F.ÇELİK – KKKA nedir? Hangi virüs sebep olur? Nasıl bulaşır?
UZM. DR. TAYFUN BÖRTA – KKKA, Nairovirüs cinsinden bir virüsün sebep olduğu, viral hemorajik ateş tablosudur. Bulaşma yolları:
- Keneler – özellikle Hyalomma cinsi keneler. Enfekte bir keneyle temas veya kenenin ısırması en sık bulaşma yoludur. Kene vücuttan ne kadar erken çıkarılırsa bulaşma riski o kadar azalır.
- Enfekte hayvanların kan ve vücut sıvıları – kasaplar, çiftçiler, veterinerler risk altındadır. Hayvan kesimi veya doğum sırasında korunmasız temasta virüs geçer.
- Hastadan sağlık çalışanına – kan, vücut sıvıları, iğne batması yoluyla. Bu nedenle KKKA şüphesi olan hastalar izole edilmeli, sağlık çalışanları eldiven, önlük, gözlük ve maske kullanmalıdır.
Hastalık insandan insana damlacık veya havayolu ile bulaşmaz – sadece kan ve vücut sıvılarıyla temas önemlidir.
F.ÇELİK – Belirtileri nelerdir? Hangi şikayetlerle gelir hastalar?
UZM. DR. TAYFUN BÖRTA – Hastalık, kene ısırmasından veya temas sonrası ortalama 3-7 gün (2-14 gün arasında) içinde başlar. Dört dönemden oluşur:
- Başlangıç (presemptomatik) dönem – ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas eklem ağrıları, baş dönmesi, bulantı, kusma, ishal. Bu belirtiler grip veya başka viral enfeksiyonlarla karışabilir.
- Hemorajik dönem (genellikle 3-5. günlerde) – hastalığın ağır formunda görülür. Burun kanaması, dişeti kanaması, ciltte morluklar (purpura), kanlı idrar, kanlı dışkı, vücudun çeşitli yerlerinde iç kanamalar, ağır vakalarda beyin kanaması.
- Eklem dönemi – Karaciğer ve böbrek fonksiyonları bozulur, sarılık görülebilir.
- İyileşme dönemi – Hafif vakalarda 10-14 gün içinde iyileşme olur. Ölüm genellikle hemorajik dönemde, yani ikinci hafta içinde gelişir. Ölüm oranı %5-30 arasında değişir.
Önemli uyarı: Ateş, halsizlik, morluk veya kanama belirtisi olan hastalar zaman kaybetmeden hastaneye başvurmalıdır.
F.ÇELİK – Kene ısırdığında ne yapmalıyım? Kene nasıl çıkarılmalı?
UZM. DR. TAYFUN BÖRTA – Çok önemli bir soru. Kene ısırdığında panik yapmayın ama doğru adımları uygulayın:
Yapılması gerekenler:
- Keneyi çıplak elle dokunmadan çıkarın – eldiven veya en azından bir kağıt mendil kullanın.
- İnce uçlu bir cımbız alın. Keneyi deriye yapıştığı noktadan, mümkün olduğunca deriye yakın bir yerden kavrayın.
- Keneyi sıkmadan, ezmeden, döndürmeden düz bir şekilde yukarı doğru çekin.
- Çıkardıktan sonra ısırık bölgesini sabun ve su ile yıkayın, ardından alkol veya povidon-iyot ile dezenfekte edin.
- Keneyi canlı olarak bir kavanoza veya poşete koyup sağlık kuruluşuna götürün – tanı için yardımcı olabilir.
Kesinlikle yapmayın:
- Keneyi yakmak, sigara ile dağlamak
- Vazelin, kolonya, alkol, yağ gibi maddeler dökmek
- Keneyi çıplak elle patlatmak veya ezmek
Bu yöntemler kenenin kusmasına ve virüsün daha fazla bulaşmasına neden olur.
F.ÇELİK – KKKA’nın tedavisi var mı? Hangi ilaçlar kullanılır?
UZM. DR. TAYFUN BÖRTA – KKKA’nın spesifik bir tedavisi olmamakla birlikte, destek tedavisi hayat kurtarır. Tedavi yaklaşımım:
- Destek tedavisi (en önemlisi):
- Damar yoluyla sıvı ve elektrolit desteği
- Gerektiğinde trombosit süspansiyonu (kanama riskini azaltmak için)
- Taze donmuş plazma (pıhtılaşma faktörlerini düzeltmek için)
- Eritrosit süspansiyonu (şiddetli anemide)
- Antiviral tedavi:
- Ribavirin bazı çalışmalarda etkili bulunmuştur, ancak kesin kanıtı yoktur. Ülkemizde ağır vakalarda kullanılabilir. Ağızdan veya damar yolundan verilir.
- Yoğun bakım desteği:
- Organ yetmezliği gelişen hastalar için diyaliz, solunum desteği (entübasyon), kan ürünleri replasmanı.
Kesinlikle yapılmaması gereken:
- Aspirin, ibuprofen gibi kanama riskini artıran ilaçlar kullanılmamalıdır.
- Hastalar izole edilmeli, sağlık çalışanları için kan ve vücut sıvılarıyla temastan kaçınılmalıdır.
F.ÇELİK – Kimler risk altındadır? En çok kimler KKKA oluyor?
