"11 ilde deprem oldu, ne yapılabilirdi ki?" diyenlerle, "enkaz haline gelen bir şehri ayağa kaldırmak öyle kolay mı?" diyenler, aynı kafanın birine tamamen zıt tarafları.
Birincisi, 11 ilde deprem olmadı. Deprem 4 ilde oldu.
İkincisi, şehrin bu halde olmasının depremle ilgisi yok. Çünkü şehir depremden çok sonra bu hale geldi.
Sorunu ne kadar büyük gösterirseniz çözümü o kadar zorlaştırmış olursunuz.
11 ilde deprem olduğunu kabul ederseniz, Urfa esnafının çoğunun KOSGEB kredilerinden faydalanırken, Adıyaman esnafının çoğunun bütçe yetersizliğinden KOSGEB kredilerinden neden faydalanamadığını soramazsınız.
"Enkaz haline gelmiş bir şehri ayağa kaldırmak öyle kolay mı?" derseniz, hem basiretsiz ve dirayetsiz beceriksiz idarecilerin ekmeğine yağ sürmüş olursunuz hem de koordinasyon ve diyalog eksikliğinden dolayı defalarca altyapı çalışmaları biten yerlerin yeniden kazılmasını maruz görmeye başlarsınız.
Oysa hepimiz biliyoruz ki depremden sonra 6 ayda bir kısmen yaşanılır hale gelen şehir, yine her nasıl oluyorsa bir sabah ansızın yaşanmaz hale gelebiliyor.
Sorun enkaz haline gelen bir şehrin ayağa kaldırılamaması değil, sorun, depremin dahi yapamadığı tahribatın bizzat şehri enkazlardan kurtaracak olanların marifetiyle yapılmasıdır.
Bunu göremiyor ve anlamyorsanız ya bu şehirde yaşamıyor, ya da bu şehirle bir aidiyet bağınız kalmamış demektir....