KİM GELMİŞ

Necati ATAR

22-04-2025 23:45

Bu okuyacağınız hikâyede geçen tüm karakterler, yerler ve olaylar tamamen hayal mahsulü olup bir uydurmacadan ibarettir. Hamdi deseniz, öyle biri değil Türkiye’de, dünyada dahi yoktur, hiç olmamıştır.

Bakın Bakim Kim Gelmiş?

Biri vardı.

Çok mutluydu.

Vicdanını kasap çengeline asmış, zemheri zürafası gibi ortalıkta geziyordu.

Normal bir memur ne kadar maaş alıyorsa o kadar alıyordu ama ekonomik gidişattan memnun olmayan herkesi nankörlükle suçluyordu.

Suya sabuna dokunmaz, etliye sütlüye karışmaz, bekçi köpeği gibi havayı koklardı.

Netameli hiçbir konuda kimse onun ne düşündüğünü bilemezdi. Ki zaten öyle zamanlarda onu ortalıkta gören de olmazdı.

Amma velakin başını ağrıtmayacak her konuda herkesten önce o konuşur, o yürür, o bağırır, hatta sessiz kalanları korkaklıkla ya da hainlikle suçlardı.

Silik olmasına silik bir tipti ama acaip sinir bozucuydu.

Herkesi başına gelenden sorumlu tutardı.

Kendi halinde yürürken kafasına tuğla düşen adamı suçlardı mesela, sen de oradan geçmeseydin diye.

Belediyenin açtığı ama haftalardır kapatmadığı devasa çukura arabasıyla uçan biri olsa ilk bu suçlardı, gece vakti yürüyüş yapmak varken arabayla çıkmak da neyin nesi oluyor diye.

Kendince gerçek bir vatanperverdi.

Öyle ki kendinden başka vatanını milletini seven bir başkası neredeyse yok gibiydi.

Kuruşuna zeval gelmediği sürece kim batmış kim çıkmış kim ölmüş umurunda olmazdı.

Başkalarının başına gelenler ona göre ya mukadderat ya da hak ettikleri bir cezaydı.

En ufak bir eleştiride bulunan gazeteci, yazar, sanatçı kim varsa alayına birden ateş püskürürdü.

Saatlerce ettiği hakaretlerin toplamı, nankörler, hainler, çapulcular gibi üç-beş kelimeden öteye geçmezdi.

Allah’ın sopası yok diyorlar ya, öyle değil işte.

Varmış.

Birgün trafikte kendi tabiriyle yolu üç serseriyle kesişiyor.

Yol verme tartışması kavgaya dönüşüyor.

Derken artık serseri mi, ballici mi, alkolik mi, zibidi mi olduğu belli olmayan o üç kişi arabadan inip, sonra da bunu aracından çıkarıp eşek sudan gelinceye kadar dövüyorlar.

Bizim ki yol yordam biliyor tabi, bunların plakasını alıyor, kendine gelir gelmez de her Türk vatandaşının yaptığı gibi ilkin hastaneye gidip rapor almak sonra da hakkını aramak için karakola gitmek oluyor. Bizimkinin karakolda beklemesi, ifadesi falan üç-beş saat sürüyor..

Zanlılar yakalanıyor.

Karakola getiriliyor.

Aralarında sözleşmişler gibi, biz bu adamdan şikayetçiyiz memur bey diyerek başlıyorlar söze. Hem aracımıza zarar verdi hem anamıza, bacımıza küfretti. Bey amca, çek git yoluna dediysek de bizi dinlemedi. Sonra yerden aldığı taşla önce aracımıza zarar verdi, bakın bunlar fotoğrafları, sonra bizi tehdit etmeye başladı. Biz sadece kendimizi korumaya çalıştık ama bey amca gözü dönmüş durdurulamaz halde bize saldırmaya devam etti. Aramızda kısa bir arbede yaşandı. Düştü, kafasını kaldırıma çarptı. Ambulans çağıralım mı dedik, hiddetlendi, tekrar küfretmeye başladı. Biz de fırsattan istifade oradan uzaklaştık. Olan biten bundan ibarettir. Yalnız aracımızın zararını karşılaması koşuluyla şikayetimizden vaz geçebiliriz.

O serseri mi, ballici mi, alkolik mi, zibidi mi olduğu belli olmayan, üstelik önceden de çeşitli sabıkaları olan kişiler ifadelerini verdikten sonra serbest bırakılıyor.

Bizimkini durdurabilene aşk olsun. Karakolda hadise çıkarıyor.

Ben kimseye sövmedim, kimsenin aracına zarar vermedim, onlar bana saldırdı, işte darp raporu dese de nafile.

Hani kendine kalsa adamların derakap tutuklanıp sittin sene içeride yatması gerekiyordu.

Neyse uzatmayalım.

Birgün baktım çay bahçesinde tek başına oturmuş, cığaranın birini diğerine tüttürüyor.

Ki, kendisini de zaten çay bahçesinden tanıyorum, ama o kendisini tanıdığımdan daha iyi tanıyor beni.

