İMALAT SANAYİSİNE DEV FİNANSMAN DESTEĞİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “İşletmelerimizin kullandıkları kredilerde finansman maliyetinin 12 puanını Bakanlık olarak biz karşılayacağız. Böylelikle sabit maliyetli kredilerde yıllık finansman maliyeti %25’e kadar düşmüş olacak. Finansman programı kapsamında KOBİ’lerimize kefalet desteği de sağlayacağız. 250 milyar liralık finansman paketine işletmelerimiz 1 Eylül’den itibaren başvurabilecek.” dedi.

EKONOMİ - 28-08-2026 21:00

 İMALAT SANAYİSİNE DEV FİNANSMAN DESTEĞİ

Bakan Kacır, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen İmalat Sanayi Finansman Desteği Tanıtım Programı’nda katıldı.

Kacır, burada yaptığı konuşmada, kamu kurumları ile bankalar arasında yapılan iş birliği ile imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yatırım, üretim ve finansman ihtiyaçlarını karşılayacak destekleri artırdıklarını açıkladı.

Kacır konuşmasında, şunları kaydetti:

SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: Tarih bize açıkça gösteriyor ki kalıcı refahın, sürdürülebilir kalkınmanın ve tam bağımsızlığın yolu üretimden geçiyor. Kaynaklarını üretime, bilgisini teknolojiye, insan kıymetini katma değere dönüştürebilen ülkeler, geçmişte olduğu gibi bugün de küresel sahnede ağırlığını artırıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sürdürdüğümüz kalkınma yolculuğumuzun ana eksenini daha nitelikli üretim, ileri teknoloji ve yüksek katma değer üzerine inşa ettik. Planlı sanayileşmeyi yaygınlaştırarak, üretimi yüksek teknolojiyle donatarak, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlara erişimini artırarak ve nitelikli insan kaynağımıza yatırım yaparak, Türkiye’nin sanayileşme yürüyüşüne yeni bir ufuk kazandırdık. Hayata geçirdiğimiz politikaların ve sanayicimizin ortaya koyduğu emeğin neticesinde sanayi üretim endeksimiz 23 yılda 3,5 katına çıktı. Güneş panelinden ticari araçlara, beyaz eşyadan demir çeliğe pek çok alanda, Avrupa’nın en büyük üreticisiyiz.

İHRACATTA TÜRKİYE LİDERLİĞİ: Türkiye bugün Çin’den sonra, Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta, en fazla çeşit ürünü rekabetçi şekilde en fazla pazara ihraç edebilen ülke. Üretim odaklı ekonomi modeli, milli gelirimiz 238 milyar dolardan 1 trilyon 600  milyar dolara yükseldi. Kişi başına milli gelirimiz 18 bin doları aştı. Geride bıraktığımız her eşik; ne kadar ilerlediğimizi gösterdiği gibi yolculuğumuzun aydınlık yarınlarına da bir işaret niteliğinde.  İşte şimdi; altyapımızdan ve attığımız sağlam temellerden aldığımız güçle, yeni ufuklara yürüyoruz. Türkiye’yi daha güçlü ve müreffeh kılacak tüm hamleleri sanayicimizin cesaretiyle, girişimcimizin vizyonuyla, mühendislerimizin ve emekçilerimizin maharetiyle, alın ve akıl teriyle beraberce gerçekleştireceğiz. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşıma hedefine; daha çok ve nitelikli üreten, teknoloji geliştirebilen ve ihraç edebilen bir Türk sanayii ile adım adım ulaşacağız.

YENİ YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, hedeflerimize giden yolda tüm imkanlarımızla sanayicimizin, üreticimizin yanında olmaya, onlara omuz vermeye devam ediyoruz.  Geçtiğimiz yıl Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın onayıyla yürürlüğe giren yeni yatırım teşvik sistemimizle, Milli Teknoloji Hamlesini ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara en güçlü şekilde destek sağlıyoruz. Türkiye’yi yüksek teknolojide bir üst lige taşıyacak yatırımları ülkemize kazandırmak üzere, tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programı HIT–30 ‘u başlattık.  Program kapsamında bugüne kadar mobilite, güneş enerjisi, sağlık teknolojisi gibi alanlarda yatırımların önünü açtık.  Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programıyla, kritik ve stratejik alanlarda gerçekleşecek yatırımlara ayrıcalıklı finansman sunuyoruz.  Bütçesini 750 milyar liraya çıkardığımız program kapsamında; bugüne dek 528 milyar lira yatırım tutarına sahip 83 projeyi destekledik.

