Anadolu'nun Fethi'nin 955'inci yıl dönümü ve 1071 Anma Programı, Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı'nda gerçekleştirildi.
Sinan Akçıl konseriyle başlayan programda Jandarma Genel Komutanlığı Mehter Takımı kahramanlık marşlarını seslendirdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi, Fetih duası edildi.
Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Topbaş'ın açılış konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılımcılara hitap etti.
'ZAFERİMİZİN 955'İNCİ YIL DÖNÜMÜ MÜBAREK OLSUN'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümünü kutlayarak başladı:
"Dün Anadolu'nun giriş kapısı Ahlat'taki etkinlik alanını ziyaret ederek gençlerimizle kucaklaştık. Ardından takiben Bakanlar Kurulu toplantımızı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyemizde üçüncü kez gerçekleştirdik. Şimdi de Bizans'ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp, Anadolu'nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt'te sizlerle beraberiz.
Konuşmamın başında zaferimizin 955'inci yıl dönümü mübarek olsun. Malazgirt'i hem dehası hem de bileğinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan'ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemali edeple yad ediyorum."
'KİMSEYE BOYUN VERMEYİZ'
Program alanındaki katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, Büyük Taarruz'un 104'üncü yıl dönümünü de hatırlatarak şöyle konuştu:
"Bu meydanı tıka basa dolduran, dünyaya çok güçlü birlik ve beraberlik mesajı veren siz kardeşlerime tek tek şükranlarımı sunuyorum. Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. Gelecekteki zaferlerimizin, istikbalde yazacağımız müstakbel zaferlerin müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum.
Tarihinize, ruh köklerimize, ecdadın mukaddes emanetine sahip çıktığınız için, Alparslan'ın ve gaza erlerinin o mübarek ruhlarını bugün bir kez daha yad ettiğiniz için, şu muhteşem kardeşlik tablosu için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Rabb'im sizleri korusun. Rabb'im bu aziz millete, bu büyük devlete en güzel, en hayırlı hizmetleri yapmayı siz gençlerimize nasip eylesin.
Bugün aynı zamanda Anadolu'nun harim-i ismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz'un 104'üncü seneidevriyesini idrak ediyoruz. Bu vesileyle Milli Mücadele'de bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.
Şunu biraz da ifade etmek isterim; biz Malazgirt'te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz. Devletimizin bekası, milletimizin varlığı, bayrağımızın göklerde gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir milletiz.
Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz. Ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. İnşallah bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde, bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz."
'NE ZAMAN BİRBİRİMİZE KENETLENDİYSEK ZAFERDEN ZAFERE KOŞTUK'
Türk milletinin tarih boyunca birlik içinde olduğu dönemlerde büyük başarılar elde ettiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:
"Tarihte bazı hakikatler vardır ki bunların tahrif edilmesi, yok sayılması, inkar edilmesi mümkün değildir. Bu gerçeklerden biri de şudur; biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak, sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk.
955 yıl önce Malazgirt Destanı'nı unutmayın. Bu destanı böyle yazdık. Çanakkale'de, Milli Mücadele'de, 15 Temmuz'da zorlukları böyle aştık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefrikaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık, işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık."
'BİZ GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ'
Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın stratejik önemine dikkat çeken Erdoğan, güçlü ve birlik içinde olmanın zorunluluk olduğunu ifade etti:
"Şurayı özellikle vurgulamak istiyorum; biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam bin yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yok.
Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için değil, yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz güçlü olmak zorundayız. Savunmadan diplomasiye, eğitimden ulaştırmaya, ekonomiden sağlığa tüm çabamız müessir ve müreffeh bir Türkiye inşa etmek içindir. Bu uğurda elimizle birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız."
'TÜRKİYE YÜZYILI İÇİN ATIMIZIN KUYRUĞUNU BAĞLADIK'
Erdoğan, Türkiye Yüzyılı ile Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine değinerek şöyle devam etti:
"Millet olarak bizim çok eski bir geleneğimiz var. Biz sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bu, ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız.
İşte biz de Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık."
'BÖLGEMİZDE TARİH YENİDEN YAZILIYOR'
Türkiye'nin bölgede izlediği politikalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın; bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Bunun önünü artık hiç kimse kesemez.
Tahriklerle, tuzaklarla Türkiye'nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler, hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız ne de birilerinin tahrikiyle farklı yollara gireriz.
Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek; azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Mevla yolumuzu açık etsin diyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Topbaş, Erdoğan ile törene katılan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye günün anısına hediye takdim etti.
Program, Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli, siyasi parti genel başkanları ve bakanların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle devam etti.
Kaynak : PERRE