-Naber lan Hamdi dedim -oysa adamın adamı Hamdi değil- morartmışlar seni. Gerçekten yüzünde hâlâ çeşitli morluklar vardı.

-Hep senin gibiler yüzünden dedi, bunca badire atlattık, haksızlığa uğradık, dayak yedik, o üç serserinin kendi araçlarına verdikleri zararı bize ödettiler, şikayetçi olduk ama netice itibariyle biz suçlu olduk.

-Benim ne kabahatim var Hamdi dedim, ben mi sana trafikte serserilerle tartış dedim.

_Ne kabahati varmış, olur olmadık her konuda o kadar gereksiz şey yazan sen, başıma gelenlerle ilgili tek satır yazmadın. Sen değil, kimse uğradığımız haksızlıkla ilgili tek satır yazmadı. Kimse bize sahip çıkmadı. Onca tanıdığım siyasi var, kimin kapısını çaldıysam, ya Hamdiciğim senin bu yaşadıkların her gün herkesin başına gelebilecek sıradan olaylar. Büyütme bu kadar diyerek beni başlarından savdılar. Bu ülkede ne hak var ne hukuk ne adalet. Gazeteci desen zaten yok.

-Hamdiciğim dedim ben de, ya büyütme o kadar. Belki de senin hakkında hayırlı olan budur, kaderinde var ki yaşamışsın, mukadderat işte, ne yaparsın.

Olayın üzerinden onca zaman geçmesine rağmen yediği dayaktan hâlâ her tarafının ağrıdığı belli olan Hamdi, ne kaderi ne mukadderatı diyerek birden ayağa kalktı. Bir yandan bana doğru hamle yaparken, diğer yandan avazının çıktığı kadar “la daş yoğ mu daş!” diye bağırarak sağa sola saldırıyordu.

Sonraki zamanlarda sahipsizliğin verdiği şoku atlatamamış olacak ki Hamdi’yi ortalıkta hep allute gibi gezinirken gördüm.

Hani üzülmedim desem yalan olur, hatta haline acıdığım bile söylenebilir, ama bunu ona hissettirmedim.

Bana kalsa vicdanını kasap çengeline asmış, zemheri zürafası gibi ortalıkta gezinmesindense allute gibi dolaşması daha iyiydi.

Neyse…

Yani diyeceğim şu ki arkadaşlar, yarın pazar değil mi? 20 Nisan 2025 yani. Bu aralar her şeyi unutuyorum da sıcağı sıcağına tarih düşeyim de unutursam bana hatırlatasınız diye yazdım.

Şimdi düşünüyorum da, Hamdi kimdi ya?

Bana hiç tanıdık biri gibi gelmedi.

Kapınız mı çalındı, bakın bakim kim gelmiş?