‘MADE İN TÜRKİYE’ İMZASI: Şunu özellikle ifade etmek isterim: daha büyük, daha güçlü ve tam bağımsız bir Türkiye istikametindeki yolculuğumuza, imalat sanayimizin tüm sektörlerinin katkısı baş tacıdır, kıymetlidir, çok değerlidir. Bakınız, Türkiye’nin sanayileşme yolculuğunda tekstilin, hazır giyimin, derinin, mobilyanın her dâim ayrı, müstesna bir yeri olmuştur.  Bu sektörler, nice girişimcimizin üretimle tanıştığı, sanayicimizin dünyaya açıldığı, ihracatçımızın dış pazarlarda tecrübe kazandığı adeta bir okul görevi görmüş ve halen de görmeye devam etmekte.  Bugün 278 milyar dolara ulaşan ihracatımızın arka planında, Anadolu’nun dört bir yanında üretimi ayakta tutan, fabrikasının bacasını tüttüren ve ‘Made in Türkiye’ imzasını dünyanın dört bir yanındaki pazarlara taşıyan bu sektörlerimizin emeği, birikimi ve alın teri var. Bu köklü birikimi göz ardı etme lüksüne asla sahip değiliz. Bu anlayışla hiçbir sektörümüzü, işletmemizi geride bırakmadan; üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan her bir sanayicimizin gayretini bereketlendirecek uygulamaları hayata geçiriyoruz.

KREDİ FİNANSMANI VE İSTİHDAMI KORUMA PROGRAMI: Geçtiğimiz yıl emek yoğun sektörlerde devreye aldığımız İmalat Sanayiinde İstihdamı Koruma Programı, bu sektörlere gösterdiğimiz kıymetin, üretimi ve istihdamı birlikte gözeten anlayışımızın en somut nişanelerinden biridir. Program kapsamında, geçtiğimiz yıl istihdamını koruyan emek yoğun KOBİ’lere, çalışan başına aylık 2 bin 500 lira destek sağlamıştık. Üreticilerimizin yoğun teveccüh gösterdiği programın sahada oluşturduğu etkiyi ve bizlere ulaşan talepleri de titizlikle değerlendirdik. Aldığımız geri dönüşler neticesinde, uygulamamızı sene başında revize ettik. Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat müjdesini verdiği İmalat Sanayi için Kredi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programıyla; tekstil, giyim, deri ve mobilya sektörlerindeki işletmelerimize sunduğumuz çalışan başına destek tutarını 2026 Ocak ayı itibarıyla aylık 3 bin 500 liraya çıkardık ve programa büyük ölçekli firmaları dahil ettik. Programın finansman ayağıyla da KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli işletmelerimize 50 milyon liraya kadar uygun koşullu kredi imkânı sunduk. Uygulamayla bugüne kadar 686 bin istihdamın korunmasına katkı sunduk ve işletmelerimizin 15,5 milyar liralık finansmana erişimini sağladık.

YÜKSEK SEVİYEDE ARTIŞ: 2025 yılı aralık itibariyle bu dört emek yoğun sektörümüzdeki kayıtlı istihdam, mevsim, takvim etkilerinden arındırılmış kayıtlı istihdam, 1 milyon 196 bin düzeyindeydi. 2026 yılı haziran ayı itibariyle bu dört sektörümüzdeki kayıtlı istihdamda hiçbir gerileme olmadı, bilakis 1 milyon 209 binlik bir istihdam, yani yıl sonundaki düzeyden biraz daha yüksek bir seviyede artışla gerçekleşmiş oldu. Bu, hayata geçirdiğimiz programın, bu programda bizimle birlikte hareket eden müteşebbislerimizin ve emekçilerimizin gayretiyle başarıya ulaşmakta olduğunun somut göstergesidir.  

KREDİ DESTEĞİNİ 150 MİLYON LİRAYA YÜKSELTİYORUZ: Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın geçtiğimiz ay müjdesini paylaştığı finansman paketiyle; sanayicimizin üretimini sürdürmesi, istihdamını koruması ve rekabet kabiliyetini geliştirmesi için daha geniş bir imkân alanı oluşturuyoruz. Güncellenen destek mimarimizle tüm imalat sanayi sektörlerimizdeki firmalara hem sabit hem de değişken maliyetli kredi kullanma fırsatı sunuyoruz.  Büyük işletmeler için kredi tutarı limitini 50 milyon liradan 150 milyon liraya yükseltiyoruz. Firmalarımız için belirlenecek kredi limitleri işgücü maliyetleriyle orantılı olacak. Özellikle borçluluk oranı düşük, yani borç bölü FAVÖK oranları düşük ve yine AR-Ge Merkezine, tasarım merkezine sahip veya TEKNOPARK’larda faaliyet göstermekte olan işletmelerimizde, kredi limitlerini aylık iş gücü maliyetlerinin 2 misline kadar uygulayacağız.

