Messi diye bir topçudan bahsettiler.
Dünyanın en iyisi dediler.
Bonservis bedeli 450 milyon Euro,
Serbest kalma bedeli 700 milyon Euro,
Yıllık kazancı 130 milyon Euro dediler.
Buraya kadar dediklerine gülüp geçtim.
Ama bu dünyanın en iyi ve en çok kazanan topçusunun Arjantinli olduğunu söylediklerinde, bi dakka! Orada durun dedim.
Dünyanın en iyi ve en çok kazanan topçusu Arjantinli olamaz dedim. Böyle bir topçu olsa olsa her alanda dünya lideri olan Türkiye’nin vatandaş olabilir.
Messi kesinlikle Türk’tür dedim.
Kanıtın ne? dediler.
Kanıtım, Mesi dedim.
Neyin Mesi’ dediler.
Türkçe’nin Mesi dedim.
Çok meraklandık, biraz açar mısın dediler.
Anne babası kuvvetle muhtemel çocuklarının ilerde her şeyin en iyisi olması için bu adı koymuşlardır dedim.
Başladım izah etmeye;
Dedim ki, anne babası uzun uzadıya nasihat yerine, birçok şeyi emir kipinde söylemek için özetle Mesi koymuşlar adını.
Bil!MESİ
Gör!MESİ
Gel!MESİ
Git!MESİ
Öğren!MESİ
Çöz!MESİ
Yüz!MESİ
Üz!MESİ
Gül!MESİ…
Sadece bu kadar da değil. Dünyanın hani dilinde Türkçe ’deki kadar MESİ’yle biten kelime vardır. Bakınız, kulak meMESİ bile MESİ’yle bitiyor.
Benim bu açıklamalarım karşısında dudakları uçuklayan adamlar, tamamen ikna olmuş olmalılar ki, şimdi ne olacak diye sordular.
Olacağı şu dedim. Öncelikle MESİ’nin soy kütüğüne bakılacak. Orada Türk olduğu zaten netlik kazanacak. Sonra da MESİ’ye Türk olduğu ve Türk vatandaşlığına geçmesi için çağrıda bulunulacak. Cevap vermeMESİ , dahası bizi kaale almaması durumunda bir kanun hükmünde kararname çıkarılarak zorla getirilecek.
Eeee!
Zorla getirildikten sonra istesin ya da istemesin Fenerbahçe forması giydirilecek, sonra da milli takımda oynatılacak…
Vay be!
Hepsi bu kadar da değil. Yıllardır kazandığı Eurolar üzerinden, gelir vergisi, stopaj, damga vergisi hesap edilerek çıkan ana paraya üç kat usulsüzlük ve vergi ziyaı cezası uygulanacak ve tarhiyat öncesi uzlaşma isteyip istemediği sorularak. Tahakkuk eden vergi ve cezalar Euro cinsinden tahsil yoluna gidilecek.
Ayrıca bugüne kadar harcadığı Eurolar ortalama bir rakama (1milyar Euro gibi) sayılıp, dolaylı vergiye tabi tutulacak, ki bu da çoğunluğu lüks tüketime tabi olduğu için eğitime katkı payı ve deprem vergileriyle birlikte ortalama 700 ila 800 milyon Euroya tekabül ediyor. Bununla amaçlanan cari açığın küçük de olsa bir kısmını kapatmaktır.
Ayriyeten yurt dışındaki menkul, gayrimenkul ne kadar akçe eden malı varsa hepsi önce TMSF’ye, sonradan da hayır kurum ve kuruluşlarına ya eğitim ve barınma amaçlı kurulmuş olan vakıf ve derneklere devredilecek.
Bütün bunlarla amaçlanan nedir, böyle yapmakla nereye varılmak istenmektedir?
Yavrum MESİ Türk vatandaşı olmanın bütün nimetlerinden faydalanacak. Anlayacak Türk vatandaşı olup para kazanmanın ve harcamanın ne demek olduğunu.
Vay MESİ vay! Ana öle yavruuuum… Öleydin de bugünleri görmeyeydin…
Valla anası ölür, babası ölür, orası onların bileceği iş. Kime sordular MESİ’yi dünyaya getirirken?