Tarih boyunca medeniyetlerin beşiği olmuş Adıyaman, özelde ise Samsat toprakları; adı bugün pek çokları tarafından unutulmuş nice entelektüel devin doğduğu yerdir. Sahabe Safvan bin Muattal, Samsatlı Lukianos, Samsatlı Pavlus, Melik-ül Efdal Ali ve Antiokhos Theos bu coğrafyanın yetiştirdiği değerlerden sadece birkaçı…
Bu yazımızda ele alacağımız Samsatlı Lukianos; felsefenin, ironinin, mizahın ve hicvin erken dönemdeki en cesur kalemlerinden biridir. Bu coğrafyanın bağrından çıkmış evrensel bir değer olmakla birlikte ne yazık ki bugüne kadar yerelde hak ettiği değeri görememiştir.
Başka ülkelerde adına uluslararası çalışmalar yapılırken Adıyaman ölçeğinde ismi bile yeterince bilinmemektedir. Ne yazık ki yüzyıllardır, özellikle bölgemizde, felsefe tarihinde hak ettiği yere konulmamıştır.
MS 2. yüzyılda Samsat’ta (o zamanki adıyla Samosata) doğan Lukianos; dönemin dogmatik düşünce kalıplarını, batıl inançlarını ve sahte bilgeliği akıl almaz bir keskinlikle eleştirmiş bir yazardır. Eserlerini halkın anlayabileceği sade bir dille yazmış; tanrıları, filozofları, dönemin ikiyüzlü idarecilerini ve hurafeleri alaya alırken aslında insanlığa akıl ve sorgulama yolunu açmıştır.
İşte tam da bu karanlığı yırtmak adına, köklerimize ve değerlerimize sahip çıkmanın en güzel örneklerinden biri geçtiğimiz günlerde Samsat’ta yaşandı. Hem de öyle böyle değil, tabir yerindeyse gümbür gümbür!
Samsat Belediyesi’nin katkılarıyla Samsatlı Lukianos Felsefe Platformu tarafından organize edilen "Samsatlı Lukianos Felsefe Günleri", bir anda Adıyaman gündemine oturdu. Aslında son zamanlarda Adıyaman’ın nüfus bakımından en küçük ilçesi olan Samsat, isminin ağırlığı boyutunda büyük işler yapmaya başladı.
Son birkaç ayda ulusal boyutta edebiyat günleri, peşinden uluslararası şiir ve müzik festivalinin bir bölümü ve son olarak yine ulusal düzeyde "Hiciv Filozofu Olarak Samsatlı Lukianos" temasıyla Felsefe Günleri gerçekleştirildi.
Elbette ki bu çalışmalarda onlarca kişinin emeği var. Hepsinin şahsında geminin kaptanı Samsat Belediye Başkanı Sayın Halil Fırat’ı tebrik ediyorum. Yıllardır bu günlerin özlemini çeken bir Samsatlı olarak kendisine yürekten teşekkür ediyorum.
Öyle yerli malı haftasında kola, cips, hamburger ikram edilerek değil; öz kültürümüzle, geleneklerimizle ve eşsiz lezzetlerimizle gerçekleştirildi bu festival. Bütün misafirler tek tek karşılandı, samimi sohbetler edildi; tanışmayanlar tanıştı, kaynaştı.
Kurulan sofralarda yine kendi kültürümüz vardı: Samsat yöresine ait çiğ köfte, sarımsaklı tavuklu pilav, çeşitli hıtaplar ve börekler, tatlılar, top helva, pelok (bulamaç), bayram taplaması, yöresel şerbetler, kaynatılmış bulgur (hedik) ve kuruyemişlerden oluşan zengin geleneksel lezzetler ikram edildi.
Katılımın oldukça yoğun olduğu bu programda dinleyici olarak bile çeşitli üniversitelerden akademisyenlerin yer almasını son derece kıymetli buluyorum. Tabii orada olması gerekirken olmayan bazı isimleri yazmak istemiyorum; onlar neyi kaçırdıklarını kendileri düşünsün artık.
Lukianos’u incelediğimizde, günümüzde Samsat ilçesinde yaşayan hemşerilerimizde de benzer karakteristik özellikleri görmemiz mümkün. Özellikle hiciv, ironi ve itiraz edebilme becerisi konusunda ciddi bir genetik benzerlik olduğunu düşünüyorum. Nitekim programın soru-cevap kısmında espriler adeta havada uçuştu. Kendi kendime, "İşte Lukianos’un torunları, gerçek hemşerileri!" demekten kendimi alamadım.
Şu an toprağın, hatta baraj gölünün altında bulunan bu tarihi ve fikri hazinelerin gün yüzüne çıkarılması; onlara olan vefa borcumuzu ödemenin ötesinde, kuşaktan kuşağa aktarılacak bir aydınlanma ruhunu pekiştirecektir.
Genç nesillerimizin, kendi memleketlerinden dünya çapında bir filozofun çıktığını bilmesi onlara muazzam bir özgüven ve ilham kaynağı olacaktır.
Başta Sahabe Safvan bin Muattal ve Samsatlı Lukianos olmak üzere bu değerler, zamanla Samsat’ı fikirlerin, edebiyatın ve sanatın merkezi haline getirecektir. İnanıyorum ki diplomasi, kültür ve turizmin yönü gelecekte buraya çevrilecektir.
Başkan Halil Fırat ile Samsat Kaymakamı Hasan İnanç Gökçayır başta olmak üzere tüm Samsat bürokrasisi büyük bir vizyon ve cesaret göstererek çok doğru bir başlangıç yapmış, bu kadim toprakların tarihine isimlerini derin bir şekilde kazımışlardır, kutluyorum.
Fahrettin Çelik
Adıyaman – 01.11.2026