DİPLOMA
Çok fazla diplomam olmamasına rağmen diploma tartışmalarından sonra içime bir tedirginlik düştü.
Dikkatle incelediğimde diplomalarından hiçbirinin diğerine uymadığını, kiminde imzanın, kiminde yetkili kişinin, kiminde ilgili okulun adlarının farklı farklı olduğunu gördüm.
Devrim ilkokulundan mezun olmuşum, öyle bir okul yok.
İsmim bile her bir diplomada farklı yazıyor.
Üniversite diplomamdaki rektör hakkında kısa bir araştırma yaptım, kesinlikle ergenekoncu birine benziyor. Üstelik aynı fakülteden yüzlerce fetö'cü mezun olmuş...
Aynı tarihte mezun olan bir başka arkadaşın diplomasında başka bir rektörün adı yazıyor.
Hileden, hurdadan, yalandan, dolandan, bunca uzak bir ülkede bunca sahtekarlık nasıl yaşanır akıl alır gibi değil.
Diploma olmadan da itibar sahibi olamıyor insan.
Sonuçta bütün etiketler diplomalara göre veriliyor.
Düşünün ki sahte diplomayla gelmiş olduğunuz bütün makam ve mevkiler ve yapmış olduğunuz bütün işler geçersiz sayılıyor ve olmayan diplomayla edinmiş olduğunuz bütün edinimler sizden geri isteniyor; ki, öyle olması da gerekiyor.
Sonra bir baktım Mimar Sinan'ın diploması da yokmuş, Hazerfan Ahmet Çelebi'nin uçuş belgesi, Barbaros Hayrettin Paşa'nın kaptanlık lisansı...
Evliya Çelebi'ye seyahat iznini kim vermiş, belli değil. Belli olan kaçak göçek bir şekilde seyahat ettiği...
Karacaoğlan'ın halk ozanı olduğuna dair hiçbir belgeye rastlayamadım. Sonra Yunus Emre'nin Şair olduğuna dair bir ruhsat da yok.
Diploma olmadan mimar mı olunurmuş arkadaş, şair mi olunurmuş dedim kendi kendime, olunuyormuş.
Bakın diplomalı müteahhitlerimizin, mimarlarımızın, mühendislerimizin, yapmış olduğu binalar nasıl da kale gibi sağlam değil mi?
Şu elektrik mühendislerimizin çizmiş olduğu projelerde bir tek elektrik kaçağı yaşanıyor mu?
Şu yol mühendislerimizin yapmış olduğu yollara bakar mısınız, kaymak gibi, yol yapım hatasından yaşanan bir tek trafik kazası bile olmuyor.
***
Şimdi buMourinho'nun kapı gibi teknik direktörlük belgeleri var. Oynattığı futbola bakılmazsa onun dünyanın en iyi hocalarından biri olduğu söylenebilir.
Bu akşam oynanacak maçta ne yapacağını göreceğiz?
Ya ilk 30 dakikada oyunu rolantiye alıp bir ya da birkaç gol yiyecek, ya da şansı yaver gider, ilk 30 dakikada gol yemezse sonraki dakikalarda skoru kendi lehine çevirmeye çalışacak.
Böyle çalıştırdığı takımda el freni görevini gören bir başka hoca görmedim.
Takımı serbest bırakırsa Galatasaray'ın çekeceği var, aksi halde kendi çeker...
Mourinho'nun diplomalarının gerçek olup olmadığına da ayrıca bakmak lazım.
***
"Diploma demek her şey demek değildir. Peygamber Efendimizin de diplomasi yoktu" demişti zat-ı muhteremler. Aynı zat-ı muhteremler şimdi, "böyle sahtekarlık görülmedi" diyor.
Gerçekten de böyle sahtekarlık görülmedi, böyle riyakarlık ve ahlaksızlık da...
Maç ne olacak maç?
Boş ver maçı;
Karpuz Kestim Yiyen Yok...