Saçları gökkuşağı gibiydi maviden kırmızıya pembeden siyaha her renk vardı
Saçları gibi kıyafetleri de öyleydi
Yüzü hep güleçti
Dünyanın zoruna derdine kederine ve aklın yüküne rağmen adeta isyan eder gibi hep gülerdi
Deli hane derlerdi harharın erkek egemen çarşısında adete bir çiçek gibiydi
Elinde nerden kopardığı bilinmeyen kırmızı gülü dudağında kaçak tütünden sigarası ile kahvenin önünde kahvecinin ikramı çayını yudumlarken bir tarafta söz ile iğlenyeci sen diğer tarafta herkesin güldüğü o kadındı gene sen,
Ama ne milletin gülmeleri nede söylenen sözler nede yaşadığı hayat onu asla yaşama küstürmemişti
Ah hane ah sen ki aklın yükünden kurtulmuş mahallenin yıllar sonra da hatırladığı o güzel kadındın
Bide Sıratutlu zılha vardı dersin çizgileri ile yüzündeki acısı elindeki sigarası ile çakmağı kimseye umursamayan herkesin acıklı baktığı ama onun herkesi makamdan mevkiden bağımsız tartığı acınası haline bakmadan
Bu şehride aklı melaiklerinin yükünden kurtulmuş ama sokaklarından asla zarar görmeyen nice kadınlar (erkekler) geçti
Bide depremden 120 gün sonra tesadüfen bulunan kadın şehidimiz vardı Nicesi gibi göçüp giden
biz varmıyız bilemeden
Cenneten bize el saldığınızı görür gibiyiz
Başta sizin sonra tüm kadınlarımızın 8 Mart dünya emekçi kadınlar günü kutlarken, 8 martın kazanımları için şehit olan ve emek veren emekçi kadınları rahmetle anıyorum.
Hanifi çavuş
08 Mart 2025