Bir şehrin ruhunu anlamak istiyorsanız; sokaklarındaki sohbetlere, insanının kitaba dokunuşuna ve kültürle kurduğu bağa bakmanız yeterlidir. Kâhta, geçtiğimiz günlerde tam on gün boyunca buram buram kitap koktu. İlçenin tüm ihtiyacına cevap verebilecek nitelikte ve kapasitede hazırlanan Kâhta Kitap Günleri, hedeflenenin de ötesinde büyük bir coşku ve katılımla tamamlandı.
On gün boyunca sadece kitaplar değil; fikirler, duygular ve Kâhta’nın edebiyata sevdalı yürekleri aynı çatı altında buluştu.
Organizasyonun büyüklüğünü ve Kâhta halkının kitaba olan susuzluğunu açıklanan resmi rakamlar açıkça ortaya koyuyor:
Fuar alanını dolduran 70 bin insan; yazarlarla, fikir dünyasıyla ve kitaplarla buluştu.
On gün gibi kısa bir sürede 40 bine yakın kitabın satılmış olması, Kâhta’nın okuma oranının ve edebiyat ilgisinin somut bir kanıtıdır.
68 değerli yazar, 75 yayınevi ve 31 kitap satış noktası Kâhtalı okurlarla bir araya geldi.
Fuar alanına taşınan öğrencilere dağıtılan 12 bin 500 adet 200 TL’lik kitap kuponu, gençlerin kitaba erişimini kolaylaştıran en kıymetli adımlardan biri oldu.
Bu ölçekteki devasa organizasyonlar hiç şüphesiz bir ekip işidir. Sahada ve perde arkasında büyük bir özveriyle çalışan bir kadro vardı.
Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, hemen hemen her gün fuar alanındaydı. Okuyucu ve yazarlarla bir arada oldu, misafir yazarlarla yakından ilgilenerek plaketlerini bizzat takdim etti. Kâhta’yı bölgenin kültür ve edebiyat merkezlerinden biri yapma vizyonunda ne kadar kararlı olduğunu gösterdi.
Başkan Yardımcısı İshak Yıldız, etkinlik boyunca sahadaydı; olası aksaklıklara anında müdahale ederek sürecin kusursuz işlemesini sağladı.
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü personeli Yusuf Bozan, bir an bile dinlenmeden stantlar arasında koşturarak organizasyonun dinamosu oldu.
İsmini sayamadığımız onlarca personel, Kâhta’nın yüzünü ağartan bu organizasyon için gecesini gündüzüne kattı.
Çay Ocağı Sohbetlerinden Ulusal Edebiyata: Kâhta’nın Kültürel Hafızası
Aslında bu fuarın yakaladığı başarı tesadüf değildir. Kâhta, geçmişten günümüze her zaman okuyan, tartışan ve düşünen bir ilçe olmuştur.
Eski çay ocağı kültürünü hatırlayanlar bilir; o küçük mekânlar adeta birer halk akademisi gibi çalışırdı. İnsanlar bir bardak çayın sıcaklığında güncel, siyasi, ekonomik ve toplumsal konuları tartışır, birbirini bilgilendirirdi. İşte bu güçlü iletişim zemini, zamanla ulusal ölçekte yazarlar, sanatçılar, siyasetçiler ve mütefekkirler yetiştiren derin bir birikime dönüştü.
Onlarca yazar ve şairin kitap neşrettiği Kâhta; bugün edebiyat ve kültür çıtasını birçok il ve ilçenin üzerine çıkarmış durumdadır. Adıyaman genelinde tek olma özelliği taşıyan bu fuar, Kâhta’nın hak ettiği edebi unvanı bir kez daha tescillemiştir.
Umuyorum ve diliyorum ki bu kültürel hamle önümüzdeki yıllarda katlanarak, gelenekselleşerek devam edecektir. Kâhta, kitapla nefes almaya ve yetiştirdiği değerlerle adından söz ettirmeye devam edecektir.
Bu vesileyle, organizasyonda emeği geçen tüm belediye yönetimine ve personeline teşekkür ediyorum. Ayrıca stant alanımıza gelerek bizlerle muhabbet eden, kitap imzalatan ve çayımızı paylaşan bütün gönül dostlarıma sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
İyi ki kitaplar var, iyi ki Kâhta var. Selam ve dua ile…
Fahrettin Çelik
