2000’li yılların başı…
Hani 2003 ya da 2004 olabilir.
Günlerden pazar.
Numan Bey (Kurtulmuş) bir program vesilesiyle Şanlıurfa üzerinden Adıyaman’a geliyor.
Kendilerini almaya ben gidiyorum.
Yol boyunca siyasetten ve Adıyaman’daki siyasi dengelerden çok, edebiyat, sinema, şiir üzerine konuşuyoruz.
Aynı gün saat 23.00’te Adana Havaalanında olması gerekiyor.
Saat 16 gibi Adıyaman’dan çıktık.
Gölbaşı’na kadar Adıyaman’daki kültürel yapı biraz da ülkedeki son gelişmeler üzerine sohbet ediyoruz.
Derken, konu yine ülkenin kültürel dokusu ve sinema, edebiyat ve basının muhalefete bakışına geliyor.
Yolda çocukları arıyor sık sık…
Her birine çeşitli sözler veriyor.
Dönünce onlara nereye gideceğini, neler alacağını anlatıyor.
Tam telefon kapandı, sohbet kalacağı yerden devam edecek derken diğer çocuğu arıyor.
Numan Bey her seferinde çocuklarıyla uzun zamandır görüşemiyormuş da sürpriz bir telefonla ilk kez aranıyormuş gibi uzun uzun sohbet ediyor, annenizi üzmeyin, yormayın, sözünden çıkmayın gibi nasihatlerde bulunuyor.
Derken Bahçe’ye yaklaşıyoruz.
Başkanım, diyorum, dilediğiniz zaman çay - yemek molası verebiliriz, nasılsa zamanımız çok.
Yok, biz devam edelim, diyor.
Ceyhan’a varmadan talebimi bir kez daha yeniliyorum.
Adana’ya ne kadar yolumuz kaldığını soruyor.
40-45 dakika diyorum.
Saat kaç?
18.30
Hiç durmayalım, diyor, sen beni maça yetiştir.
Maç?
Adanaspor- Fenerbahçe
Saat 19.00’da.
En büyük ortak noktamız ve ıstırabımız böylece ortaya çıkıyor; Fenerbahçe.
Kalan son 40 dakikalık yolu Fenerbahçe’yi konuşarak geçiriyoruz.
Numan öyle sıradan bir taraftar değil, yönetiminden futbolcularına, teknik direktöründen yedek oyuncularına kadar teknik analizler yapıyor.
Söz konusu maça yetişmek olunca biraz daha gaza asılıyoruz.
19.10 gibi stadın önündeyiz.
Numan Bey’le birlikte bir arkadaşı daha var, birlikte maç izleyelim diyorlar.
Dönmem gerekiyor, diyorum.
Dönüyorum; Mıstık Usta’da, Bahçe’de, Narlı’da, hatta Pazarcık’ta ve Gölbaşı’nda çay içebileceğim her yerde kısa molalar vererek.
Yani arkadaşlar diyeceğim şu ki;
Meclis Başkanımız Sayın Numan kurtulmuş, Adıyaman Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı açılışı vesilesiyle, Rektörümüz Sayın Mehmet Keleş’in yoğun uğraşları sonucunda bugün ilimize gelmişti. Biz de Numan Bey yalnız kalmasın, canları sıkılmasın, kendilerini bir görelim düşüncesiyle açılış programına teşrif ettik. Lakin program, uçuş kaynaklı teknik bir gecikmeden dolayı beklenen saatte gerçekleşmedi. Biz de bir başka programdan dolayı saat 11.00’de salondan ayrılmak zorunda kaldık. Ha, kalsaydık Numan Bey’le merhabalaşabilir miydik, asla!
Daha da önemlisi, Rektörümüz Sayın Mehmet Keleş Hocamızın da hem iyi bir okur, hem iyi bir edebiyatçı ve her şeyden daha önemlisi Fenerbahçeli olması.
Yani şu zamanda üç Fenerbahçeliyi bir arada bulmak öyle kolay olmasa gerekti. Dolayısıyla üç Fenerbahçeli bir araya gelemedik.
Numan Bey’e üniversitemizin Akademik Yılı açılışına katıldığı için teşekkür ediyor, başarılı bir eğitim yılı geçirmeleri amacıyla tüm akademisyen ve öğrenci arkadaşlarımıza da başarılar diyorum.
.