– Sayın hocam, Diyabetin belirtileri nelerdir? Ne zaman şüphelenmeliyim?
Klasik üçlüyü söyleyeyim: çok su içme (polidipsi), çok idrara çıkma (poliüri), çok yemek yeme (polifaji). Bunlara ek olarak beklenmedik kilo kaybı, gece sık idrara kalkma, bulanık görme, yaraların geç iyileşmesi, sık enfeksiyon geçirme (özellikle idrar yolu ve mantar enfeksiyonları) da önemli ipuçlarıdır. Ailede diyabet öyküsü olan, fazla kilolu, hareketsiz yaşayan, hipertansiyonu veya kolesterol yüksekliği olan kişilerde bu belirtiler ortaya çıktığında mutlaka kan şekeri ölçümü yapılmalıdır.
– Soru 2 – Açlık ve tokluk kan şekeri kaç olmalı? Hangi değerler tehlikeli?
Açlık kan şekeri normalde 70-99 mg/dL arasıdır. 100-125 mg/dL arası gizli şeker (prediyabet) olarak adlandırılır. 126 mg/dL ve üzeri ise diyabet tanısı koydurur. Tokluk kan şekeri (yemekten 2 saat sonra) normalde 140 mg/dL'nin altındadır. 140-199 mg/dL arası prediyabet, 200 mg/dL ve üzeri diyabet lehinedir.Tehlikeli sınırlar: Açlık kan şekerinin 250 mg/dL'nin üzerinde olması, özellikle bulantı, kusma, halsizlik gibi belirtiler eşlik ediyorsa diyabetik ketoasidoz riski doğurur. 300 mg/dL'nin üzerindeki değerler acil müdahale gerektirir. Alt sınır olarak 70 mg/dL'nin altı hipoglisemidir; 50 mg/dL'nin altına inerse bilinç bulanıklığı, nöbet ve koma riski vardır.
– Soru 3 – Tip 1 ve Tip 2 diyabet arasındaki fark nedir?
Çok temel bir soru:
Tip 1 diyabet: Genellikle çocukluk veya genç erişkin dönemde başlar. Pankreasın insülin üreten beta hücreleri otoimmün bir süreçle tahrip olur. İnsülin yoktur veya çok azdır, bu nedenle tedavi mutlaka insülin enjeksiyonlarıyla yapılır. Hastalar genellikle zayıftır ve ketoasidoza yatkındır. Tip 2 diyabet: Erişkin yaşta, genellikle 40 yaş üzerinde ve obezite zemininde ortaya çıkar. Pankreas insülin üretir ancak vücut bu insülini yeterince kullanamaz (insülin direnci). Tedavide önce yaşam tarzı değişikliği, ardından ağızdan alınan antidiyabetik ilaçlar, gerektiğinde insülin kullanılır.Kısacası Tip 1’de insülin yokluğu, Tip 2’de insülin direnci vardır.
– Soru 4 – Diyabet ilaçlarının yan etkileri nelerdir? En çok hangi ilacı kullanıyorsunuz?
En sık kullandığım ilaç metformindir. Genellikle güvenlidir ancak yan etkileri arasında bulantı, ishal, karın ağrısı, iştahsızlık sayılabilir. Bu etkiler zamanla azalır, yemekle birlikte alınarak hafifletilebilir. Nadir fakat ciddi bir yan etki laktik asidozdur – böbrek veya karaciğer yetmezliğinde kontrendikedir.
Diğer ilaçlardan:
Sülfonilüreler (glimepirid, gliklazid) – hipoglisemi ve kilo aldırabilir. SGLT2 inhibitörleri (dapagliflozin, empagliflozin) – idrar yolu enfeksiyonu ve nadiren diyabetik ketoasidoz riski. GLP-1 agonistleri (liraglutid, semaglutid) – bulantı, kusma; faydası kilo verdirmesi. İnsülin – en etkili ama hipoglisemi riski en yüksek olanıdır.Hangi ilacı kullanacağıma hastanın böbrek fonksiyonları, kilosu, kalp-damar hastalığı varlığı ve kan şekeri profiline göre karar veririm.
