Adıyaman'daki yol ve kazı çalışmalarıyla ilgili defalarca yazdığımız ama bir türlü yetkililere anlatamadığımız meselenin özeti şudur:
Bir sosyal deney olması açısından, üstelik bayram olmasına rağmen mesela sayın valimiz, kepçe, kırıcı ve kazı makineleri olan bir firmayla anlaşıp şehrin herhangi bir caddesinde, sokağında, ya da mahallesinde kazı çalışmaları başlattığında, kimse kendilerine bu kazı çalışmasının ne amaçla kim tarafından yapıldığını sormayacaktır.
Şehrin çeşitli cadde ve sokaklarında açılıp kapanmayan derin çukurların neden kazıldığını ve ne zaman kapanacağını da kimse sormayacaktır.
Bu deneyi herhangi bir vatandaşımız da yapabilir. Bir iş makinesi bir kepçe kiralayıp, renkli yelekler giydirdiği iki elemanıyla şehrin dilediği noktasında dilediği şekilde kazı işlemlerine başlayabilir.
Adıyaman'ın kaderi neredeyse iki yıldır bütün çalışmaların bu hal vaziyet üzerine yürütülmesidir.
Yetkililerin birbirinden habersiz oluşu, hangi mahallede hangi caddede ya da sokakta hangi çalışmanın kim tarafından ne amaçla yapıldığının bilinmeyişi, herkesin işine geldiği kadarıyla başka kurumların ukdesinde olan işleri dahi sahiplenişi, işine gelmediği kadarıyla da kendi yaptığı işlerin sorumluluğunu başkalarına yükleyişi nedeniyle şehrimiz tam iki yıldır her türlü sorumsuzluğun sosyal deneyi haline gelmiş durumda.
Yok arkadaş, bu kadar da olmaz diyen kim varsa, bugünden tezi yok, iki renkli yelek alıp sokaktan geçen iki kişiye giydirsin, sonra da bulduğu ya da kiraladığı iki iş makinesiyle şehrin dilediği caddesinde sokağında ya da mahallesinde kazı işlemlerine başlasın.
İşler yolunda giderse birileri onu da hizmet hanesine yazacak, ters giderse kazı çalışması yapan hariç herkes suçu başkasına atacaktır.
Test etmek isteyen elini çabuk tutsun.
Ramazan bayramınız da bu vesile ile bir kez daha mübarek olsun.