Asgari bir yaşam standardı

Necati ATAR

05-01-2025 23:20

Asgari bir yaşam standardını, olağanüstü bir yaşam sanan ahlaksızlar yüzünden serzenişte bulunduğumuz her konuda duvara tosluyoruz.

Elektrik ve doğalgaz faturalarından şikayetçi olunca ‘kullanmayın’ diyorlar mesela.

Motorin fiyatlarından şikayetçi olunca ‘binmeyin’ diyorlar arabaya.

Otel fiyatlarından şikayetçi olunca ‘tatile gitmeyin’ diyorlar hep bir ağızdan.

Kira fiyatlarından şikayetçi olunca ‘o evde ne işiniz var?’ diyorlar aynı anda.

Meyve, sebze, et, süt gibi temel gereksinimleri bile ultra lüks bir hayatın göstergesi görüyorlar.

Bir kafede oturmayı, bir restoranda gitmeyi, vitrinde beğenilen bir elbiseyi ya da ayakkabıyı almaya teşebbüs etmeyi zenginliğin uç noktası sanıyorlar.

Velhas-ı kelam kendilerine layık görmedikleri her şeye başkalarını da layık görmüyorlar.

Kavurucu sıcaklarda klimayı, dondurucu soğuklarda kombiyi açmayı bile çılgınlık olarak görüyorlar.

“Biz neden klimayı açmıyoruz?”” diye sormuyorlar.

“Kombiyi neden açmıyor, vanaları neden kısıyoruz” diye sormuyorlar.

“Bizim neden arabamız yok, varsa neden gönlümüzce gezemiyoruz” sormuyorlar.

“Çoluk çocuğumuza onları mutlu edecek bir yaşam neden sağlayamıyoruz?” diye sormuyorlar.

“Çoluk çocuk gün boyu çalışıyoruz ama tüm kazancımız kiraya, faturalara ve karnımızı doyurmaya neden yetmiyor?” diye sormuyorlar.

Sorsan her şeyi gereksiz görüyorlar, bir lokma, bir hırka neyimize yetmez diyorlar, azıcık aşım ağrımaz başım diyorlar ama bir yerde bir şeyler dağıtıldığını duyduklarında ilk onlar koşuyorlar.

Ucuz ekmek kuyruklarında bekleşenleri kutsuyorlar.

Daha ucuz diye akşam pazarında çürük meyve sebze alanları ya da dağılmış pazar yerlerinde çürük sebze meyve toplayanları kutsuyorlar.

“Helal olsun, ekmeğini çerden çöpten topluyorlar ama başkaları gibi nankörlük yapmıyorlar, ne mutlu onlara ki bu durumdayken bile hallerine şükrediyorlar” diyerek kendilerince alay ediyorlar.

Ne yapılan zamlara itiraz ediyorlar ne fahiş fiyatlara ne hukuksuzluklara.

Ülke diye bir meseleleri yok, memleket diye bir meseleleri yok, ne kendi çocuklarının ne bu ülkenin çocuklarının yarınları ne olacak diye bir meseleleri yok.

Ülke yağmalanır seslerini çıkarmazlar, dağlar taşlar denizler yağmalanır seslerini çıkarmazlar, sahiller, ormanlar, akarsular yağmalanır seslerini çıkarmazlar. Ülkenin her karış toprağı karış karış peşkeş çekilir seslerini çıkarmazlar.

Tek odaklandıkları, tek ilgilendikleri, tek dedikodusunu yaptıkları şey başkalarının neden gidişattan şikayetçi olduğudur...

Başkalarında olanın kendilerinde neden olmadığını sorgulamak yerine, kendilerinde olmayanın eşinde dostunda kapı komşusunda neden olduğunu sorguluyorlar.

Ülkenin milli gelirinin yüzde seksenini yağmalayan %10'luk kesimine bakarak cam arkasından dondurma yalayan çocukların sevinciyle, "her şey yolunda olmasa tatil beldeleri nasıl dolar, bu lüks araçlar nasıl satılır, bu insanlar nasıl bu kadar gezer tozar eğlenir?" diyerek bir avantunun içerisine giriyorlar.

Ülkenin gerçek fotoğrafı diye sundukları mutlu bir azgınlığın yaşadıklarını, hayal dahi edemeyeceklerinin farkında değiller.

Sen neden gezemiyorsunun cevabı yok.

Sen tatile gidebiliyor musunun cevabı yok.

Sen o lüks araçlara binebiliyor musunun cevabı yok.

Sen çocuklarını o okullarda okutabiliyor musunun cevabı yok.

Onların yaşadığı semtlerde bırakın yaşamayı, bir kafede ya da restoranda oturup bir şeyler yiyip içmeyi hiç aklettiğin oldu munun cevabı yok.

Yok, çünkü her gün, her saat, her dakka ay sonunu getirememenin endişesiyle hayal kurma yetisini dahi yitirmişler.