36 AYA KADAR VADELİ FİNANSMAN İMKÂNI: Yine bunun da ötesinde taşınma teşvikimizden yararlanan yani en gelişmiş birinci bölge şehirlerimizden, daha az gelişmiş dördüncü, beşinci, altıncı bölge şehirlerimize taşınarak, yeni faaliyet gösterecekleri şehirlerde istihdam oluşturacak firmalarımızdaysa sağlayacakları istihdamın 6 aylık maliyeti kadar kredi imkânı sağlayacağız. KOBİ’lerimiz ve büyük ölçekli firmalarımız, 6 aya kadar ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli finansman imkânından; sabit maliyetli kredilerde yüzde 37 sabit, değişken maliyetli kredilerde ise TLREF+1 oranıyla yararlanabilecek.

250 MİLYAR LİRALIK FİNANSMAN PAKETİ: 2026 yılı Ocak-Haziran ortalama istihdam düzeylerini yani yılın ilk yarısındaki ortalama istihdam düzeylerini Temmuz-Aralık döneminde yani yılın ikinci yarısında korumaları karşılığında, işletmelerimizin kullandıkları kredilerde finansman maliyetinin 12 puanını Bakanlık olarak biz karşılayacağız. Böylelikle sabit maliyetli kredilerde yıllık finansman maliyeti %25’e kadar düşmüş olacak. Finansman programı kapsamında KOBİ’lerimize kefalet desteği de sağlayacağız. 250 milyar liralık finansman paketine işletmelerimiz 1 Eylül’den itibaren başvurabilecek. Protokol imzaladığımız bankaların yapacağı kredi değerlendirme süreçlerinin ardından, tahsis edilen finansmana hızlıca erişecek. Küresel dengelerin yeniden kurulduğu, jeopolitik gerilimlerin ekonomik ve teknolojik üstünlük yarışını hızlandırdığı bir dönemdeyiz.  Korumacılık duvarlarının yükseldiği, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomiyi sınadığı böylesi bir dönemde Türkiye; istikrarıyla öne çıkıyor, üretimin ve yatırımın adresi konumunu gün geçtikçe pekiştiriyor.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE: Cumhur İttifakı olarak başlattığımız ve Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle devlet politikası hâline getirdiğimiz Terörsüz Türkiye süreci de ülkemizin huzurunu, güvenini ve yatırım iklimini tahkim eden tarihî bir adımdır. Yıllar yılı ülkemizin enerjisini harcayan, kaynaklarını heba eden insanımızın canına kastedilen karanlık dönem artık inşallah tümüyle son buluyor, geride kalıyor. Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte, ülkemizin doğusundan batısına huzur iklimi hâkim oldukça topraklarımızın her karışına bereket gelecek. Terörsüz Türkiye ile birlikte ülke sathında sosyal refah ile birlikte ekonomik refahı da artıracak programları, hamleleri ince eleyip sıkı dokuyarak titizlikle planlıyoruz.

SANAYİ ALANLARI MASTER PLANI: Hedefimiz 2030 yılına geldiğimizde planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara yükseltmek. İmalat sanayi ihracatımızı 400 milyar dolara ulaştırmak. Ülkemiz sanayisini daha yüksek katma değer üreten bir yapıya kavuştururken, sanayi tesislerimizin yoğunluğunu Anadolu’nun dört bir yanına daha dengeli şekilde yayarak bölgesel sıkışmayı ortadan kaldırmak. Bu hedefler doğrultusunda; sanayimizin gelecek 30 yılının yol haritası niteliğinde Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık. Master Planın ilk faz çalışmaları kapsamında, Samsun-Mersin orta Anadolu hattında bulunan 13 ilimizde 59 bin 500 hektar büyüklüğünde 17 yeni yatırım alanı belirledik.

MEGA ENDÜSTRİYEL BÖLGELER: Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız bu yatırım alanlarını; altyapısı tamamlanmış, sosyal donatılarla zenginleştirilmiş, akıllı ve yeşil üretim üsleri haline getirerek yatırımcılarımızın hizmetine sunacağız. Ayrıca Mersin-Şırnak, Trabzon-Şırnak ve Sivas-Iğdır Sanayi Gelişim Koridorlarıyla Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru’nun oluşturacağı yeni ticaret ve lojistik imkânlarını en üst düzeyde değerlendireceğiz. Kurguladığımız bütüncül adımlar, müteşebbislerimize yeni yatırımlar için uygun bir zemin sunuyor. Türkiye’ye yatırım yapanın önü açıktır; üretenin, istihdam sağlayanın, ihracat yapanın yanında devletimizin, milletimizin tüm imkânları vardır.

DİĞER HABERLER
Türkiye’den Suriye’ye ekonomi çıkarması: 40 şirket, 200’e yakın katılımcı ve 33 Türk firması

Türkiye’den Suriye’ye ekonomi çıkarması: 40 şirket, 200’e yakın katılımcı ve 33 Türk firması

28-08-2026 - EKONOMİ

Dış Ticarette Zirvenin Adresleri Değişmedi: İhracatta Almanya, İthalatta Çin

Dış Ticarette Zirvenin Adresleri Değişmedi: İhracatta Almanya, İthalatta Çin

28-08-2026 - EKONOMİ