– Soru 5 – Diyabetlinin beslenmesi nasıl olmalı? Ne yenmez?
İzleyicilerin en çok merak ettiği konu. Temel prensibim: şeker ve basit karbonhidratları sınırlayın, kompleks karbonhidratları ve lifli gıdaları tercih edin.
Kaçınılacaklar:
Rafine şeker içeren tüm gıdalar (çikolata, pasta, kurabiye, şekerlemeler) Beyaz ekmek, beyaz pirinç, patates, mısır – çok kısıtlı miktarlarda tüketilmeli Şekerli içecekler, meyve suları, gazlı içecekler – hızla kan şekerini yükseltir Kızartmalar, doymuş yağlar, işlenmiş etler (sucuk, sosis, salam)Tavsiye edilenler:
Tam tahıllı ekmek, bulgur, esmer pirinç, yulaf Yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, kabak, patlıcan, biber Kurubaklagiller (nohut, mercimek, fasulye) Yağsız protein kaynakları (tavuk göğsü, balık, yumurta, az yağlı peynir) Ara öğünlerde bir avuç çiğ kuruyemiş (ceviz, badem) veya bir porsiyon meyve (elma, armut, çilek gibi düşük glisemik indeksli olanlar)Bir diyetisyen eşliğinde bireyselleştirilmiş bir plan en iyisidir.
– Soru 6 – Hipoglisemi belirtileri nelerdir? Ne yapmalıyım?
Hipoglisemi, kan şekerinin 70 mg/dL’nin altına düşmesidir ve acil müdahale gerektirir.
Belirtiler:
Erken dönem: terleme, çarpıntı, titreme, açlık hissi, huzursuzluk, ellerde uyuşma İlerlemiş dönem: baş dönmesi, bulanık görme, konsantrasyon bozukluğu, konuşma güçlüğü Ağır hipoglisemi: bilinç bulanıklığı, nöbet, komaYapılması gereken:
Hasta şuuru açıksa hemen 15 gram basit şeker almasını söyleyin: 3-4 küp şeker, yarım su bardağı meyve suyu, 1 kutu kolaylaşan meyve suyu veya 2-3 adet kesme şeker. 15 dakika sonra kan şekerini ölçün. Hala 70 mg/dL’nin altındaysa aynı işlemi tekrarlayın. Kan şekeri normale geldikten sonra uzun etkili bir karbonhidrat alın (bir dilim ekmek, 1 kutu süt, bir avuç bisküvi gibi).Hasta bilinçsizse ağızdan hiçbir şey vermeyin, acil servise başvurun – damar yoluyla %33’lük dekstroz verilmesi gerekir.
– Soru 7 – Diyabetten korunmak mümkün mü?
Özellikle Tip 2 diyabetten korunmak mümkün. En güçlü kanıtlanmış yöntemler:
Vücut ağırlığınızın %5-7’sini vermek (örneğin 80 kg iseniz 4-5 kg vermek bile riski yarı yarıya azaltır). Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet). Doymuş yağlardan ve şekerden fakir, liften zengin bir diyet. Sigarayı bırakmak. 45 yaşından sonra veya risk faktörleriniz varsa daha erken yaşta düzenli kan şekeri takibi yaptırmak.Tip 1 diyabet için bugün bilinen bir korunma yöntemi yoktur, çünkü otoimmündir.
– Soru 8 – Son olarak diyabetli hastalara en önemli tavsiyeniz nedir?
Ben: Tek bir cümleyle söyleyeyim: Diyabetinizle yaşamayı öğrenin, ondan kaçmayın. Kan şekerinizi düzenli ölçün, ilaçlarınızı aksatmayın, beslenme ve egzersizinizde disiplinli olun. Ayrıca yılda bir kez göz dibi muayenesi, böbrek fonksiyon testleri, kalp muayenesi ve ayaklarınızın kontrolü yapılmalıdır. Diyabet kontrol altında olduğunda, yıllarca hiçbir komplikasyona yol açmadan sağlıklı bir hayat sürebilirsiniz.
– Hocam verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz.
Ben teşekkür eder, sağlıklı günler dilerim.