Her gün yüzlerce ziyaretçiyi ağırlayan külliyede duvarlarda oluşan nem izleri, sıva kabarmaları ve rutubet kaynaklı yıpranmaların giderek arttığı görülürken, buna müdahale edilmemesi vatandaşların tepkisini çekiyor.
Türkiye’de kabri kesin olarak bilinen iki sahabeden biri kabul edilen Safvan Bin Muattal adına inşa edilen külliye, son yıllarda yapılan yatırımlarla bölgenin en önemli inanç turizmi destinasyonlarından biri haline geldi. Külliye ve çevresinde peyzaj, çevre düzenlemesi ve bakım çalışmaları yürütülse de, yapı içerisindeki nem, rutubet ve yağışlar sırasında damlama sorununun yeterince giderilemediği ifade ediliyor.
Ziyaretçiler ve bölge sakinleri, özellikle kapalı alanlarda hissedilen rutubet kokusunun ortamı olumsuz etkilediğini belirtirken, bu durumun uzun vadede zarar görmesine neden olabileceğini belirtiyor. Çünkü, uzmanlara göre kontrol altına alınmayan nem, zamanla duvar kaplamalarında bozulmalara, küf oluşumuna ve yapı malzemelerinde dayanım kaybına yol açabiliyor.
Özellikle Samsat Belediyesi tarafından külliye ve türbe çevresinde temizlik, bakım ve çevre düzenleme çalışmalarının yapıldığı görülmektedir. Ancak vatandaşlar, mevcut sorunun yalnızca temizlik çalışmalarıyla çözülemeyeceğini, profesyonel bir teknik inceleme yapılarak nemin kaynağının tespit edilmesi gerektiğini dile getiriyor.
İnanç turizmi açısından Adıyaman’ın önemli değerlerinden biri olarak gösterilen külliyenin korunmasının kamu kurumları açısından öncelikli olması gerektiğini belirten vatandaşlar, “Bu eser sadece Samsat’ın değil, bütün Türkiye’nin ortak değeridir. Rutubet ve nem nedeniyle zarar görmesine seyirci kalınmamalıdır” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.
Bölgenin manevi ve kültürel mirası arasında yer alan külliyede kapsamlı bir teknik inceleme yapılarak yalıtım, drenaj ve havalandırma sistemlerinin gözden geçirilmesi gerektiği ifade edilirken, sorunun büyümeden çözüme kavuşturulması isteniyor.
Reel olarak yüz milyonlarca lira değerindeki bu yapının bakımsızlık nedeniyle heba edilmesi vicdanları rahatsız etmektedir. Artık, bu külliyenin gerçek sahibinin hangi kurum veya kuruluş olduğunun belirlenmesi, işlerin tek elden yürütmesi ve acilen kaynak aktarılarak sorun giderilmesi gerekiyor.