03:00 İŞ İŞTEN GEÇMEDEN ÖNCE 01-01-1970 03:00 ŞÜKÜR KI İŞİMİZ ALLAH'A KALMIŞTIR 01-01-1970 03:00 BILIP BILMEDIGIMIZ 01-01-1970 03:00 Mühim Mesele 01-01-1970 03:00 ILK SAHUR 01-01-1970 03:00 DIPLOMA... 01-01-1970 03:00 KAHRAMANLAR RESMI GEÇITI 01-01-1970 03:00 HAKEMLER, HAKİMLİK VE TÜRK FUTBOLUNUN İÇİNE GİRDİĞİ ÇIKMAZ ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 Bundan böyle kılı kırk yararak yazmayacağım. 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanımıza Arzuhali(miz)dir 01-01-1970 03:00 SORUMSUZLAR ÜLKESİ 01-01-1970 03:00 İnadına bir şeyler yazmıyorum 01-01-1970 03:00 EN BÜYÜK MUHAFAZAKÂR EBU CEHİL'Dİ 01-01-1970 03:00 ELEKTRİK SAYAÇLARI 01-01-1970 03:00 Kim Nerede Ne Yapıyor? 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM CAMI KIRAR KAÇARDIM ; ÇÜNKÜ KAPI KİLİTLİ 01-01-1970 03:00 Asgari bir yaşam standardı 01-01-1970 03:00 Şimdi Burdaydım Az Önce Gittim 01-01-1970 03:00 BAKANI BEKLERKEN 01-01-1970 03:00 ÜÇ KURUŞLUK AKLIMIZ VAR, ONU DA ÇOK GÖRMEYİN 01-01-1970 03:00 KİM BİLİR ? 01-01-1970 03:00 PARADOKS 01-01-1970 03:00 KAHRMANLIKLAR RESMİ GEÇİDİ 01-01-1970 03:00 SON DURAK 01-01-1970 03:00 Şehrin Göbeğinde Gürültü eziyeti 01-01-1970 03:00 "İSYAN AHLAKI" 01-01-1970 03:00 Şahlanan Ekonomiyi Görmüyorsunuz! 01-01-1970 03:00