Sorular çoğalınca, ciğercinin kedisinin, kendince sokak kedisini aşağılayan, horlayan, ötekileştiren tavrıyla sizi itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar; "Açlıktan bahsediyorsun / Demek ki sen komünistsin"

Şairin, "Eğer bir insan komünist olmadan Müslüman olmuşsa, Ümmeti Muhammed'e yapmayacağı kötülük yoktur" sözünden, Müslüman olmanın neyi gerektirdiğini sorgulamaktan dahi yoksunlar.

Kendileri gerçek manada yaşadıklarından memnun mu değil mi anlamak zor. Ama en ufak bir serzenişte bulunanlara çemkirme konusunda kimse ellerine su dökemez.

Bu ülkede milyonlarca insanın yaşadığı zulmün harcında, bunların, kendilerini insan onuruna yakışır bir yaşama layık görmeyişlerinin payı inkar edilemez.

Bu hesap sormaz, soru sormaz, yargılamaz, sorgulamaz ahmaklar yüzünden milyonlarca insan sırf daha insanca bir yaşamdan söz ettiği için dışlanıyor, horlanıyor, vebalı muamelesi görüyor.

Kendin için ne istiyorsan komşuna iki mislini yapacağız denilse, 'öyleyse bir gözümü çıkarın' demekten imtina etmeyecek tıynetteler.

Kendilerinde olmayan ne varsa başkalarında da olmasın istiyorlar. Ama madem ki var, seslerini kesmelerini, hadlerini bilmelerini, beğenmiyorlarsa bu ülkeden defolup gitmelerini istiyorlar bu kez.

Ama bir kez olsun, sadece bir kez olsun o ekranlarda gördükleri hayatın milyonda birine, asgari bir yaşam standardının gereksinimlerine neden kendilerinin sahip olmadığını sormuyorlar.

“Bu rezil hayatı hak edecek ne yaptık, o aylık kredi kartı ile 5 milyon TL harcayandan daha mı az çalışıyoruz, daha mı az yoruluyoruz?” deseler çok şey değişecek belki.

Ama demedikleri için, sormadıkları için, sorgulamadıkları için, gözleri, kendi sırtlarından saltanat devşiren haramzadelerin üzerinde değil de hep en yakın dostlarının arkadaşlarının kapı komşularının kazancında olduğu için iklim değişmiyor Akdeniz olmuyor...

☆☆☆

Vicdan azabından daha büyük bir azap varsa o da cahiller ordusuyla aynı toprak üzerinde yaşamak ve istemeden de olsa onlarla muhatap olmak zorunda kalmaktır…

