Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dokunulmazlıkların kaldırılması sürecine yönelik son dönemde yapılan eleştirilerin haksız olduğunu savundu. Sürecin yalan ve yanlış bilgilerle çarpıtılmak istendiğini belirten Kılıçdaroğlu, gerçekleri kamuoyuyla paylaşmanın zorunlu hale geldiğini ifade etti.
"Kürsü Dokunulmazlığı Dışında Hiçbir Dokunulmazlığı Doğru Bulmuyorum"
Açıklamasında kendisinin de şu anda hiçbir dokunulmazlığı bulunmadığını belirten Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılan birçok davada yargılandığını ve bazı dosyalardan ceza aldığını hatırlattı.
Kılıçdaroğlu, "Kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum" dedi.
Dönemin milletvekilleri ve milletvekili aday adaylarının noter huzurunda dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, bunun CHP'nin konuya yaklaşımını gösterdiğini kaydetti.
"Bağrımıza Taş Bastık, Risk Aldık"
2016 yılında AK Parti'nin dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliğini referanduma götürmek istediğini savunan Kılıçdaroğlu, bunun ülkeyi tehlikeli bir kutuplaşmaya sürükleme amacı taşıdığını ileri sürdü.
Kılıçdaroğlu, "Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik" ifadelerini kullandı.
O dönem CHP'nin sayısal çoğunluğunun ancak buna imkân verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin sürecin her adımına tanıklık ettiğini söyledi.

"Siyasi Bir Günah Değil, Propaganda Silahını Elden Alma Hamlesiydi"
Kılıçdaroğlu, CHP'nin o dönem anayasa değişikliğine destek vermesinin, iktidarın kurduğu siyasi tuzağı bozma amacı taşıdığını belirtti.
Kılıçdaroğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem 'Evet' dedik. Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi."
"Suçlanması Gereken Muhalefet Değil, Hukuku Katleden Saray Rejimidir"
Kılıçdaroğlu, o günkü anayasal ve yasal sürece göre dokunulmazlığı kaldırılan siyasetçilerin tutuksuz yargılanması gerektiğini belirtti.
Yargılama sonucunda ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, iktidarın ise yargıyı "sopa gibi" kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini ihlal ettiğini savundu.
Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin gözaltına alınıp tutuklanmasını eleştirerek, "Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir" dedi.
Demirtaş Vurgusu
Kılıçdaroğlu, sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o dönemin siyasi iklimini en iyi bilen isimlerden birinin Selahattin Demirtaş olduğunu ifade etti.
Demirtaş ve tüm siyasi tutukluların haksız ve hukuksuz şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri ses çıkardıklarını belirten Kılıçdaroğlu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş'ın özgürlüğü için mücadele ettiklerini söyledi.
Kılıçdaroğlu, bu konuda yürütülen hukuk mücadelesinin görmezden gelinmesini eleştirerek, bazı kişi ve çevrelerin tutumunu "tutarsızlık" olarak nitelendirdi.
"Erdoğan'ın Muhalefeti Bölme Oyununa Hizmet Ediliyor"
Dokunulmazlık meselesinin bugün yalan ve yanlış bilgilerle yeniden gündeme getirildiğini savunan Kılıçdaroğlu, bunun iktidarın muhalefeti bölme siyasetine hizmet ettiğini ileri sürdü.
Kılıçdaroğlu, "Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan'ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir" ifadelerini kullandı.
"Adalet Yürüyüşü'nden Bir Milim Sapmadık"
Kılıçdaroğlu, CHP'nin ve kendisinin adalet mücadelesinden vazgeçmediğini belirterek, "Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü'müzden bir milim sapmamız vardır" dedi.
İlkeli duruşlarından taviz vermeden mücadele edeceklerini belirten Kılıçdaroğlu hem iktidarla hem de demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışan çevrelerle mücadele etmeye kararlı olduklarını ifade etti.
"Herkes İçin Adalet Demeye Devam Edeceğiz"
Açıklamasının sonunda tutuklu bulunan isimlere de değinen Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş, Selçuk Kozağaçlı, Can Atalay, Gezi tutukluları ve haksız yere tutuklu bulunduğunu belirttiği belediye başkanlarının haklarını aramaya devam edeceğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, "Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun açıklaması, 2016 yılında milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yeniden başlayan siyasi tartışmaların ardından geldi.
Kaynak : PERRE













