Bunca eğitimcinin, bunca sağlıkçının, bunca akademisyenin hatta öğrencinin ve siyasetçinin hayatı kanun hükmünde kararnamelerle karartılmış ve çoğu hâlâ mesleğine dönememiş ve bunca yıldır içerde yatıyorken ve hiç gündeme dahi gelmiyorken neyin süreci yürütülüyor gerçekten anlamış değilim.
Fi tarihinde söyledikleri birkaç söz ya da attıkları birkaç tweet yüzünden yıllardır içeride yatanların ya da seçildikleri halde yerlerine kayyum atananların ya da yıllardır mahkemeleri sürenlerin akıbeti hakkında bir tek söz söylenmiyorken, aynı ve hatta daha cesur söylemlerle süreci yürütenlerin bir kahraman edasıyla yürüttükleri sürecin ne olduğunu bu halka açıklamaları gerekiyor.
Ya haklarından mahrum edilenlerin görevine dönmesi, ya içeridekileri serbest bırakılması ya da yürütülmekte olan sürecin bütün yandaşlarının ve paydaşlarının görevden alınması ya da içeride olması gerekiyor.
Eğer ki Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti ise ve kanunlar herkese eşit ve adil bir şekilde uygulanıyorsa olması gereken budur.
Adı konulan ama ne yapılmak, nereye varılmak istendiğinin bizatihi süreci yürütenler ve gün boyu tartışanlar tarafından dahi bilinmediği ama 3-5 yıl önce bugün konuşanları konuşanların lanetlendiği ötekileştirildiği hain ilan edildiği ve hâlâ o suçlamalarla yaşamaya devam ettiği bir ahir zamandan geçiyoruz.
Hani insan hiç değilse hatalarıyla yüzleşir, bir pişmanlık emaresi gösterir, geçmişiyle yüzleşir, bunca yıldır, mağdur ettiği haklarından mahrum bıraktığı kim varsa hepsi ile helalleşir yola öyle koyulur.