TESTİ KIRILMADAN ÖNCE
Adıyaman birçok şeye olduğu gibi her türlü provokasyona da son derece açık bir şehir.
Nihayetinde bu ülke oruç tutmadığı halde başkalarını oruç tutmadığı için linç edenlerin çoğunlukta olduğu bir ülke.
Bu memleket de bu ülkenin sinir uçlarıyla en kolay şekilde oynanacağı bir memleket.
Unutulmasın ki, “hiçbir şey eyleme geçmiş cehaletten daha korkunç olamaz.”
Öyle kiliseydi, vakıftı, meskendi derken birkaç işgüzarın durumdan vazife çıkararak tutuşturacağı en küçük bir kıvılcımla çıkacak olayların önüne kimse geçemez.
Bugün kiliseye mesken diye verdiğiniz bina inşaatı yarın lokal olur, öbür gün propaganda yeri olur, başka bir gün bambaşka bir şey olur ve siz daha ne olduğunu anlayamadan, karanlık dehlizlerde alınacak kararlardan sonra kendinizi içinden çıkılamayacak bir yangının ortasında bulursunuz.
Başka ülkelerde şöyleymiş, başka ülkelerde böyleymiş, herkes ibadethane açma konusunda özgürmüş, kim kimin inancına ne karışırmış gibi kulağa hoş gelen ama toplumsal gerçekliği olmayan söylemlerle kendimizi kandırmayalım.
Bu şehirde her mahalleye 1 değil, 10 Cemevi açılsa bile kimsenin itirazı olmaz. Çünkü her mahallede cemevine gidecek kadar hatırı sayılı alevi vatandaşımız var, gidip gitmemeleri ayrı bir mesele.
Hâlihazırda mevcut bir kilisemiz var ve kimse bırakın kiliseden, kilisenin bulunduğu mahallenin “Gâvur Mahallesi” olarak bilinmesinden dahi rahatsız olmuyor.
Her ne kadar adı “Mara Mahallesi” olarak değiştirilse bile, halk arasında orası hala “Gâvur Mahallesi” olarak telaffuz ediliyor. Bugüne kadar en ufak bir sorun da yaşanmış değil.
Ama bu şehirde hele ki Yunus Emre Mahallesi’inde bir tek gayrimüslim vatandaşımız yokken, kilise açılamadığı için, mesken olarak ruhsat verilmesi, “herkes konut yapıyor, ne var ki bunda?” gibi masumane ifadelerle geçiştirilemez.
Herkes aklıselim bir şekilde başını ellerinin arasına alarak iki kez düşünsün.
Her türlü provokasyona açık böylesine hassas bir konunun gelecekte neler mal olacağını hesabının kitabının şimdiden yapılması ve ona göre önlem alınması gerekiyor. Aksi takdirde testi kırıldıktan sonra ona buna çatmanın ve suçu birilerine yüklemenin kimseye faydası olmayacaktır.