UZM. DR. TAYFUN BÖRTA – Özellikle şu gruplar risk altındadır:
- Çiftçiler, bahçıvanlar, tarım işçileri – tarlada, bağda, bahçede çalışanlar
- Hayvancılıkla uğraşanlar (besicilik, süt sığırcılığı, koyun keçi yetiştiriciliği)
- Kasaplar, mezbaha çalışanları, veteriner hekimler – enfekte hayvan kanıyla temas edenler
- Orman, mera ve piknik alanlarında vakit geçirenler – özellikle Nisan-Ekim arası kenelerin aktif olduğu dönem
Ülkemizde en sık görülen bölgeler: Tokat, Sivas, Çorum, Yozgat, Amasya, Gümüşhane, Giresun, Erzincan, Bayburt, Kelkit Vadisi çevresi. Ancak son yıllarda diğer bölgelere de yayılım var.
F.ÇELİK – KKKA’dan korunmak için ne yapmalıyım?
UZM. DR. TAYFUN BÖRTA – Korunma, tedaviden çok daha etkilidir. İşte yapmanız gerekenler:
Kişisel korunma (en önemlisi):
- Tarlaya, bağa, bahçeye, ormana giderken açık renkli, uzun kollu ve paçalı kıyafetler giyin – kene koyu renkte görünmez.
- Pantolon paçalarını çorabın içine koyun, lastik çizme veya kapalı ayakkabı giyin.
- Başlık (şapka, bere) giyin – kene saçlı deriye de yapışabilir.
- Dönüşte tüm vücudunuzu (koltuk altı, kasık, kulak arkası, göbek, diz arkası, saçlı deri) ayna ile kontrol edin.
- Vücudunuzda kene gördüğünüzde yukarıda tarif ettiğim şekilde çıkarın.
Çevresel korunma:
- Bahçe, tarla, ahır çevresindeki otları temizleyin, çalılıkları budatın.
- Kenelerin yaşadığı (çalılık, uzun ot, nemli bölgeler) alanlarda piknik yapmayın, oturmayın.
- Hayvanlarınızı kenelere karşı düzenli ilaçlayın (veteriner kontrolünde).
Sağlık çalışanları için:
- KKKA şüpheli hastalarda kan ve vücut sıvılarına temas etmeyin, eldiven, önlük, maske, gözlük kullanın.
- İğne batmalarına karşı dikkatli olun.
F.ÇELİK – KKKA öldürür mü? Ölüm oranı nedir?
UZM. DR. TAYFUN BÖRTA – Maalesef evet, öldürebilir. Ancak doğru yönetilirse çoğu hasta iyileşir.
- Genel ölüm oranı dünya genelinde %5-30 arasında değişir.
- Ülkemizde yapılan çalışmalarda ortalama %5-10 civarındadır.
- Ölüm genellikle hastalığın ikinci haftasında, yaygın kanama, multiorgan yetmezliği (karaciğer, böbrek, solunum), DIC (yaygın damar içi pıhtılaşma) veya beyin kanaması sonucu olur.
Ölüm riskini artıran faktörler:
- İleri yaş
- Altta yatan kronik hastalık (örneğin karaciğer, böbrek, kalp yetmezliği)
- Geç başvuru
- Ağır trombositopeni (trombosit <20.000)
- Yüksek karaciğer enzimleri (AST, ALT)
- Kanama bulgularının erken başlaması
İyi haber: Erken tanı ve yoğun destek tedavisi ile mortalite %5'in altına düşürülebilir.
F.ÇELİK – Kene ısırmasından hemen sonra profilaktik ilaç kullanmalı mıyım?
UZM. DR. TAYFUN BÖRTA – Hayır. Profilaktik ilaç (ribavirin veya başka antiviral) kullanımı önerilmez.
- İlaçların yan etkileri (kemik iliği baskılanması, anemi gibi) faydadan fazla olabilir.
- Bugün için kene ısırmasından hemen sonra ilaçla korunmayı destekleyen güçlü bir kanıt yoktur.
Yapmanız gereken:
- Keneyi doğru şekilde çıkarın.
- 14 gün boyunca ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı-kusma veya herhangi bir kanama belirtisi (morluk, burun kanaması, dişeti kanaması) olursa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurun.
Profilaktik olarak antibiyotik de kullanmayın – KKKA viral bir hastalıktır, antibiyotikler işe yaramaz.
F.ÇELİK – KKKA geçiren bir hasta iyileştikten sonra başkalarına bulaştırır mı?
UZM. DR. TAYFUN BÖRTA – Hayır, iyileşen hasta bulaştırıcı değildir.
- İyileşme dönemine giren hastalarda virüs kandan temizlenmiştir.
- Ancak hastalığın aktif döneminde (ateş ve kanama belirtileri varken) hastanın kanı, idrarı, dışkısı, vücut sıvıları teorik olarak bulaştırıcıdır – bu nedenle izolasyon önemlidir.
- Hastalığı geçiren kişi ömür boyu bağışıklık kazanır – aynı virüs türüyle tekrar enfekte olmaz.
F.ÇELİK – Son olarak KKKA hakkında en kritik mesajınız nedir?
UZM. DR. TAYFUN BÖRTA – En kritik mesajım şu: KKKA’dan korkmayın, saygı duyun.
- Bilinçli korunma (uygun kıyafet, vücut kontrolü, kene çıkarma) vakaların büyük kısmını önler.
- Belirtiler ortaya çıkarsa zaman kaybetmeden hastaneye başvurun. Erken tanı destek tedavisini başlatmak için hayat kurtarır.
- Kendi kendinize ilaç kullanmayın, özellikle aspirin ve kan sulandırıcılar kanama riskini artırır.
Unutmayın: Her yüz kene ısırmasından sadece birkaçında KKKA gelişir, ancak geliştiğinde ciddi bir hastalıktır. Korunma tedaviden her zaman daha kolaydır.
F.ÇELİK – Hocam verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz.
UZM. DR. TAYFUN BÖRTA – Ben teşekkür eder, sağlıklı günler dilerim.