DİĞER YAZILARI BU ŞEHİR VE BU ŞEHRİN YENİ STADI ÜZERİNE ANLIK BİR DENEME 01-01-1970 03:00 O GÜN GELİR Mİ BİLMİYORUM, GELDİĞİNDE…. 01-01-1970 03:00 Sevgili Öğretmenim 01-01-1970 03:00 ANAN ÖLE MESİ 01-01-1970 03:00 SİZLER DE BU ŞEHRİN ÇOCUKLARISINIZ BE KARDEŞİM 01-01-1970 03:00 AŞAĞI / YUKARI KARAPINAR MESELESİ 01-01-1970 03:00 KAHROLSUN SİYONİZM! 01-01-1970 03:00 AH ULAN HAMDİ! 01-01-1970 03:00 CUMHURBAŞKANIMIZIN ADIYAMANI ZİYARETLERİNDEN ÇIKARILACAK DERSLER 01-01-1970 03:00 YABANCI ÜLKELERDE HABER 01-01-1970 03:00 Sayın Cumhurbaşkanım! 01-01-1970 03:00 NUMAN BEY’LE AYRINTISIZ BİR YOL HİKÂYESİ VE FENERBAHÇE ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM 01-01-1970 03:00 SÜREÇ... 01-01-1970 03:00 HERŞEYİ BİLEN VE GÖREN 01-01-1970 03:00 MUCIZE... 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EN AĞIR YÜKÜ 01-01-1970 03:00 KODLARINI BOZDUĞUNUZ CHP’Yİ ESKİ HALİNE GETİREMEZSİNİZ! 01-01-1970 03:00 TESTI KIRILMADAN ÖNCE 01-01-1970 03:00 Okuma Notları 01-01-1970 03:00 KONUŞMA LAN! 01-01-1970 03:00 TEKRAR ALDANMAK İÇİN HAZIRIZ İNANMAYA 01-01-1970 03:00 ENTERESAN 01-01-1970 03:00 KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 FİKRET KELEŞ’İN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 KİMİN ÜLKESİNDEN KİMİ KOVUYORSUNUZ ? 01-01-1970 03:00 EVET, ISYAN 01-01-1970 03:00 ESAS SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ ? 01-01-1970 03:00 MECLİS ÜYELERİ SEÇİMLERE GİDERKEN 01-01-1970 03:00 VOLUME I 01-01-1970 03:00 ALAMUT KALESİ 01-01-1970 03:00 DAHA DA GÜZEL ŞEYLER OLMASINDAN RABBİM MUHAFAZA EYLESİN! 01-01-1970 03:00 BIRAK UÇSUN 01-01-1970 03:00 ARAP ÜLKELERİNİN GELİNİ 01-01-1970 03:00 DAHA DA GÜZEL ŞEYLER OLMASINDAN RABBİM MUHAFAZA EYLESİN! 01-01-1970 03:00 DEĞİŞTİK 01-01-1970 03:00 İRAN DÜŞERSE 01-01-1970 03:00 SURDA AÇILAN DELIK 01-01-1970 03:00 İSRAİL VE TÜRKİYE’DEKİ AMERİKAN KÖPEKLERİ 01-01-1970 03:00 ISRAIL VE ORTADOĞU 01-01-1970 03:00 TÜRK OKURU ACIMASIZDIR 01-01-1970 03:00 ASİYE KURTULUR ADIYAMAN TOZDAN KURTULAMAZ 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik ya da Türkçülük 01-01-1970 03:00 HEM BULVAR HEM KARAYOLU, HEM DEVLET HEM ÖLÜM YOLU 01-01-1970 03:00 SIRRI SÜREYYA ÖNDER'İN HATIRASINA 01-01-1970 03:00 EY SEHIR... 01-01-1970 03:00 VOLUME IV... HALK EKMEK VE AŞEVİ 01-01-1970 03:00 ARABAN-BESNİ-ADIYAMAN VE TANRININ GAZABI 01-01-1970 03:00 VOLUME III... HALK KART 01-01-1970 03:00 VOLUME I... KENT LOKANTASI, EMEKLİ ÇAY EVİ, KADIN DİNLENME EVİ 01-01-1970 03:00 HİZMETTE 1. YIL (FRAGMAN) 01-01-1970 03:00 İÇİMDEN ŞEHRİME ÇIKTIĞIM YOLCULUKTUR 01-01-1970 03:00 BANKA HAVALESİYLE CİN ÇIKARMA 01-01-1970 03:00 Sümerpark... 01-01-1970 03:00 ÜLTİMATOM! 01-01-1970 03:00 YAZIK ETTİNİZ 01-01-1970 03:00 SIRRI SÜREYYA ÖNDER 01-01-1970 03:00 HAMAS, HAMASET, GAZZE ve HUZUR 01-01-1970 03:00 AYNI KAFANIN ZIT TARAFLARI 01-01-1970 03:00 Şair Değilim 01-01-1970 03:00 DOSTO 01-01-1970 03:00 BİR İLKE DAHA İMZA ATMAK İSTEYENLERİN DİKKATİNE... 01-01-1970 03:00 ALÇAKLIĞIN DA BİR SINIRI VAR 01-01-1970 03:00 İŞ İŞTEN GEÇMEDEN ÖNCE 01-01-1970 03:00 ŞÜKÜR KI İŞİMİZ ALLAH'A KALMIŞTIR 01-01-1970 03:00 BILIP BILMEDIGIMIZ 01-01-1970 03:00 Mühim Mesele 01-01-1970 03:00 ILK SAHUR 01-01-1970 03:00 DIPLOMA... 01-01-1970 03:00 KAHRAMANLAR RESMI GEÇITI 01-01-1970 03:00 HAKEMLER, HAKİMLİK VE TÜRK FUTBOLUNUN İÇİNE GİRDİĞİ ÇIKMAZ ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 Bundan böyle kılı kırk yararak yazmayacağım. 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanımıza Arzuhali(miz)dir 01-01-1970 03:00 VEKİLLERİN ADIYAMAN’DA BELEDİYE BAŞKANININ DIŞARIDA İŞİ NE? 01-01-1970 03:00 SORUMSUZLAR ÜLKESİ 01-01-1970 03:00 İnadına bir şeyler yazmıyorum 01-01-1970 03:00 EN BÜYÜK MUHAFAZAKÂR EBU CEHİL'Dİ 01-01-1970 03:00 ELEKTRİK SAYAÇLARI 01-01-1970 03:00 Kim Nerede Ne Yapıyor? 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM CAMI KIRAR KAÇARDIM ; ÇÜNKÜ KAPI KİLİTLİ 01-01-1970 03:00 Asgari bir yaşam standardı 01-01-1970 03:00 Şimdi Burdaydım Az Önce Gittim 01-01-1970 03:00 BAKANI BEKLERKEN 01-01-1970 03:00 ÜÇ KURUŞLUK AKLIMIZ VAR, ONU DA ÇOK GÖRMEYİN 01-01-1970 03:00 KİM BİLİR ? 01-01-1970 03:00 PARADOKS 01-01-1970 03:00 KAHRMANLIKLAR RESMİ GEÇİDİ 01-01-1970 03:00 SON DURAK 01-01-1970 03:00 Şehrin Göbeğinde Gürültü eziyeti 01-01-1970 03:00 "İSYAN AHLAKI" 01-01-1970 03:00 Şahlanan Ekonomiyi Görmüyorsunuz! 01-01-1970 03:00