DİĞER YAZILARI BU ŞEHİR VE BU ŞEHRİN YENİ STADI ÜZERİNE ANLIK BİR DENEME 01-01-1970 03:00 O GÜN GELİR Mİ BİLMİYORUM, GELDİĞİNDE…. 01-01-1970 03:00 Sevgili Öğretmenim 01-01-1970 03:00 ANAN ÖLE MESİ 01-01-1970 03:00 SİZLER DE BU ŞEHRİN ÇOCUKLARISINIZ BE KARDEŞİM 01-01-1970 03:00 AŞAĞI / YUKARI KARAPINAR MESELESİ 01-01-1970 03:00 KAHROLSUN SİYONİZM! 01-01-1970 03:00 AH ULAN HAMDİ! 01-01-1970 03:00 CUMHURBAŞKANIMIZIN ADIYAMANI ZİYARETLERİNDEN ÇIKARILACAK DERSLER 01-01-1970 03:00 YABANCI ÜLKELERDE HABER 01-01-1970 03:00 Sayın Cumhurbaşkanım! 01-01-1970 03:00 NUMAN BEY’LE AYRINTISIZ BİR YOL HİKÂYESİ VE FENERBAHÇE ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM 01-01-1970 03:00 SÜREÇ... 01-01-1970 03:00 HERŞEYİ BİLEN VE GÖREN 01-01-1970 03:00 MUCIZE... 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN EN AĞIR YÜKÜ 01-01-1970 03:00 KODLARINI BOZDUĞUNUZ CHP’Yİ ESKİ HALİNE GETİREMEZSİNİZ! 01-01-1970 03:00 TESTI KIRILMADAN ÖNCE 01-01-1970 03:00 Okuma Notları 01-01-1970 03:00 KONUŞMA LAN! 01-01-1970 03:00 TEKRAR ALDANMAK İÇİN HAZIRIZ İNANMAYA 01-01-1970 03:00 ENTERESAN 01-01-1970 03:00 KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 FİKRET KELEŞ’İN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 KİMİN ÜLKESİNDEN KİMİ KOVUYORSUNUZ ? 01-01-1970 03:00 EVET, ISYAN 01-01-1970 03:00 ESAS SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ ? 01-01-1970 03:00 MECLİS ÜYELERİ SEÇİMLERE GİDERKEN 01-01-1970 03:00 VOLUME I 01-01-1970 03:00 ALAMUT KALESİ 01-01-1970 03:00 DAHA DA GÜZEL ŞEYLER OLMASINDAN RABBİM MUHAFAZA EYLESİN! 01-01-1970 03:00 BIRAK UÇSUN 01-01-1970 03:00 ARAP ÜLKELERİNİN GELİNİ 01-01-1970 03:00 DAHA DA GÜZEL ŞEYLER OLMASINDAN RABBİM MUHAFAZA EYLESİN! 01-01-1970 03:00 DEĞİŞTİK 01-01-1970 03:00 İRAN DÜŞERSE 01-01-1970 03:00 SURDA AÇILAN DELIK 01-01-1970 03:00 İSRAİL VE TÜRKİYE’DEKİ AMERİKAN KÖPEKLERİ 01-01-1970 03:00 ISRAIL VE ORTADOĞU 01-01-1970 03:00 TÜRK OKURU ACIMASIZDIR 01-01-1970 03:00 ASİYE KURTULUR ADIYAMAN TOZDAN KURTULAMAZ 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik ya da Türkçülük 01-01-1970 03:00 HEM BULVAR HEM KARAYOLU, HEM DEVLET HEM ÖLÜM YOLU 01-01-1970 03:00 SIRRI SÜREYYA ÖNDER'İN HATIRASINA 01-01-1970 03:00 EY SEHIR... 01-01-1970 03:00 VOLUME IV... HALK EKMEK VE AŞEVİ 01-01-1970 03:00 ARABAN-BESNİ-ADIYAMAN VE TANRININ GAZABI 01-01-1970 03:00 VOLUME III... HALK KART 01-01-1970 03:00 VOLUME I... KENT LOKANTASI, EMEKLİ ÇAY EVİ, KADIN DİNLENME EVİ 01-01-1970 03:00 HİZMETTE 1. YIL (FRAGMAN) 01-01-1970 03:00 İÇİMDEN ŞEHRİME ÇIKTIĞIM YOLCULUKTUR 01-01-1970 03:00 BANKA HAVALESİYLE CİN ÇIKARMA 01-01-1970 03:00 Sümerpark... 01-01-1970 03:00 KİM GELMİŞ 01-01-1970 03:00 ÜLTİMATOM! 01-01-1970 03:00 YAZIK ETTİNİZ 01-01-1970 03:00 SIRRI SÜREYYA ÖNDER 01-01-1970 03:00 HAMAS, HAMASET, GAZZE ve HUZUR 01-01-1970 03:00 AYNI KAFANIN ZIT TARAFLARI 01-01-1970 03:00 Şair Değilim 01-01-1970 03:00 DOSTO 01-01-1970 03:00 BİR İLKE DAHA İMZA ATMAK İSTEYENLERİN DİKKATİNE... 01-01-1970 03:00 ALÇAKLIĞIN DA BİR SINIRI VAR 01-01-1970 03:00 İŞ İŞTEN GEÇMEDEN ÖNCE 01-01-1970 03:00 ŞÜKÜR KI İŞİMİZ ALLAH'A KALMIŞTIR 01-01-1970 03:00 BILIP BILMEDIGIMIZ 01-01-1970 03:00 Mühim Mesele 01-01-1970 03:00 ILK SAHUR 01-01-1970 03:00 DIPLOMA... 01-01-1970 03:00 KAHRAMANLAR RESMI GEÇITI 01-01-1970 03:00 HAKEMLER, HAKİMLİK VE TÜRK FUTBOLUNUN İÇİNE GİRDİĞİ ÇIKMAZ ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 Bundan böyle kılı kırk yararak yazmayacağım. 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanımıza Arzuhali(miz)dir 01-01-1970 03:00 VEKİLLERİN ADIYAMAN’DA BELEDİYE BAŞKANININ DIŞARIDA İŞİ NE? 01-01-1970 03:00 SORUMSUZLAR ÜLKESİ 01-01-1970 03:00 İnadına bir şeyler yazmıyorum 01-01-1970 03:00 EN BÜYÜK MUHAFAZAKÂR EBU CEHİL'Dİ 01-01-1970 03:00 ELEKTRİK SAYAÇLARI 01-01-1970 03:00 Kim Nerede Ne Yapıyor? 01-01-1970 03:00 BEN OLSAM CAMI KIRAR KAÇARDIM ; ÇÜNKÜ KAPI KİLİTLİ 01-01-1970 03:00 Şimdi Burdaydım Az Önce Gittim 01-01-1970 03:00 BAKANI BEKLERKEN 01-01-1970 03:00 ÜÇ KURUŞLUK AKLIMIZ VAR, ONU DA ÇOK GÖRMEYİN 01-01-1970 03:00 KİM BİLİR ? 01-01-1970 03:00 PARADOKS 01-01-1970 03:00 KAHRMANLIKLAR RESMİ GEÇİDİ 01-01-1970 03:00 SON DURAK 01-01-1970 03:00 Şehrin Göbeğinde Gürültü eziyeti 01-01-1970 03:00 "İSYAN AHLAKI" 01-01-1970 03:00 Şahlanan Ekonomiyi Görmüyorsunuz! 01-01-1970 03:00